İçinde sız olan 9 harfli 171 kelime var. İçerisinde SIZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında sız olan kelimeler listesine ya da sonu sız ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Sız Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

I S Z

2 Harfli Kelimeler

IS

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

İTİRAZSIZ

  1. [zarf] İtiraz etmeden, karşı çıkmadan
    • "Beraber dolaşıp oynamamıza uzaktan mütebessim bir yüz takınarak itirazsız seyirci kalıyor." (Refik Halit Karay)
  2. [sıfat] İtiraz edilmemiş olan
ÇAKMAKSIZ

  1. [sıfat] Çakmağı olmayan
  2. [isim] Eski, kullanılmaz tabanca veya tüfek
  3. [isim, eskimiş] Bakınız kibrit
FASILASIZ

  1. [sıfat] Bakınız kesintisiz
  2. [zarf] Durmadan, ara vermeden
    • "Biraz durursa yere yıkılacağını sanarak fasılasız yürüyordu." (Peyami Safa)
PERDAHSIZ

  1. [sıfat] Parlatılmamış, perdahı olmayan
KAZASIZCA

  1. [zarf] Kazasız bir biçimde
BUZAĞISIZ

  1. [sıfat] Buzağısı olmayan
DİZAYNSIZ

  1. [sıfat] Bakınız tasarımsız
AMAÇSIZCA

  1. [zarf] Amaçsız bir biçimde; amaçsızcasına
    • "Bir gün Sahaflar Çarşısı'nda amaçsızca dolaşırken rastlantıyla eline bir kitap geçmiş." (İnci Aral)
CEZASIZCA

  1. [zarf] Cezasız bir biçimde
KATRANSIZ

  1. [sıfat] Katranı olmayan
KURSAKSIZ

  1. [sıfat] Kursağı olmayan
  2. [mecaz] Abur cubur şeyleri yiyebilen (kimse)
BAHTSIZCA

  1. [sıfat] Bahtsız bir biçimde olan
    • "Burada bahtsızca bir iş oldu." (Cahit Okurer)
  2. [zarf] Bahtsız bir biçimde; bahtsızcasına
    • "Asker, göçmen birbirine karışmış, İstanbul Kapısı’ndan Ilıca’ya doğru gene bahtsızca akıp gidiyordu." (Vehbi Kocagüney)
TARTIMSIZ

  1. [sıfat] Bakınız ritimsiz
TUTKALSIZ

  1. [sıfat] Tutkal sürülmemiş
  2. İçinde tutkal bulunmayan
SALATASIZ

  1. [sıfat] Salata bulunmayan
  2. [zarf] Salata olmadan
    • "Bu hızla domates doğramaya devam ederse evin sahibi eve geldiğinde sofra salatasız kurulmuş olacaktı." (Hakan Yel)
FİSTANSIZ

  1. [sıfat] Fistan giymemiş
    • "Şu yukarıki ağaçlığın içine bir daldırdım mı fenerimi, ne fistanlıların fistansız hâllerini görürdün." (Sait Faik Abasıyanık)
SIZDIRMAK

  1. [-i] Azar azar akıtmak; sızırmak
    • "Bu küp suyu sızdırıyor."
  2. Sızmasına yol açmak, sarhoş edip uyutmak
    • "Son kadeh adamı sızdırdı."
  3. Haber, sır vb.ni duyurmak, yaymak
    • "Bu plan üzerinde anlaştılar, sırlarını kimseye sızdırmadılar ve fırsat kollamaya başladılar." (Necip Fazıl Kısakürek)
  4. Bal, yağ vb.ni eritip süzerek temiz bir duruma getirmek; sızırmak
  5. [mecaz] Gizlice sokmak
    • "Böyleyken efendilerini bırakmadılar ve onu iç kapıdan içeri sızdırdılar." (Necip Fazıl Kısakürek)
APANSIZIN

  1. [zarf] Bakınız ansızın
    • "Apansızın havada bir şey vızıldadı." (Halikarnas Balıkçısı)
MACERASIZ

  1. [sıfat] Heyecan vermeyen, basit, sıradan; serüvensiz
MANTIKSIZ

  1. [sıfat] Mantığa, akla aykırı olan
    • "Şuuru yerinde bir adam için bu sevinç mantıksız ve çirkindir." (Refik Halit Karay)
  2. Mantığa uygun davranmayan
    • "Mantıksız adam."
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü