İçinde sı olan 6 harfli 142 kelime var. İçerisinde SI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında sı olan kelimeler listesine ya da sonu sı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Sı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
I S
2 Harfli Kelimeler
IS
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MUASIR
-
Kelime Kökeni: Arapça muʿāṣir
-
[sıfat]
Bakınız çağdaş
- "Hatta çok kere muasırlarından Namık Kemal ve Ziya Paşa bu hususta daha muvaffak olmuşlardır."
-
[sıfat]
Bakınız çağdaş
- ÇANSIZ
-
-
[sıfat]
Çanı olmayan
- "... ama bak, sürünün içinde senin kuzuların da var, çansız olmaz! Kurt gelir onları kapar!"
-
[sıfat]
Çanı olmayan
- SIRDAŞ
-
-
[isim]
Birinin sırrını bilecek kadar ona yakın olan kimse; cankulağı, mahrem
- "Her konuda yardımcı olabilecek güvenilir bir sırdaş bulmam gerekiyordu."
-
[mecaz]
Bakınız karakutu
-
[isim]
Birinin sırrını bilecek kadar ona yakın olan kimse; cankulağı, mahrem
- SIĞMAK
-
-
[-e]
Bir kaba, bir yere bütünüyle girebilmek veya içinden geçebilmek; girmek
- "Bir tavla zarı kadar küçücük eve / Bir kadın iki çocuk nasıl sığar?"
-
[mecaz]
Uygun düşmek, yakışmak, kabul edilebilir olmak
- "Bu davranışın ne akla ne mantığa ne de insanlığa sığar!"
- "Kin başka, aşk başkadır, kızım! Muhabbete cinayet sığmaz."
-
[-e]
Bir kaba, bir yere bütünüyle girebilmek veya içinden geçebilmek; girmek
- RAFSIZ
-
-
[sıfat]
Rafı olmayan
-
[sıfat]
Rafı olmayan
- ZAMSIZ
-
-
[sıfat]
Fiyatı arttırılmamış; bindirimsiz
-
[sıfat]
Fiyatı arttırılmamış; bindirimsiz
- KARSIZ
-
-
[sıfat]
Kârı olmayan
- "Yalnız, hiç kârsız veya başkasını iflas ettirmek amacıyla sermayenin altında zararına satma hakkı yoktur."
-
[sıfat]
Kârı olmayan
- AYAKSI
-
-
[sıfat]
Ayağı andıran, ayağa benzeyen, ayak gibi
-
[sıfat]
Ayağı andıran, ayağa benzeyen, ayak gibi
- BASILI
-
-
[sıfat]
Basılarak yerleştirilmiş
- "Peynir basılı küp."
-
Basımevinde basılmış (kâğıt, kitap vb.); matbu
- "Basılı oyunlar sakıncalı görülünce yok ediliyordu."
-
[sıfat]
Basılarak yerleştirilmiş
- ANITSI
-
-
[sıfat]
Anıtı andıran, anıta benzeyen, anıt gibi; anıtımsı, abidemsi
-
[sıfat]
Anıtı andıran, anıta benzeyen, anıt gibi; anıtımsı, abidemsi
- SINAMA
-
-
[isim]
Sınamak işi; deneme
-
[isim]
Sınamak işi; deneme
- ISICAM
-
-
[isim]
İki cam plakanın çevresel olarak metal bir ara çıtası yardımıyla birbirine bağlanması temeline dayanan pencere camı
-
[isim]
İki cam plakanın çevresel olarak metal bir ara çıtası yardımıyla birbirine bağlanması temeline dayanan pencere camı
- BOĞASI
-
Kelime Kökeni: İspanyolca bocaci
-
[isim]
Astarlık ince bez
-
Döşemelik kumaşları sağlamlaştırmakta kullanılan kolalı ve zamklı astar
-
[isim]
Astarlık ince bez
- ISIRMA
-
-
[isim]
Isırmak işi
- "Onun için ehemmiyetli olan şey sizin ısırılmanız değil, kendisinin ısırmasıdır."
-
[isim]
Isırmak işi
- BASILA
-
-
[isim]
Basım işlerinde provalar için “basınız, basılsın” anlamında kullanılan bir söz
-
[isim]
Basım işlerinde provalar için “basınız, basılsın” anlamında kullanılan bir söz
- ISIDAM
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız hamam
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız hamam
- SIZMAK
-
-
[-den]
İnce aralıklardan veya gözeneklerden az miktarda ve belli olmadan yavaş yavaş akmak, çıkmak
- "Cam kenarlarından sızacak esintiyle hasta olacağından korkar."
-
[nesnesiz]
Gizli tutulan haber, sır vb. şeyler duyulmak, yayılmak
-
[-e]
Herhangi bir topluluğu, bir örgütü yolundan saptırmak için gizlice arasına girmek
-
[-e]
Gizlice, haber vermeden gitmek, sıvışmak
- "Bekir kaşla göz arasında dışarıya sızdı."
-
İçki, yorgunluk vb. sebeplerle kendinden geçerek uyuyakalmak
- "İlacı konyağa döktüm. İki saat sonra Süleyman sızdı."
-
[askerlik]
Düşman mevzileri arasına gizlice girmek ve ilerlemek
- "Dağlık bir hudut bölgesinde çıkan ve karşı topraktan sızan yabancı çetelerin yardımıyla günden güne ciddi bir hâl alan alçak bir isyanın bastırılmasıydı."
-
[-den]
İnce aralıklardan veya gözeneklerden az miktarda ve belli olmadan yavaş yavaş akmak, çıkmak
- RAYSIZ
-
-
[sıfat]
Rayı bulunmayan
-
Ray sistemi bulunmayan veya ray sistemine bağlı olmayan
- "Raysız trenin hiçbir kabahati yoktu!"
-
[sıfat]
Rayı bulunmayan
- SIRTÇI
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız hamal
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız hamal
- AYNISI
-
-
[zamir]
Ayırt edilemeyecek kadar benzerlik göstereni; tıpkısı
- "Bana göstereceğin saygının aynısını yengene göstermek zorundasın."
-
[zamir]
Ayırt edilemeyecek kadar benzerlik göstereni; tıpkısı