İçinde sı olan 11 harfli 302 kelime var. İçerisinde SI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında sı olan kelimeler listesine ya da sonu sı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Sı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

I S

2 Harfli Kelimeler

IS

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KANSIZLAŞMA

  1. [isim] Kansızlaşmak işi
ESVAPSIZLIK

  1. [isim] Bakınız giysisizlik
TÜRKKIYMASI

  1. [isim] Yumuşak, esnek ve dayanıklı bir sünger türü, ipek süngeri, türkkupası
TEMASSIZLIK

  1. [isim] Temassız olma durumu
SIÇANKULAĞI

  1. [isim, bitki bilimi] Bakınız farekulağı
MISIRTAVUĞU

  1. [isim] Bakınız hindi
YASSILAŞMAK

  1. [nesnesiz] Yassı duruma gelmek; yassılanmak, yassılmak
    • "Okurken tecvide riayetten kelimeler ağzında yassılanarak, yayvanlaşarak, incelerek çıkıyordu." (Memduh Şevket Esendal)
NASIRLANMAK

  1. [nesnesiz] Bakınız nasırlaşmak
SINDIRILMAK

  1. [nesnesiz] Sındırma işine konu olmak
MUBASSIRLIK

  1. [isim] Mubassırın yaptığı iş
    • "Mahpushane müdürlüğü, Osmanlı mahalle mektebinin mubassırlığına benzemez." (Kerim Korcan)
ÖRDEKGAGASI

  1. [isim] Açık turuncu renk
  2. [sıfat] Bu renkte olan
SIKIŞTIRMAK

  1. [-i] Bir şeyi dar bir yere zorla sığdırmak; tıkmak
    • "Bilet kutusunu koltuğunun altına sıkıştırmış, elleri ceplerinde bir otobüs biletçisi geçti." (Necati Cumalı)
  2. Bir nesneyi sıkıca duracak biçimde bir yere koymak, yerleştirmek veya orada tutmak
  3. Gevşek veya seyrek olan şeyleri birbirine yaklaştırarak sıkı duruma getirmek; sıkılamak
    • "İstanbul tren yahut vapurunda hele bir kimseyi biraz sıkıştırın, hemen çarpılır, çay semaveri gibi oturduğu yerde fıkır fıkır kaynamaya başlar." (Reşat Nuri Güntekin)
  4. Bir şeyin sıkışmasına, kısılmasına, ezilmesine sebep olmak
    • "Parmağını pencereye sıkıştırmak."
  5. Bakınız tutuşturmak
    • "Eline dolu bir kadeh sıkıştırdılar." (Refik Halit Karay)
  6. Bakınız kıstırmak
    • "Anlattığına göre Niğde yakınlarındaki köylerden birinde imiş, sıkıştırmışlar. Jandarmalarla vuruşmuş." (Memduh Şevket Esendal)
  7. [mecaz] Üstüne düşüp zorlamak
    • "Kocakarı odadan çıktıkça ben Nuri'yi sıkıştırıyorum." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  8. [argo] Elle sarkıntılık etmek
SIKLAŞTIRMA

  1. [isim] Sıklaştırmak işi
DETAYSIZLIK

  1. [isim] Bakınız ayrıntısızlık
SIKIYÖNETİM

  1. [isim] Olağanüstü zamanlarda ve durumlarda ülkede güvenliğin sağlanması için ordunun yardımıyla gerçekleştirilen yönetim; örfi idare
CEVAPSIZLIK

  1. [isim] Cevapsız olma durumu; yanıtsızlık
NAMAZSIZLIK

  1. [isim] Namazsız olma durumu
SALTANATSIZ

  1. [sıfat] Gösterişsiz, görkemsiz
DOLAYISIYLA

  1. [zarf] Dolaylı olarak, doğrudan ilgili olmayarak
    • "Dolayısıyla onun da ne düşündüğünü anlamış olduk."
  2. [edat] Bakınız sebebiyle
    • "Başka sebepler dolayısıyla aileye karşı koymuş bulunuyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
ŞAMPANYASIZ

  1. [sıfat] Şampanya verilmeyen
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü