İçinde sı olan 11 harfli 302 kelime var. İçerisinde SI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında sı olan kelimeler listesine ya da sonu sı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Sı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
I S
2 Harfli Kelimeler
IS
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KANSIZLAŞMA
-
-
[isim]
Kansızlaşmak işi
-
[isim]
Kansızlaşmak işi
- ESVAPSIZLIK
-
-
[isim]
Bakınız giysisizlik
-
[isim]
Bakınız giysisizlik
- TÜRKKIYMASI
-
-
[isim]
Yumuşak, esnek ve dayanıklı bir sünger türü, ipek süngeri, türkkupası
-
[isim]
Yumuşak, esnek ve dayanıklı bir sünger türü, ipek süngeri, türkkupası
- TEMASSIZLIK
-
-
[isim]
Temassız olma durumu
-
[isim]
Temassız olma durumu
- SIÇANKULAĞI
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız farekulağı
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız farekulağı
- MISIRTAVUĞU
-
-
[isim]
Bakınız hindi
-
[isim]
Bakınız hindi
- YASSILAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Yassı duruma gelmek; yassılanmak, yassılmak
- "Okurken tecvide riayetten kelimeler ağzında yassılanarak, yayvanlaşarak, incelerek çıkıyordu."
-
[nesnesiz]
Yassı duruma gelmek; yassılanmak, yassılmak
- NASIRLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Bakınız nasırlaşmak
-
[nesnesiz]
Bakınız nasırlaşmak
- SINDIRILMAK
-
-
[nesnesiz]
Sındırma işine konu olmak
-
[nesnesiz]
Sındırma işine konu olmak
- MUBASSIRLIK
-
-
[isim]
Mubassırın yaptığı iş
- "Mahpushane müdürlüğü, Osmanlı mahalle mektebinin mubassırlığına benzemez."
-
[isim]
Mubassırın yaptığı iş
- ÖRDEKGAGASI
-
-
[isim]
Açık turuncu renk
-
[sıfat]
Bu renkte olan
-
[isim]
Açık turuncu renk
- SIKIŞTIRMAK
-
-
[-i]
Bir şeyi dar bir yere zorla sığdırmak; tıkmak
- "Bilet kutusunu koltuğunun altına sıkıştırmış, elleri ceplerinde bir otobüs biletçisi geçti."
-
Bir nesneyi sıkıca duracak biçimde bir yere koymak, yerleştirmek veya orada tutmak
-
Gevşek veya seyrek olan şeyleri birbirine yaklaştırarak sıkı duruma getirmek; sıkılamak
- "İstanbul tren yahut vapurunda hele bir kimseyi biraz sıkıştırın, hemen çarpılır, çay semaveri gibi oturduğu yerde fıkır fıkır kaynamaya başlar."
-
Bir şeyin sıkışmasına, kısılmasına, ezilmesine sebep olmak
- "Parmağını pencereye sıkıştırmak."
-
Bakınız tutuşturmak
- "Eline dolu bir kadeh sıkıştırdılar."
-
Bakınız kıstırmak
- "Anlattığına göre Niğde yakınlarındaki köylerden birinde imiş, sıkıştırmışlar. Jandarmalarla vuruşmuş."
-
[mecaz]
Üstüne düşüp zorlamak
- "Kocakarı odadan çıktıkça ben Nuri'yi sıkıştırıyorum."
-
[argo]
Elle sarkıntılık etmek
-
[-i]
Bir şeyi dar bir yere zorla sığdırmak; tıkmak
- SIKLAŞTIRMA
-
-
[isim]
Sıklaştırmak işi
-
[isim]
Sıklaştırmak işi
- DETAYSIZLIK
-
-
[isim]
Bakınız ayrıntısızlık
-
[isim]
Bakınız ayrıntısızlık
- SIKIYÖNETİM
-
-
[isim]
Olağanüstü zamanlarda ve durumlarda ülkede güvenliğin sağlanması için ordunun yardımıyla gerçekleştirilen yönetim; örfi idare
-
[isim]
Olağanüstü zamanlarda ve durumlarda ülkede güvenliğin sağlanması için ordunun yardımıyla gerçekleştirilen yönetim; örfi idare
- CEVAPSIZLIK
-
-
[isim]
Cevapsız olma durumu; yanıtsızlık
-
[isim]
Cevapsız olma durumu; yanıtsızlık
- NAMAZSIZLIK
-
-
[isim]
Namazsız olma durumu
-
[isim]
Namazsız olma durumu
- SALTANATSIZ
-
-
[sıfat]
Gösterişsiz, görkemsiz
-
[sıfat]
Gösterişsiz, görkemsiz
- DOLAYISIYLA
-
-
[zarf]
Dolaylı olarak, doğrudan ilgili olmayarak
- "Dolayısıyla onun da ne düşündüğünü anlamış olduk."
-
[edat]
Bakınız sebebiyle
- "Başka sebepler dolayısıyla aileye karşı koymuş bulunuyordu."
-
[zarf]
Dolaylı olarak, doğrudan ilgili olmayarak
- ŞAMPANYASIZ
-
-
[sıfat]
Şampanya verilmeyen
-
[sıfat]
Şampanya verilmeyen