İçinde rış olan 11 harfli 26 kelime var. İçerisinde RIŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında rış olan kelimeler listesine ya da Sonu rış ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
I R Ş Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
IR
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KARIŞIVERME
- ...
- ÇAĞRIŞIMSIZ
-
-
[sıfat]
Çağrışımı olmayan
-
[sıfat]
Çağrışımı olmayan
- ÇAĞRIŞTIRIŞ
-
-
[isim]
Çağrıştırma işi veya biçimi
-
[isim]
Çağrıştırma işi veya biçimi
- ÇAĞRIŞIMSAL
-
-
[sıfat]
Çağrışımla ilgili
-
[sıfat]
Çağrışımla ilgili
- ÇAĞRIŞTIRMA
-
-
[isim]
Çağrıştırmak işi
-
[isim]
Çağrıştırmak işi
- ÇIRPIŞTIRIŞ
-
-
[isim]
Çırpıştırma işi veya biçimi
-
[isim]
Çırpıştırma işi veya biçimi
- BARIŞÇILLIK
- ...
- AYRIŞABİLME
-
-
[isim]
Ayrışabilmek işi
-
[isim]
Ayrışabilmek işi
- DALLANDIRIŞ
-
-
[isim]
Dallandırma işi veya biçimi
-
[isim]
Dallandırma işi veya biçimi
- BALLANDIRIŞ
-
-
[isim]
Ballandırma işi veya biçimi
-
[isim]
Ballandırma işi veya biçimi
- BARIŞTIRMAK
-
-
[-i]
Barışmalarını sağlamak, ara bulmak
- "Günah çıkartıp dargınları barıştıracağız anlaşılan." (Necati Cumalı)
-
[-i]
Barışmalarını sağlamak, ara bulmak
- KARIŞTIRICI
-
-
[isim]
İki veya daha çok maddeyi birbiri içinde dağıtmaya, karıştırmaya yarayan araçların genel adı
-
Çeşitli besin maddelerini karıştırma ve çarpma işinde kullanılan araç veya alet
-
[sıfat]
Ortalığı birbirine katan, fitneci, müfsit
-
[isim]
İki veya daha çok maddeyi birbiri içinde dağıtmaya, karıştırmaya yarayan araçların genel adı
- SONLANDIRIŞ
-
-
[isim]
Sona erdirme
-
[isim]
Sona erdirme
- ŞAHLANDIRIŞ
- ...
- AYRIŞTIRMAK
-
-
[-i]
Bütünün bozulmasına sebep olmak
-
Ayrışmasını sağlamak
-
[-i]
Bütünün bozulmasına sebep olmak
- KIRIŞTIRMAK
-
-
[-i]
Kırışmasına sebep olmak
-
[-le]
Karşı cinsten biriyle yakın ilişkide bulunmak, flört etmek
- "Ötekiler gelmeden Suzy ile hafif tertip kırıştırırlar." (Peyami Safa)
-
[-i]
Kırışmasına sebep olmak
- KARIŞTIRMAK
-
-
[-i]
Karışma işini yaptırmak
-
[-i]
İçinde ne olduğunu anlamak veya aradığını bulmak amacıyla elle yoklamak
- "Ceplerimi karıştırdım, bozuk para bulamadım." (Falih Rıfkı Atay)
-
[-i]
Yemeği dibinin tutmaması için kaşıkla altüst etmek
- "Pilavı karıştırmak."
-
[-i]
Kurcalamak, oynamak
-
[-i]
Göz atmak, araştırmak, incelemek
- "... saatlerce, istediğim kitapları, divanları, Servetifünun koleksiyonlarını karıştırdım." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[-i]
Üstünkörü okumak
- "Verdiğim cevapları dinlemiyor gibi dalgın, parmaklarıyla bir risaleyi karıştırıyordu." (Halit Ziya Uşaklıgil)
-
Ayırt edememek, tam olarak seçememek
- "Siz düşle gerçeği birbirine karıştırıyorsunuz."
-
[-i]
Karışma işini yaptırmak
- AYRIŞTIRICI
-
-
[sıfat]
Bir şeyin ayrışmasını sağlayan (kimse)
-
[sıfat]
Bir şeyin ayrışmasını sağlayan (kimse)
- YARIŞABİLME
- ...
- CANLANDIRIŞ
- ...