İçinde rı olan 6 harfli 61 kelime var. İçerisinde RI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında rı olan kelimeler listesine ya da Sonu rı ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
I R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
IR
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AYRILI
-
-
[sıfat]
Ayrılmış olan, ayrı duran, munfasıl
-
[sıfat]
Ayrılmış olan, ayrı duran, munfasıl
- ONARIŞ
- ...
- DARICA
- ...
- AYRICA
-
-
[zarf]
Ayrı olarak, başkaca
- "Devlet konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alır, ayrıca toplu konut teşebbüslerini destekler." (Anayasa)
-
Ayrı bir önem verilerek
- "Bu bitki oralarda ayrıca yetiştirilir."
-
Bundan başka
-
[zarf]
Ayrı olarak, başkaca
- BAŞARI
-
-
[isim]
Başarma işi
- "Arandığı, fikri sorulduğu, başarı kazandığı da oluyordu." (Refik Halit Karay)
-
Bir işte elde edilen yararlı sonuç, muvaffakiyet
- "Bu başarı, onu garip bir yolda boşluk ve yalnızlık içinde bırakmıştı." (Halide Edip Adıvar)
-
[isim]
Başarma işi
- AVARIZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kazalar, belalar
-
Engebe
-
Osmanlılarda önceleri yalnız olağanüstü durumlarda, sonraları ise sürekli olarak halktan toplanan vergi
-
[isim]
Kazalar, belalar
- AĞRILI
-
-
[sıfat]
Ağrıyan, ağrısı olan
- "Ağrılı diş."
-
[sıfat]
Ağrıyan, ağrısı olan
- SIRIMA
-
-
[isim]
Sırımak işi
-
[isim]
Sırımak işi
- KARILI
-
-
[sıfat]
Herhangi bir nitelik veya nicelikte karısı olan
-
[sıfat]
Herhangi bir nitelik veya nicelikte karısı olan
- KIZARI
- ...
- ARINIŞ
-
-
[isim]
Arınma işi veya biçimi
-
[isim]
Arınma işi veya biçimi
- SAYRIL
-
-
[sıfat]
Hastalıkla ilgili, marazi
-
[sıfat]
Hastalıkla ilgili, marazi
- KIRICI
-
-
[sıfat]
Kırma işini yapan
-
Kaba, sert, çevresindekileri inciten (davranış, söz vb.)
- "Kırıcı bir davranış."
-
Bir şeyin gerektiği gibi gelişmesini, oluşmasını önleyen, engelleyen
- "Grev kırıcı."
-
Kırınım oluşturan
- "Kırıcı ortam."
-
[isim]
Senet, tahvil, bono ve süresi gelmemiş alacaklarla ilgili alışveriş veya işlem yapan kimse, kuruluş
-
[sıfat]
Kırma işini yapan
- ARINIK
- ...
- TASARI
-
-
[isim]
Olması veya yapılması istenen bir şeyin zihinde aldığı biçim, proje
- "Kafamdaki hayaller ve tasarılar epeyce açık saçık şeylerdi." (Halide Edip Adıvar)
-
Hukuki bir işlemin, o işlemi yapmakla yetkili kurul veya organ önüne getirildiği andaki durumu, üstünde görüşme ve oylama yapılabilir durumdaki metin, layiha
- "Bütçe Kanunu tasarısı üzerine yazdığım bir yazı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Olması veya yapılması istenen bir şeyin zihinde aldığı biçim, proje
- ISIRIŞ
- ...
- ONARIM
-
-
[isim]
Onarma işi, tamirat, tamir
- "Onarımı yeni bitmiş yapının önünde hayvanın dizginlerini tıpkı tıpkısına bir erkek gibi çekti." (Orhan Kemal)
- "Ondan sonra da birkaç kez onarım görmüştür." (Salâh Birsel)
-
Bir yapının, bir heykelin, bir resmin bozulmuş yerlerini yeniden yapma, ilk durumuna getirme, restore etme
-
[isim]
Onarma işi, tamirat, tamir
- DIŞARI
-
-
[isim]
Dış çevre, dış yer, hariç, içeri karşıtı
- "Dışarıda yağmur yağıyor." (Sait Faik Abasıyanık)
- "Nevin ikisini de köpekler gibi kapıdan dışarıya atabilirdi." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Kişinin konutundan ayrı olan yer
- "Dışarıda, çocuklar birdirbir oynamaya dalmışlardı." (Atilla İlhan)
-
Yurt dışı
- "Dışarıyla iyi geçiniyorduk, Yunanlılarla az kalsın birleşecek kadar sıkı fıkı idik." (Burhan Felek)
-
[zarf]
Dışa, dış çevreye
- "Artık komutanlardan başka hiç kimse dışarı çıkmazdı." (Atilla İlhan)
-
[isim]
Dış çevre, dış yer, hariç, içeri karşıtı
- KIVRIK
-
-
Eğrilip bükülmüş, yuvarlak bir biçim verilmiş
- "Sarı, uçları az kıvrık bıyıkları vardı." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
Eğrilip bükülmüş, yuvarlak bir biçim verilmiş
- MUARIZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Karşı koyan, karşı çıkan
- "Dışarı çıktığında kulağında kalmış rivayetleri ileri sürerek muarızlarını iknaya çalıştı." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Karşı koyan, karşı çıkan