İçinde rum olan 6 harfli 13 kelime var. İçerisinde RUM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında rum olan kelimeler listesine ya da sonu rum ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Rum Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
M R U
3 Harfli Kelimeler
RUM
2 Harfli Kelimeler
UR
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YOĞRUM
-
-
[isim]
Yoğurmak işi
-
[isim]
Yoğurmak işi
- OTURUM
-
-
[isim]
Bir meclis veya kurulun çözümlenmesi gereken sorunları görüşüp tartışmak için yaptığı birleşimlerden her biri; celse
- "Onun adaylığı konuşulurken kıdemli doçent olarak ben de oturuma katılmıştım."
-
Bilimsel toplantıların aynı anda veya art arda gerçekleştirilen bölümlerinden her biri; seksiyon
-
Bakınız seans
-
[isim]
Bir meclis veya kurulun çözümlenmesi gereken sorunları görüşüp tartışmak için yaptığı birleşimlerden her biri; celse
- OBRUMA
-
-
[isim]
Bakınız çökme
-
[isim]
Bakınız çökme
- RUMLUK
-
-
[isim]
Rum olma durumu
-
[isim]
Rum olma durumu
- KORUMA
-
-
[isim]
Korumak işi; muhafaza, sıyanet, vikaye
- "Bütün oba sevdalıları korumanın sevinci, övüncü içindeydi."
-
Can güvenliğinin tehlikede olduğu düşünülen bir kimseyi saldırılardan korumak üzere görevlendirilmiş kişi; koruma görevlisi
-
[ekonomi]
Bankacılık alanında, bir malda veya bir menkulde gelecekte ortaya çıkacak fiyat değişikliklerine karşı korunmak amacıyla vadeli bir sözleşme yapılması
-
[isim]
Korumak işi; muhafaza, sıyanet, vikaye
- BODRUM
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Bir yapının yol düzeyinden aşağıda kalan bölümü
- "Ev, bodrumu, tavan arası ve iki katıyla tam bir konak yavrusudur."
-
[isim]
Bir yapının yol düzeyinden aşağıda kalan bölümü
- MAHRUM
-
Kelime Kökeni: Arapça maḥrūm
-
[sıfat]
Bakınız yoksun
- "Esef olunur ki memleket, ilmî ehliyeti haiz, üstün insanlardan mahrumdu."
-
[sıfat]
Bakınız yoksun
- YAVRUM
-
-
sevecen bir biçimde söylenen bir seslenme sözü
- "Yavrum! Gençsin, dilbersin, mücerretsin."
-
sevecen bir biçimde söylenen bir seslenme sözü
- RUMELİ
-
-
[isim]
Osmanlı Devleti'nin Balkanlar'daki topraklarına verilen ad
-
[isim]
Osmanlı Devleti'nin Balkanlar'daki topraklarına verilen ad
- UÇURUM
-
-
[isim]
Deniz, göl, ırmak vb. su kıyılarında veya karada dik yer; yar
- "Bütün eşyamızın paldır küldür uçurumlardan yuvarlandığını gayet iyi hatırlarım."
-
[mecaz]
Felaketli sonuç, büyük felaket, büyük düşüş
- "Bir gün bencileyin bir uçuruma yuvarlanırsanız artık her şey burada bitti, sanmayınız."
-
[mecaz]
Giderilmesi mümkün olmayacak kadar büyük fark, derin ayrılık
- "Olduğum yer ve olmak istediğim yer arasında çok ciddi bir uçurum vardı."
-
Bakınız yalpak
-
[isim]
Deniz, göl, ırmak vb. su kıyılarında veya karada dik yer; yar
- URUMCA
-
-
[isim, dil bilgisi]
Bakınız Urum Türkçesi
-
[isim, dil bilgisi]
Bakınız Urum Türkçesi
- SORUMA
-
-
[isim]
Bakınız somurma
-
[isim]
Bakınız somurma
- KURUMA
-
-
[isim]
Kurumak işi
- "O zaman güneşe bakan bu güzelim çayırlara oturup kurumayı bekliyorduk."
-
[kimya]
Boyanın çözücüsünün buharlaşması veya bağlayıcısının kimyasal tepkime gibi çeşitli yollarla sert bir film oluşması
-
[isim]
Kurumak işi