İçinde rtl olan 7 harfli 22 kelime var. İçerisinde RTL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında rtl olan kelimeler listesine ya da sonu rtl ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- CIRTLAK
-
-
[sıfat]
Hoşa gitmeyen, keskin ve çiğ, tiz (ses)
-
Olgunluktan ezilebilecek duruma gelmiş (meyve, sebze)
-
Göz alıcı, parlak ve kuvvetli (renk); cırlak
- "Şuradaki de cırtlak mavi, masmavi,; ama söz konusu mavi ne denizin ne gökyüzünün mavisidir."
-
[sıfat]
Hoşa gitmeyen, keskin ve çiğ, tiz (ses)
- SERTLİK
-
-
[isim]
Sert, katı olma durumu; berklik
- "Derinin altında bir sertlik hissettim."
-
[mecaz]
Sert, kırıcı, katı davranış; şiddet, huşunet
- "Bir zamanlar, sertliğinden, karşında nefes alamazdık."
-
[jeoloji]
Minerallerin çizilmeye karşı gösterdikleri direnç
-
[dil bilgisi]
Bakınız tonsuzluk
-
[isim]
Sert, katı olma durumu; berklik
- CARTLAK
- ...
- MERTLİK
-
-
[isim]
Bakınız yiğitlik
- "Umudu olmadığı için, mertlik bende kalsın diye öyle görünürdü."
-
[isim]
Bakınız yiğitlik
- KURTLUK
-
-
[isim]
Kurt olma durumu
- "Tarihin örneğini yazmadığı kurtlar boğuşmasına girip yenik düşmek. Kurtlukta düşeni yemek kanundur."
-
Kurt ve benzeri hayvanlarla boğuşurken köpeğin korunması amacıyla boynuna takılan, üzerinde çiviler bulunan demir halka
-
[isim]
Kurt olma durumu
- SIRTLAN
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Sırtlangillerden, genellikle leşle beslenen, etçil, postu benekli bir hayvan; andık, yeleli kurt (Hyaena)
-
[isim, hayvan bilimi]
Sırtlangillerden, genellikle leşle beslenen, etçil, postu benekli bir hayvan; andık, yeleli kurt (Hyaena)
- DÖRTLÜK
-
-
[isim, matematik]
Birbirine dik iki çap boyunca dörde bölünmüş dairenin her bir dilimi
-
[edebiyat]
Dört dizelik bölümlerden oluşmuş şiir veya şiir parçası; kıta
-
[müzik]
Birlik notanın dörtte biri uzunluğunda nota
-
[sıfat]
Dört taneden oluşmuş, dört tane alabilen
- "Dörtlük cezve."
-
[isim, matematik]
Birbirine dik iki çap boyunca dörde bölünmüş dairenin her bir dilimi
- YURTLUK
-
-
[isim]
Bakınız malikâne
-
[tarih]
Bir yerin gelirinin bir kimseye yalnız ölünceye kadar kullanılması şartıyla ayrılması yöntemi
-
[isim]
Bakınız malikâne
- HORTLAK
-
-
[isim]
Mezardan çıkarak insanları korkuttuğuna inanılan yaratık; zombi
-
[sıfat]
Hortlamış
- "Duydum, görmedimse de hortlayan ölüleri / Fakat hortlak diriden kimin vardır haberi?"
-
[isim]
Mezardan çıkarak insanları korkuttuğuna inanılan yaratık; zombi
- GIRTLAK
-
-
[isim, anatomi]
Soluk borusunun üst bölümü; ümük, imik, hançere
- "Gırtlak veremi midir nedir, çehresinde damla kan yok."
-
[mecaz]
Yiyip içme
- "Gırtlak derdi."
-
[mecaz]
Ses rengi, yapısı
-
[isim, anatomi]
Soluk borusunun üst bölümü; ümük, imik, hançere
- ZIRTLAK
-
-
[sıfat]
Yavan, tatsız olan
-
[sıfat]
Yavan, tatsız olan
- HIRTLIK
-
-
[isim]
Hırt olma durumu
-
[isim]
Hırt olma durumu
- PÖRTLEK
-
-
[sıfat]
Dışarıya doğru çıkık, patlak (göz)
- "Yüzü kösele gibi yanmış, kavrulmuş, pörtlek gözlü bir kadın, beyaz başörtüsünün ucuyla yüzünü gizledi."
-
[isim, ağızlardan]
Cıvık şeylerin çatlayan kabuktan, delikten dışarıya çıkmış durumu
-
[sıfat]
Dışarıya doğru çıkık, patlak (göz)
- SIRTLIK
-
-
[isim]
Sırt dayayacak yer
-
Sırtta yük taşımaya mahsus alet
-
[isim]
Sırt dayayacak yer
- AVURTLU
-
-
[sıfat]
Avurdu olan
- "Çökük avurtlu adama döndü: -Sağ olasın Ömer Ağa, dedi."
-
[argo]
Çalım satan, yüksekten atan
-
[sıfat]
Avurdu olan
- BURTLAK
-
-
[isim, ağızlardan]
Taşlık, çalılık yer
-
[isim, ağızlardan]
Taşlık, çalılık yer
- SİİRTLİ
-
-
[isim]
Siirt ilinden olan kimse
-
[isim]
Siirt ilinden olan kimse
- FLÖRTLÜ
-
-
[sıfat]
Flörtü olan
- "Cumhuriyetin ilk dönem romanlarında aşk hayatının Batılılaşmasına şahit oluruz: Plajlar, balo ve çaylar, danslı, flörtlü eğlenceler romanlarda modernleşmenin tanımı hâline gelir."
-
[sıfat]
Flörtü olan
- KARTLIK
-
-
[isim]
Kart olma durumu
- "Serviyetli esmer kadın, her şeyden çok kartlık kondurulmasına köpürdü."
-
[isim]
Kart olma durumu
- PIRTLAK
-
-
[sıfat]
Pırtlamış, dışarı fırlamış
- "Zatî Bey ellerini çırptı, pırtlak gözlü hafiye odaya girdi."
-
Kabuğundan kolayca dışarı çıkabilen
- "Pırtlak üzüm."
-
[sıfat]
Pırtlamış, dışarı fırlamış