İçinde rtı olan 7 harfli 51 kelime var. İçerisinde RTI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında rtı olan kelimeler listesine ya da sonu rtı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Rtı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

I R T

3 Harfli Kelimeler

TIR

2 Harfli Kelimeler

IR

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇIĞIRTI

  1. [isim] Çığırma sesi
    • "Bütün kasabayı bir çığırtı, bir bağırtı doldurdu: Yangın var! Yangın var! Mutafların evinde yangın var!" (Yusuf Kemal)
TARTICI

  1. [isim] Tartı aletiyle tartan kimse
YIRTICI

  1. [sıfat] Beslenmek için başka hayvanları parçalayarak yiyen (hayvan); müfteris
  2. [mecaz] Kan dökmekten, insan öldürmekten zevk alan (kimse); müfteris
  3. [mecaz] Tiz ve yüksek olan (ses)
    • "Bir sabah ev halkı, aşçı Şerife Hanım'ın yırtıcı çığlıklarıyla uyandı." (Reşat Nuri Güntekin)
  4. [mecaz] İş bitiren, mahir olan
    • "Buraların en çalışkan, en becerikli, en yırtıcı ve zengin adamıdır." (Memduh Şevket Esendal)
ÇATIRTI

  1. [isim] Çatırdama sesi
    • "Az sonra tutuşan çalıların çatırtısı sağanak sesini bastırmıştı." (Refik Halit Karay)
SAKIRTI

  1. [isim, ağızlardan] Korkudan veya soğuktan titreme
FIRTINA

Kelime Kökeni: İtalyanca fortunale

  1. [isim, meteoroloji] Rüzgâr çizelgesinde hızı 34-40 deniz mili olan ve kuvveti 8 ile gösterilen, genellikle yağmur getiren güçlü rüzgâr
    • "İnce, uzun sapının, çok ağır başını, o kadar yüksekte taşıyabilmesi, fırtınalarda kırılmaması, içindeki aşktandır." (Hamdullah Suphi Tanrıöver)
  2. Bu rüzgârın denizde veya kum çöllerinde yarattığı dalgalanma
    • "Dalgadan kimsenin eli tahlisiyeye değmeden bereket fırtına dindi." (Burhan Felek)
  3. [mecaz] Güç atlatılan kötü durum
    • "Fırtınanın yaklaştığını anladığı hâlde anlamamış görünüyor, şarkısını mırıldanıyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
  4. [mecaz] Karşıt düşünce veya durumların yarattığı karışıklık, sıkıntı
    • "Kâmuran'ın ağlamasının kalbimde uyandırdığı fırtınaya kendim de şaşıyorum." (Halide Edip Adıvar)
HIŞIRTI

  1. [isim] İnce cisimler hışırdarken çıkan sesin adı
    • "Ama koyu yeşil tafta eteğin hışırtısı her yanı sarıyor, uğultu gibi büyüdükçe büyüyor." (Adalet Ağaoğlu)
ŞAKIRTI

  1. [isim] Şakırdayan bir şeyin çıkardığı sesin adı
    • "Birdenbire kesildi halkın lakırtıları / Korku içinde durdu tavla şakırtıları" (Enis Behiç Koryürek)
ŞAPIRTI

  1. [isim] Öperken veya yemek yerken çıkan sesin adı
    • "Bir müddet yalnız dudakların şapırtısı işitildi." (Ercüment Ekrem Talu)
ABARTIK

  1. [sıfat] Abartılmış olan
    • "Bu sözler, günümüz için eskimiş ve abartık edalı olabilir." (Selim İleri)
PATIRTI

  1. [isim] Pat pat çıkan sesin adı
    • "Dışarıdan akseden birtakım motosiklet patırtılarıyla ikimiz birden yerimizden fırlayıp merdiven başına koştuk." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Herhangi bir biçimde veya ayakları yere kuvvetle basarak yürüme sonucu çıkan gürültü
    • "Dinledim sokaktaki ayak patırtısını / Duydum iki kişinin para lakırtısını" (Enis Behiç Koryürek)
  3. Bakınız arbede
    • "Bütün bu patırtının içinde, arkadaşıma bir sokak başında rastladım." (Sait Faik Abasıyanık)
MORARTI

  1. [isim] Bakınız morluk
KIKIRTI

  1. [isim] Kıkırdama sırasında çıkan sesin adı
ABARTIŞ

  1. [isim] Abartmak durumu
ÇIKARTI

  1. [isim] Boşaltım ile vücuttan dışarı çıkan madde, ıtrah maddesi
TIPIRTI

  1. [isim] Tıpırdayan bir şeyin çıkardığı sesin adı
    • "Ürkek ayak tıpırtıları kesilip hepsi de çıktıktan sonra Küçük Ağa belli belirsiz 'of' çekerek doğruldu." (Tarık Buğra)
ŞIPIRTI

  1. [isim] Şıpırdama sırasında çıkan sesin adı
    • "İçeride hafif su damlaları şıpırtılarına benzeyen belirsiz gürültüler vardı." (Peyami Safa)
ŞAŞIRTI

  1. [isim] Bakınız sürpriz
    • "Meğer beni güzel bir şaşırtı bekliyormuş." (Fakir Baykurt)
CIZIRTI

  1. [isim] Cızırdama sırasında çıkan sesin adı; cızıltı
    • "Döşeme, suyun cızırtılarla soğuttuğu ağır bir taş gibi buğu içindeydi." (Yaşar Nabi Nayır)
TAKIRTI

  1. [isim] Bir şeyin çıkardığı kuru ve sert ses
    • "Yüksek ökçelerin takırtısından evin en üst katının da kımıldadığını duyardık." (Ömer Seyfettin)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü