İçinde rs olan 6 harfli 51 kelime var. İçerisinde RS bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında rs olan kelimeler listesine ya da Sonu rs ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SÜRSAT

  1. [isim] Savaşa giden ordunun geçeceği yollar çevresindeki köylülerden savaş araç ve gereçlerini temin etmesi ve rayiç değeri üzerinden yiyecek satın alması

TARSİN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Sağlamlaştırma
    • "Rusya, Fransa, İngiltere ve Avusturya ile o didintiler olmasaydı eserini daha az bir zamanda tarsin ederek halk karşısında da muvaffak olacaktı." (Yahya Kemal Beyatlı)

HIRSIZ

  1. [isim] Başkasının malını çalan kimse, arakçı, uğru

KARSAK

  1. [isim] Köpekgillerden, soluk kahverengi, karnı beyaz tüylü, kısa kulaklı, postundan kürk yapılan bir memeli türü (Vulpes corsac)

CARSIZ

  1. [sıfat] Carı (II) olmayan

KARSLI
...
KORSAN

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Düşman veya kendi ulusunun gemilerine saldıran deniz haydudu, deniz hırsızı
    • "Bu adayı ilk defa Portekizli korsanlar bulmuşlar." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Başkalarının hakkını zor kullanarak alan kimse
  3. [sıfat] İzinsiz olarak çoğaltılan (kitap, kaset vb.)
  4. [sıfat] Bir hakkı izinsiz olarak kullanan
    • "Korsan kasetçilik. Korsan yayın."

BARSAM

  1. [isim] Yüzgeçleri dikenli ve zehirli bir çeşit çarpan balığı (Trachinus vipera)

DİRSEK

  1. [isim] Kol ile ön kol arasındaki eklemin arka yanı
    • "Bugünlerde size dirsek çevirmişler, sebebini biliyor musunuz?" (Emine Işınsu)
    • "Dirsek çürütüp emek verdiği kitapları, can vermeden can bulunamayacağını ona hiç söylememişti." (Samiha Ayverdi)
  2. Giysi kolunda bu organa denk gelen bölüm
    • "Dirseği yırtık neftî bir örme ceket giymiş." (Peyami Safa)
  3. Boruların doğrultusunu değiştirmekte kullanılan bağlantı parçası
    • "Bu iki boruyu bir dirsekle birbirine bağlamalı."
  4. Bir direği veya başka bir şeyi sağlamlaştırmak için yanına eğik olarak yerleştirilen ağaç, makas
    • "Elini oturduğu koltuğun dirsek yerine vurunca ben kalktım." (Burhan Felek)

PARSEL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] İmar yasalarına göre ayrılıp sınırlanmış arazi parçası

BURSLU

  1. [sıfat] Burs alan, bursu olan

FERSAH

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yaklaşık 5 km'lik bir uzaklık ölçüsü
  2. Çok uzun mesafe, uzaklık

PORSUK

  1. [isim] Sansargillerden, su kıyılarında kazdıkları deliklerde yaşayan, ot ve etle beslenen, pis kokulu, memeli bir hayvan (Meles)

MARSIK

  1. [isim] Yapılırken iyice yakılmadığından duman ve koku vererek yandığı için baş ağrısı yapan odun kömürü
    • "Mangalın üstünde bir boru, marsık kokusu dar sokağı doldurmuş." (Sait Faik Abasıyanık)

JERSEY

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Sarı ve kahverengiden esmere kadar değişen renkte, et tutmayan, kemikleri belirgin bir kültür ırkı sığırı

VARSIL

  1. [sıfat] Parası, malı çok olan, zengin, yoksul karşıtı

SARSIŞ

  1. [isim] Sarsma işi veya biçimi

TIRSMA

  1. [isim] Ürkme, korkma, çekinme

FORSLU

  1. [sıfat] Üzerine fors çekilmiş (gemi, otomobil)
  2. Sözü geçer, güçlü

SARSMA

  1. [isim] Sarsmak işi

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü