İçinde rp olan 9 harfli 36 kelime var. İçerisinde RP bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında rp olan kelimeler listesine ya da sonu rp ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇARPMASIZ
-
-
[sıfat]
Çarpma yapılamayan
-
[sıfat]
Çarpma yapılamayan
- KIRPILMAK
-
-
[nesnesiz]
Kırpma işi yapılmak
- "O romanlarda kırpılan, atılan yerler var mıdır?"
-
[nesnesiz]
Kırpma işi yapılmak
- KIRPTIRMA
-
-
[isim]
Kırptırmak işi
-
[isim]
Kırptırmak işi
- ÇARPTIRMA
-
-
[isim]
Çarptırmak işi
-
[isim]
Çarptırmak işi
- ÇIRPINMAK
-
-
[nesnesiz]
Acı ile debelenmek; çarpınmak
- "Bir oltanın iğnesinde çırpınan bir balık."
-
Kaslar birdenbire kendiliğinden ve düzensiz bir biçimde kımıldamak; ihtilaç etmek
-
Ses çıkararak hafifçe dalgalanmak
- "Bayrakları arzularımla çırpınan gemiler bir gün sırtlayıp beni götürdüler."
-
[mecaz]
Ne yapacağını şaşırmış bir durumda üzülmek ve telaşlanmak
- "Beğeniyor musun şu yaptıklarını, ne olacak şimdi, ne yapacağız diye çırpınıyordu."
-
[mecaz]
Çok istenilen bir şeyi gerçekleştirebilmek için aşırı derecede çaba harcamak
- "O onurlu ve soğukkanlı adam, gözlerini açarak daha çok şey öğrenmek için çırpınıyordu."
-
[nesnesiz]
Acı ile debelenmek; çarpınmak
- ÜRPERTİLİ
-
-
[sıfat]
Titreşimi olan
- "Gözleri pırıl pırıl, sesi ürpertili."
-
[sıfat]
Titreşimi olan
- SERPTİRME
-
-
[isim]
Serptirmek işi
-
[isim]
Serptirmek işi
- KONTRPİYE
-
Kelime Kökeni: Fransızca contre-pied
-
[isim, spor]
Sporcunun yanılma hareketi
-
[isim, spor]
Sporcunun yanılma hareketi
- ÇARPIŞMAK
-
-
[-le]
Birbirine çarpmak, tokuşmak
- "Kompartımana girdi ve eşyalarını raflara koymaya çalışan Pervin'le çarpıştı."
-
[nesnesiz, -le, askerlik]
Düşmanla küçük çaplı savaşmak; vuruşmak
- "Karşımıza çıkacak olan kuvvet, kim ve ne olursa olsun, behemehâl çarpışırız ve muvaffak oluruz."
-
[nesnesiz, mecaz]
Birbirine üstün gelmeye çalışmak
- "İki düşünce çarpışıyor."
-
[-le]
Birbirine çarpmak, tokuşmak
- SERPANTİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca serpentin
-
[isim]
Eğlencelerde kullanmak için kendi üzerine sarılarak hazırlanan, savrulduğunda çözülen, renkli kâğıttan yapılmış ince ve uzun şerit
- "Aman ya Rabbi, aşağıdan bir adam Leylâ’ya bir serpantin fırlatıyor."
-
[teknik]
Kalorifer tesisatında bükülmüş borularla yapılmış ısıtıcı
-
[mineraloji]
Bakınız yılan taşı
-
[isim]
Eğlencelerde kullanmak için kendi üzerine sarılarak hazırlanan, savrulduğunda çözülen, renkli kâğıttan yapılmış ince ve uzun şerit
- TORPİLSİZ
-
-
[sıfat]
Torpili olmayan
-
[zarf]
Torpil olmaksızın
-
[sıfat]
Torpili olmayan
- CİĞERPARE
-
Kelime Kökeni: Farsça ciger + pāre
-
[isim, mecaz]
Çok sevilen kimse
- "Ciğerparesi, bir tanesi içeride alevler içinde can verirken Fasarya buna seyirci mi kalacak?"
-
Bir kişinin çocuğu
- "Çaresizdim, yapayalnız, bir de kucağımda küçük ciğerpare..."
-
[isim, mecaz]
Çok sevilen kimse
- ÇARPITMAK
-
-
[-i]
Çarpık duruma getirmek
- "Sağ gözünü şakağa doğru gerip çarpıtarak korkunç bir şekle sokmuştur."
-
[mecaz]
Yanlışa ve kötü duruma götürmek
- "Örnek tutarlı olmazsa kimseyi düzeltemez / Tutarlı olmayan örnek herkesi çarpıtır"
-
[mecaz]
Gerçek anlamından saptırmak
-
[-i]
Çarpık duruma getirmek
- ARPACILIK
-
-
[isim]
Arpacının yaptığı iş
-
[isim]
Arpacının yaptığı iş
- KIRPIŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Göz kapakları çok ışıktan sık sık kırpılmak
-
Işık yanıp söner gibi olmak
-
[nesnesiz]
Göz kapakları çok ışıktan sık sık kırpılmak
- ÇARPTIRIŞ
-
-
[isim]
Çarptırmak işi
-
[isim]
Çarptırmak işi
- ŞEKERPARE
-
Kelime Kökeni: Farsça şeker + pāre
-
[isim, bitki bilimi]
Çok tatlı bir tür kayısı
-
Un, şeker, yumurta, yağ vb. ile elde edilen hamurun ceviz büyüklüğünde parçalara ayırılıp ortasına fındık yerleştirdikten sonra fırında pişirilmesi ve üzerine şerbet dökülmesiyle hazırlanan bir tür tatlı
-
[isim, bitki bilimi]
Çok tatlı bir tür kayısı
- ÇIRPIŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Kuşlar kanatlarını oynatmak
-
[nesnesiz]
Kuşlar kanatlarını oynatmak
- ÇIRPTIRMA
-
-
[isim]
Çırptırmak işi
-
[isim]
Çırptırmak işi
- ÜRPERTMEK
-
-
[-i]
Ürperti vermek
- "Bu sesin tüyleri ürperten dehşeti kadınları hatta komitaları bile buz gibi dondurdu."
-
[-i]
Ürperti vermek