İçinde rp olan 9 harfli 36 kelime var. İçerisinde RP bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında rp olan kelimeler listesine ya da sonu rp ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇARPMASIZ

  1. [sıfat] Çarpma yapılamayan
KIRPILMAK

  1. [nesnesiz] Kırpma işi yapılmak
    • "O romanlarda kırpılan, atılan yerler var mıdır?" (Adalet Ağaoğlu)
KIRPTIRMA

  1. [isim] Kırptırmak işi
ÇARPTIRMA

  1. [isim] Çarptırmak işi
ÇIRPINMAK

  1. [nesnesiz] Acı ile debelenmek; çarpınmak
    • "Bir oltanın iğnesinde çırpınan bir balık." (Orhan Veli Kanık)
  2. Kaslar birdenbire kendiliğinden ve düzensiz bir biçimde kımıldamak; ihtilaç etmek
  3. Ses çıkararak hafifçe dalgalanmak
    • "Bayrakları arzularımla çırpınan gemiler bir gün sırtlayıp beni götürdüler." (Bedri Rahmi Eyüboğlu)
  4. [mecaz] Ne yapacağını şaşırmış bir durumda üzülmek ve telaşlanmak
    • "Beğeniyor musun şu yaptıklarını, ne olacak şimdi, ne yapacağız diye çırpınıyordu." (Osman Cemal Kaygılı)
  5. [mecaz] Çok istenilen bir şeyi gerçekleştirebilmek için aşırı derecede çaba harcamak
    • "O onurlu ve soğukkanlı adam, gözlerini açarak daha çok şey öğrenmek için çırpınıyordu." (Reha Mağden)
ÜRPERTİLİ

  1. [sıfat] Titreşimi olan
    • "Gözleri pırıl pırıl, sesi ürpertili." (Yusuf Ziya Ortaç)
SERPTİRME

  1. [isim] Serptirmek işi
KONTRPİYE

Kelime Kökeni: Fransızca contre-pied

  1. [isim, spor] Sporcunun yanılma hareketi
ÇARPIŞMAK

  1. [-le] Birbirine çarpmak, tokuşmak
    • "Kompartımana girdi ve eşyalarını raflara koymaya çalışan Pervin'le çarpıştı." (Halide Edip Adıvar)
  2. [nesnesiz, -le, askerlik] Düşmanla küçük çaplı savaşmak; vuruşmak
    • "Karşımıza çıkacak olan kuvvet, kim ve ne olursa olsun, behemehâl çarpışırız ve muvaffak oluruz." (Atatürk)
  3. [nesnesiz, mecaz] Birbirine üstün gelmeye çalışmak
    • "İki düşünce çarpışıyor."
SERPANTİN

Kelime Kökeni: Fransızca serpentin

  1. [isim] Eğlencelerde kullanmak için kendi üzerine sarılarak hazırlanan, savrulduğunda çözülen, renkli kâğıttan yapılmış ince ve uzun şerit
    • "Aman ya Rabbi, aşağıdan bir adam Leylâ’ya bir serpantin fırlatıyor." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. [teknik] Kalorifer tesisatında bükülmüş borularla yapılmış ısıtıcı
  3. [mineraloji] Bakınız yılan taşı
TORPİLSİZ

  1. [sıfat] Torpili olmayan
  2. [zarf] Torpil olmaksızın
CİĞERPARE

Kelime Kökeni: Farsça ciger + pāre

  1. [isim, mecaz] Çok sevilen kimse
    • "Ciğerparesi, bir tanesi içeride alevler içinde can verirken Fasarya buna seyirci mi kalacak?" (Haldun Taner)
  2. Bir kişinin çocuğu
    • "Çaresizdim, yapayalnız, bir de kucağımda küçük ciğerpare..." (Nuriye Çeleğen)
ÇARPITMAK

  1. [-i] Çarpık duruma getirmek
    • "Sağ gözünü şakağa doğru gerip çarpıtarak korkunç bir şekle sokmuştur." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [mecaz] Yanlışa ve kötü duruma götürmek
    • "Örnek tutarlı olmazsa kimseyi düzeltemez / Tutarlı olmayan örnek herkesi çarpıtır" (Turan Oflazoğlu)
  3. [mecaz] Gerçek anlamından saptırmak
ARPACILIK

  1. [isim] Arpacının yaptığı iş
KIRPIŞMAK

  1. [nesnesiz] Göz kapakları çok ışıktan sık sık kırpılmak
  2. Işık yanıp söner gibi olmak
ÇARPTIRIŞ

  1. [isim] Çarptırmak işi
ŞEKERPARE

Kelime Kökeni: Farsça şeker + pāre

  1. [isim, bitki bilimi] Çok tatlı bir tür kayısı
  2. Un, şeker, yumurta, yağ vb. ile elde edilen hamurun ceviz büyüklüğünde parçalara ayırılıp ortasına fındık yerleştirdikten sonra fırında pişirilmesi ve üzerine şerbet dökülmesiyle hazırlanan bir tür tatlı
ÇIRPIŞMAK

  1. [nesnesiz] Kuşlar kanatlarını oynatmak
ÇIRPTIRMA

  1. [isim] Çırptırmak işi
ÜRPERTMEK

  1. [-i] Ürperti vermek
    • "Bu sesin tüyleri ürperten dehşeti kadınları hatta komitaları bile buz gibi dondurdu." (Ömer Seyfettin)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü