İçinde rp olan 7 harfli 27 kelime var. İçerisinde RP bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında rp olan kelimeler listesine ya da sonu rp ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PIRPIRI
-
-
[isim, tarih]
Yeniçeri salma erlerinin giydikleri kırmızı çuhadan yapılmış cübbe; pirpiri
-
Bir tür Bizans altını
-
[sıfat, argo]
Uçarı, hovarda
-
[isim, tarih]
Yeniçeri salma erlerinin giydikleri kırmızı çuhadan yapılmış cübbe; pirpiri
- SERPİCİ
-
-
[isim]
Su, tuz, tohum vb. serpen veya saçan alet
- "Bu panoramanın günlük hayattaki belirtileri yer yer ümit kırıcı, hatta dehşet verici ve bozgun tohumları serpici oluyor..."
-
[isim]
Su, tuz, tohum vb. serpen veya saçan alet
- ÜRPERME
-
-
[isim]
Ürpermek işi
- "Bahçemde / Yağmur bunun için yağıyor / Bunun için bu ürpermeler"
-
[isim]
Ürpermek işi
- HIRPANİ
-
Kelime Kökeni: Farsça ḫar-bān + Arapça -į
-
[sıfat, eskimiş]
Perişan, derbeder olan
- "Fakat eskiden zengin bir tüccar, şimdi ise hırpani kılıklı ve meteliksiz bir ihtiyar olan ağzı bozuk bir kumarbaz."
-
[sıfat, eskimiş]
Perişan, derbeder olan
- TÖRPÜLÜ
-
-
[sıfat]
Törpülenmiş
-
[sıfat]
Törpülenmiş
- ÜRPERİŞ
-
-
[isim]
Ürpermek işi
- "Bu çamlığın bütün kokularını, seslerini ve ürperişlerini duydum."
-
[isim]
Ürpermek işi
- SERPMEK
-
-
[-i]
Bir şeyi dağılacak biçimde dökmek
-
Belli bir yere dağılacak biçimde dökmek; ekmek (II)
- "Buzlarını atıp karabiberlerini serptikten sonra kadehleri iyice karıştırdım."
-
[nesnesiz]
Yağmur veya kar azar azar, ince ince yağmak; serpiştirmek
- "Yağmur serpiyor. Kar serpiyor."
-
[mecaz]
Vermek, saçmak
-
[-i]
Bir şeyi dağılacak biçimde dökmek
- SÜRPRİZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca surprise
-
[isim]
Beklenmeyen ve insanı şaşırtarak sevindiren veya üzen olay, beklenmedik durum; şaşırtı
- "Kocam bugün gazeteci arkadaşlarına bir sürpriz parti vermek istiyor."
-
[isim]
Beklenmeyen ve insanı şaşırtarak sevindiren veya üzen olay, beklenmedik durum; şaşırtı
- ÜRPERTİ
-
-
[isim]
Ürperme duygusu
- "İncir ağacının altında her zamanki isimsiz ürpertiyle titriyorum."
-
[isim]
Ürperme duygusu
- ÇARPICI
-
-
[sıfat]
Etkili, dikkat çeken; sansasyonel
-
[zarf]
Etkili bir biçimde
- "Ne kadar küçük olursa olsun, bu ona pek çarpıcı ve aydınlatıcı geliyordu."
-
[sıfat]
Etkili, dikkat çeken; sansasyonel
- ÇIRPMAK
-
-
[-i]
Halı, kilim vb. şeyleri hızla ve kesik kesik silkelemek; dövmek
- "Pencereden örtü, kilim çırparak sabah temizliğine başlayan kadınlar, soba yakmaya uğraşan eller..."
-
İki şeyi birbirine çarpmak
- "Ali Bey ellerini çırptı, Elif Hanım, hepimize kahve diye seslendi."
-
Bir şeyin ucundan bir parça kesmek
- "Ağacın dallarını çırpmak."
-
Sulu yiyecekleri hızla ve sürekli olarak çatal, kaşık vb. ile karıştırmak
-
[mecaz]
Çalmak, hırsızlık etmek
-
[spor]
Güreşte rakibinin kollarını beli hizasında sımsıkı kavrayarak minderde kendi üzerinden sağa ve sola sırtüstü savurmak
-
Uzun bir sırıkla ceviz, badem, zeytin vb. meyveleri ağaca vurarak dökmek
- "Kır bekçisi zeytinliğin setini aşar aşmaz, elinde değnek zeytin çırpan Cemal ile Cemal’in ayakları dibinde, eğilmiş, tane eleyen Zeliş’i tanıdı."
-
Kuşlar kanatlarını vurarak uçmak
- "Yolcuların attığı simit parçalarını kapma yarışında martılar, kimi kanat çırpıyor, kimi havada süzülüyor, kimi suda yüzüyor."
-
[-i]
Halı, kilim vb. şeyleri hızla ve kesik kesik silkelemek; dövmek
- KIRPMAK
-
-
[-i]
Parçalara ayırmak, kesmek
-
Göz kapaklarını açıp kapamak; kıpmak
- "Az lakırtı söyler, sık ve siyah kaşlarının altında asla kırpmadığı iri, parlak, sabit ve siyah gözlerini hep önüne dikerdi."
-
[-den, mecaz]
Kesinti yapmak, tutumlu davranmak
- "Her hafta bu dergileri alabilmek için küçücük gündeliğimden bir parçasını, öğle yemeklerinden kırparak biriktiririm."
-
[-i]
Parçalara ayırmak, kesmek
- PİRPİRİ
-
-
[isim, tarih]
Bakınız pırpırı
-
[isim, tarih]
Bakınız pırpırı
- ARPAĞAN
-
-
[isim, ağızlardan]
Arpaya benzer ancak tanesi zayıf bir bitki
-
[isim, ağızlardan]
Arpaya benzer ancak tanesi zayıf bir bitki
- ÇARPILI
-
-
[sıfat]
Çarpı işareti konmuş
-
[isim]
Bir tür olta iğnesi
-
[sıfat]
Çarpı işareti konmuş
- SARPLIK
-
-
[isim]
Sarp olma durumu
-
[isim]
Sarp olma durumu
- USTURPA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca stropa
-
[isim]
İnce bir halatın ucuna bir kurşun parçası bağlanarak yapılan bir çeşit kırbaç
- "Hele Üsküdar gibi bıçkını fazla semtlerde on çocuktan üç dördünde bir bıçak, bir sustalı, bir usturpa hatta bir saldırma bulunurdu."
-
Gemileri süpürmekte kullanılan kaba keten, kenevir veya bozuk halat parçası
-
Gemicileri cezalandırmak için kullanılan ucu cevizli halat
-
[isim]
İnce bir halatın ucuna bir kurşun parçası bağlanarak yapılan bir çeşit kırbaç
- SERPİLİ
-
-
[sıfat]
Serpilmiş
- "Gardırop kapıları açık ve her tarafa elbise ve çamaşırlar serpili."
-
[sıfat]
Serpilmiş
- TORPİDO
-
Kelime Kökeni: Almanca Torpedo
-
[isim]
Otomobillerde, içinde sürücü için gerekli şeylerin bulunduğu kapaklı küçük bölme; torpido gözü
-
[denizcilik]
Bakınız torpido bot
- "Torpido ile hücum edip de Frenk zırhlısını batıranlar içinde Ahmet de vardı."
-
[denizcilik]
Bakınız torpil
-
[isim]
Otomobillerde, içinde sürücü için gerekli şeylerin bulunduğu kapaklı küçük bölme; torpido gözü
- TIRPANA
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, hayvan bilimi]
Öz kedi balığıgillerden, yan kanatları vücuduna yapışık, uzun kuyruklu, iri bir balık; rina (Raja batis)
-
[isim, hayvan bilimi]
Öz kedi balığıgillerden, yan kanatları vücuduna yapışık, uzun kuyruklu, iri bir balık; rina (Raja batis)