İçinde rme olan 8 harfli 166 kelime var. İçerisinde RME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında rme olan kelimeler listesine ya da Sonu rme ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E M R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EM, ER, ME, RE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BİLDİRME
-
-
[isim]
Bildirmek işi, beyan
-
[isim]
Bildirmek işi, beyan
- BÜKTÜRME
-
-
[isim]
Büktürmek işi
-
[isim]
Büktürmek işi
- İNİVERME
- ...
- SÜRDÜRME
-
-
[isim]
Sürdürmek işi
-
[isim]
Sürdürmek işi
- DİZDİRME
-
-
[isim]
Dizdirmek işi
-
[isim]
Dizdirmek işi
- SÜRMEDAN
-
Kelime Kökeni : Türkçe
-
[isim]
Sürmelik
-
[isim]
Sürmelik
- İVDİRMEK
-
-
[-i]
Hareket durumunda olan bir nesnenin hareketini çabuklaştırmak
-
[-i]
Hareket durumunda olan bir nesnenin hareketini çabuklaştırmak
- EKTİRMEK
-
-
[-i]
Ekme işini yaptırmak
- "Üstüne bol zencefil ektirdiğim salep fincanını iki elimle kavradım." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[-i]
Ekme işini yaptırmak
- İNDİRMEK
-
-
[-i]
Yüksekten, sarp ve kötü yerden veya yukarıdan aşağıya inmesini sağlamak
- "Zeynep'i o sel yatağından, yağdan kıl çeker gibi indirdi." (Yahya Kemal)
-
Bir taşıt veya binek hayvanından aşağıya almak
-
Fiyatını azaltmak, düşürmek
-
Hızla vurmak
- "Genç adamın başına son darbeyi indirdi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Kapamak
- "Kepenkleri indirmek."
-
[nsz]
Yağmur, sis, birdenbire bastırmak
- "Haberlerle birlikte hızlı bir yağmur indirdi." (Necati Cumalı)
-
Kırmak, tahrip etmek
- "Göstericiler yapının camlarını indirmişler."
-
[-i]
Yüksekten, sarp ve kötü yerden veya yukarıdan aşağıya inmesini sağlamak
- YÜPÜRMEK
-
-
[nsz]
Telaşla öteye beriye koşmak
-
[nsz]
Telaşla öteye beriye koşmak
- ÜRPERMEK
-
-
[nsz]
Korku, tiksinti, üşüme vb. yüzünden tüylerin dikilip derinin nokta nokta kabarmasıyla görülen ani titreme
- "Akşam serinliğinde vücudu hafifçe ürpererek ayağa kalktı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Korkmak
- "Gecenin durgun saatlerinde top sesleri ile ürperiyordu İstanbul." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[nsz]
Korku, tiksinti, üşüme vb. yüzünden tüylerin dikilip derinin nokta nokta kabarmasıyla görülen ani titreme
- KONFİRME
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Doğrulanmış, geçerlenmiş, onaylanmış
-
[sıfat]
Doğrulanmış, geçerlenmiş, onaylanmış
- PİŞİRMEK
-
-
[-i]
Bir besin maddesini gerektiği kadar ısıda tutarak yenebilecek bir duruma getirmek
- "Kahvesini de pekâlâ kendi pişirebilecekken eşinin önüne getirmesini bekler." (Haldun Taner)
-
[nsz]
Isı etkisiyle belirli bir kullanıma elverişli duruma getirmek
- "Tuğla pişirmek. Çömlek pişirmek."
-
Çalışarak öğrenmek
-
Olgunlaştırmak
- "Feleğin nice cevir ve mihneti, nice aldanışlar, nice hayal ve ümit kırılışları beni pişirmeye kâfi gelmedi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Bunaltacak kadar ısıtmak, yakmak
- "Bu ceket beni pişirdi."
-
[-i]
Bir besin maddesini gerektiği kadar ısıda tutarak yenebilecek bir duruma getirmek
- AÇIVERME
-
-
[isim]
Açıvermek işi
-
[isim]
Açıvermek işi
- AKIVERME
-
-
[isim]
Akıvermek işi
-
[isim]
Akıvermek işi
- DEDİRMEK
-
-
[-i]
Demek zorunda bırakmak
-
Denilmesini sağlamak
-
[-i]
Demek zorunda bırakmak
- MERMERCİ
-
-
[isim]
Mermer çıkaran, işleyen, satan, mermer vb. taşlardan yapılarda ıslak zemin işleri, mutfak döşemesi, eviye veya mezar taşları yapan kimse
-
[isim]
Mermer çıkaran, işleyen, satan, mermer vb. taşlardan yapılarda ıslak zemin işleri, mutfak döşemesi, eviye veya mezar taşları yapan kimse
- ÖLÜVERME
- ...
- BİTİRMEK
-
-
[-i]
Bitmesini sağlamak, sona erdirmek, tüketmek, tamamlamak, sonuçlandırmak
- "Bu işi sonuna kadar bitirmek lazım." (Peyami Safa)
-
Güçsüz düşürmek, bitkin duruma getirmek, yormak
- "Onu en çok bitiren Filistin, Irak cepheleri oldu." (Aka Gündüz)
-
Onulmaz duruma getirmek, mahvetmek
- "Yetişir koştuğum aşkın peşi sıra / Bitirdi beni bu içki, bu kumar." (Cahit Sıtkı Tarancı)
-
[-i]
Bitmesini sağlamak, sona erdirmek, tüketmek, tamamlamak, sonuçlandırmak
- BÖĞÜRMEK
-
-
[nsz]
Öküz, manda, deve bağırmak
-
İnsan, anlaşılmaz bir biçimde yüksek sesle bağırmak
- "Böğürerek ağlayan babam, halam, hizmetçiler, hepsi dışarı çıktılar." (Ömer Seyfettin)
-
[nsz]
Öküz, manda, deve bağırmak