İçinde rm olan 7 harfli 197 kelime var. İçerisinde RM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında rm olan kelimeler listesine ya da Sonu rm ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ELVERME

  1. [isim] Elvermek işi veya durumu

EVERMEK

  1. [-i] Evlendirmek

ÖTÜRMEK

  1. [nsz] İshal olmak

TOZARMA

  1. [isim] Tozarmak işi

YAŞARMA

  1. [isim] Yaşarmak işi

BOZARMA

  1. [isim] Bozarmak işi veya durumu

BECERME

  1. [isim] Becermek işi

KOPARMA

  1. [isim] Koparmak işi
  2. Halterde ağırlığı bir tür kaldırma biçimi

AZDIRMA

  1. [isim] Azdırmak işi

ALDIRMA

  1. [isim] Aldırmak işi

KIRMACI

  1. [isim] Giysilere pili yapan kimse
  2. Basılmış formaları katlayan kimse
  3. Kırılmış tahıl satıcısı
  4. Değirmen işleten kimse, değirmenci

ÖLÇERME

  1. [isim] Ölçermek işi veya durumu

ARMAĞAN

  1. [isim] Birini sevindirmek, mutlu etmek için verilen şey, hediye
    • "Çam sakızı çoban armağanı."
  2. Ödül
    • "Nobel armağanı."
  3. Bir bilim adamının emek verdiği dalda onu anmak için hazırlanan bilimsel eser
    • "Macit Gökberk Armağanı."
  4. Bağış, ihsan

KAYIRMA

  1. [isim] Kayırmak işi, koruma, himmet, iltimas

SORMACA

  1. [isim] Anket

OTURMAK

  1. [-e] Vücudun belden yukarısı dik duracak biçimde ağırlığı kaba etlere vererek bir yere yerleşmek
    • "Bir sandalyenin üzerinde oturmuş, önüne bakıyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Daha ilk gecesinden karı lafı ile oturup kalkmaya başlarsa konu nereye varır?" (Memduh Şevket Esendal)
  2. [nsz] Bu biçimde yerleştiği yerde kalmak
    • "Bakın, hikâye zordur, acımasız ve hoşgörüsüzdür. Oturursunuz ve başından kalkamazsınız." (Tarık Dursun K)
  3. [-i] Uygun gelmek, ölçüleri tam olmak
    • "Ütüsüz ve beli oturmamış pantolonunu çekti." (Tarık Buğra)
  4. [-de] Bir yerde sürekli olarak kalmak, ikamet etmek
    • "Aynı semtte oturdukları için komşu da sayılırlar." (Burhan Felek)
  5. [nsz] Hiçbir iş yapmadan boş vakit geçirmek, boş durmak
    • "Böyle oturacağınıza çalışsanız olmaz mı?"
  6. [nsz] Toprak veya yapı çökmek, aşağı inmek
    • "Temelin bu tarafı on santim oturmuş."
  7. [-le] Biriyle beraber yaşamak
    • "O günden beri, enişte beyle oturuyorum." (Sermet Muhtar Alus)
  8. Bir işi yapmakta olmak, bir işe başlamak üzere olmak
    • "Bu saat, kendimi bildim bileli sofraya oturma saatimizdir." (Yusuf Ziya Ortaç)
  9. Yer almak, geçmek
    • "Valilik makamına oturdu."
  10. [nsz] Benimsenmek, yerleşmek, kökleşmek
    • "Gelenekler gün geçtikçe iyice oturdu."
  11. Belli bir yörüngede dönmeye başlamak
    • "Uydu yörüngeye oturdu."
  12. Sıvı tortuları dibe çökmek, dipte toplanmak
  13. [nsz] Herhangi bir durumda belli bir süre kalmak
    • "Arif gibi bir adamla çene yarışına girmek istememekle beraber susup oturamazdı." (Memduh Şevket Esendal)
  14. Mal olmak
    • "Bu bize pahalıya oturdu."

SÜPÜRME

  1. [isim] Süpürme işi

FORMÜLE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] "Bir düşünceye bir anlatım biçimi vermek" anlamında kullanılan formüle etmek birleşik fiilinde geçen bir söz

EVİRMEK

  1. [-i] Döndürmek, çevirmek
    • "Veznedar lirayı aldı, evirdi çevirdi, dudak büktü..." (Halit Ziya Uşaklıgil)
  2. Yapısını değiştirmek, taklip etmek

KUBARMA

  1. [isim] Kubarmak işi

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü