İçinde rm olan 5 harfli 43 kelime var. İçerisinde RM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında rm olan kelimeler listesine ya da Sonu rm ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HURMA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Hurma ağacı
  2. Bu ağacın tatlı meyvesi

PERMİ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Yazılı izin belgesi
  2. Kişilere özellikle dış ticaret için devletçe verilen izin
  3. Tren yolculuklarında kullanılan paso

SİRMO

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Doğu Anadolu'da yetişen bir yabani sarımsak türü (Allium atrovilaceum, Allium vineale)

VURMA

  1. [isim] Vurmak işi

ERMİN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kakım

GÖRME

  1. [isim] Görmek işi, rüyet

ERMİŞ

  1. [isim] Dinî inançlara göre kendisinde olağanüstü manevi güç bulunan kişi, eren, evliya, veli
    • "Anadolu ermişlerinin hikâyesini de kendine özgü üslubuyla anlatmıştır." (Nezihe Araz)

FERMA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Av köpeğinin gizlendiği yerden avı gözetlemesi

YARMA

  1. [isim] Yarmak işi
  2. Engebeli bir yerde, herhangi bir yolu geçirmek için açılmış yer
    • "Demir yolu birçok yarmalardan geçer."
  3. Gelişigüzel kırılmış buğday, dövme
    • "Yarma arpa. Yarma burçak."
  4. Gelişigüzel kırılmış buğdaydan yapılan bir tür çorba
  5. [sıfat] Kolay yarılan ve çekirdeğinden ayrılan
    • "Yarma şeftali."

DERME

  1. [isim] Dermek işi
  2. Aynı türden bir araya getirilmiş şeylerin hepsi, koleksiyon

ÖRMEK

  1. [-i] İplik, yün, tel, saz vb.ni birbirine dolayarak işlemek veya tezgâhta dokumak
    • "Balık ağı örerken, ağları tamir ederken okur o!" (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Kumaşlardaki delikleri elde iplikle besleyerek kapatmak
    • "Paltonun sırtını güve yemişti de ben örmüştüm." (Burhan Felek)
  3. Saç, yele vb. şeylerin tellerini birkaç bölüme ayırıp birbirine geçirmek yolu ile dağınıklıktan kurtarmak
    • "Kız saçlarını örmüş."
  4. Duvar yapmak veya onarmak
    • "Bu duvarı iki günde ördüler."
  5. Estetik kaygıyla, duygulu biçimde bir güzelliği ortaya koymak
    • "Bu yeni zevke göre, şiir ve nesir örenler yok." (Yahya Kemal Beyatlı)
  6. Müzik, edebiyat vb.nde bir özelliği oluşturmak, ortaya koymak
    • "Yaşadıkça kendi kabuğunu yetiştiren sümüklü böcek gibi talihimizi biz kendimiz öreriz." (Abdülhak Şinasi Hisar)

SORMA

  1. [isim] Sormak işi

ERMEK

  1. [-e] Erişmek, kavuşmak
    • "Nereden geldiğini anlamadığı bir ataklığa ermişti." (Necati Cumalı)
  2. Yetişip dokunmak
    • "Eli tavana ermek."
  3. [nsz] Bitkiler veya bunların ürünleri olgunlaşmak
    • "Ekinler ermeden biçilmez."
  4. [nsz] Kendini Tanrı yoluna vermiş kimse insanüstü kutsal bir aşamaya erişmek

SÜRME

  1. [isim] Sürmek işi
  2. Kapı kanadını içeriden kapama, dolap kapağını yerinde tutma vb. işlere yarayan ve yuvası içinde ileri geri sürülebilen sistem, sürgü
    • "Kapıyı kapadı. Üstünde anahtar ve sürme yoktu." (Peyami Safa)
  3. Masa ve dolapta küçük çekmece
  4. [sıfat] Sürülerek kullanılan
    • "Sürme kapı. Sürme kapak."

FORMA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Biçim, şekil
  2. Öğrencilerin, sporcuların, bazı mesleklerde çalışanların giydikleri, bağlı bulundukları okul, spor kulübü veya meslekleri belirten tek tip giysi
  3. Tek kâğıt tabaka üzerine basılan on altı sayfalık kırılmış kitap parçası
    • "Forma başında olduğu için sık sık aynı yerinden açılan kitabın o cümlesine tesadüf etti." (Peyami Safa)

DURMA

  1. [isim] Durmak işi
  2. Eğleşme, eğlenme, tevakkuf

GERME

  1. [isim] Germek işi
  2. Birbirine yaklaşık bükülü vücut bölümlerini, gerici kasların çalışmasıyla birbirinden iyice uzaklaştırma, bükme karşıtı
  3. Bir yeri bölmek, sınırı belli etmek için yapılan tahta perde

YİRMİ

  1. On dokuzdan sonra gelen sayının adı
  2. Bu sayıyı gösteren 20, XX rakamlarının adı
  3. [sıfat] İki kere on, on dokuzdan bir artık

KURMA

  1. [isim] Kurmak işi
  2. [sıfat] Kurularak, parçaları birleştirilerek oluşturulan, prefabrik
    • "Kurma ev."

SERME

  1. [isim] Sermek işi
  2. Sac ekmeği

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü