İçinde rm olan 5 harfli 43 kelime var. İçerisinde RM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında rm olan kelimeler listesine ya da Sonu rm ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SÜRME
-
-
[isim]
Sürmek işi
-
Kapı kanadını içeriden kapama, dolap kapağını yerinde tutma vb. işlere yarayan ve yuvası içinde ileri geri sürülebilen sistem, sürgü
- "Kapıyı kapadı. Üstünde anahtar ve sürme yoktu." (Peyami Safa)
-
Masa ve dolapta küçük çekmece
-
[sıfat]
Sürülerek kullanılan
- "Sürme kapı. Sürme kapak."
-
[isim]
Sürmek işi
- ARMUZ
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Gemilerde güverte ve borda kaplama tahtalarının yan yana gelmeleri sonucu aralarında oluşturdukları çizgi
-
[isim]
Gemilerde güverte ve borda kaplama tahtalarının yan yana gelmeleri sonucu aralarında oluşturdukları çizgi
- GURME
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Tatbilir
- "Değme gurmelere taş çıkartacak kadar bilgili ve deneyimlidir." (Ahmet Ümit)
-
[isim]
Tatbilir
- DÜRME
-
-
[isim]
Dürmek işi
-
İçine peynir, kıyma vb. konularak yenilen pişmiş yufka, gözleme
-
Lahana
-
[isim]
Dürmek işi
- VERME
-
-
[isim]
Vermek işi
-
[isim]
Vermek işi
- FİRMA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Tüzel kişiliği olsun olmasın bir ekonomik etkinlik birimi
-
[isim]
Tüzel kişiliği olsun olmasın bir ekonomik etkinlik birimi
- ALARM
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir uyarıyı, bir tehlikeyi bildirmek için verilen işaret
-
Bu işareti veren düzenek
-
[isim]
Bir uyarıyı, bir tehlikeyi bildirmek için verilen işaret
- KARMA
-
-
[isim]
Karmak işi
-
[sıfat]
Ayrı türden olan ögelerin karıştırılmasıyla oluşmuş, muhtelit
- "Karma aşı. Karma futbol takımı."
-
[isim]
Karmak işi
- ERMİŞ
-
-
[isim]
Dinî inançlara göre kendisinde olağanüstü manevi güç bulunan kişi, eren, evliya, veli
- "Anadolu ermişlerinin hikâyesini de kendine özgü üslubuyla anlatmıştır." (Nezihe Araz)
-
[isim]
Dinî inançlara göre kendisinde olağanüstü manevi güç bulunan kişi, eren, evliya, veli
- YERME
-
-
[isim]
Yermek işi, zem
- "Bir hikâyeciyi övebilmek için ötekilerini ulu orta yermeye başladılar." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Yermek işi, zem
- SPERM
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Meni
-
[isim]
Meni
- YARMA
-
-
[isim]
Yarmak işi
-
Engebeli bir yerde, herhangi bir yolu geçirmek için açılmış yer
- "Demir yolu birçok yarmalardan geçer."
-
Gelişigüzel kırılmış buğday, dövme
- "Yarma arpa. Yarma burçak."
-
Gelişigüzel kırılmış buğdaydan yapılan bir tür çorba
-
[sıfat]
Kolay yarılan ve çekirdeğinden ayrılan
- "Yarma şeftali."
-
[isim]
Yarmak işi
- KURMA
-
-
[isim]
Kurmak işi
-
[sıfat]
Kurularak, parçaları birleştirilerek oluşturulan, prefabrik
- "Kurma ev."
-
[isim]
Kurmak işi
- DERME
-
-
[isim]
Dermek işi
-
Aynı türden bir araya getirilmiş şeylerin hepsi, koleksiyon
-
[isim]
Dermek işi
- DURMA
-
-
[isim]
Durmak işi
-
Eğleşme, eğlenme, tevakkuf
-
[isim]
Durmak işi
- SORMA
-
-
[isim]
Sormak işi
-
[isim]
Sormak işi
- PERMA
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Saçların uzun süre dalgalı kalmasını sağlamak için uygulanan işlem, permanant
-
[isim]
Saçların uzun süre dalgalı kalmasını sağlamak için uygulanan işlem, permanant
- GERME
-
-
[isim]
Germek işi
-
Birbirine yaklaşık bükülü vücut bölümlerini, gerici kasların çalışmasıyla birbirinden iyice uzaklaştırma, bükme karşıtı
-
Bir yeri bölmek, sınırı belli etmek için yapılan tahta perde
-
[isim]
Germek işi
- IRMAK
-
-
[isim]
Çoğunlukla denize dökülen, özellikle genişliği ve taşıdığı su niceliği bakımından en büyük akarsu, nehir
- "Sakarya sanki adı duyulmadık hatta adı konmadık bir ırmaktı." (Tarık Buğra)
-
[isim]
Çoğunlukla denize dökülen, özellikle genişliği ve taşıdığı su niceliği bakımından en büyük akarsu, nehir
- BURMA
-
-
[isim]
Burmak işi
-
Sarığıburma tatlısının kısa söylenişi
-
Burularak yapılmış bilezik
-
[sıfat]
Burulmuş, burularak yapılmış, kıvrılmış
- "Yoksa ben hiç de aptal, tutsak ruhlu, herhangi maskara herifin burma bıyıklarına hayran olan dişilerden değilim." (Halide Edip Adıvar)
-
Hadım etme, iğdiş etme
-
Musluk
-
Eğrilmek için bükülmüş yün
-
Yaşken burularak kurutulan ot
-
Kuru incir
-
[isim]
Burmak işi