İçinde rl olan 5 harfli 22 kelime var. İçerisinde RL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında rl olan kelimeler listesine ya da sonu rl ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HÜRLE
-
-
[isim, ağızlardan]
Bir cins burçak
-
[isim, ağızlardan]
Bir cins burçak
- BARLI
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Üstü barlanmış olan
-
[sıfat, ağızlardan]
Üstü barlanmış olan
- NURLU
-
-
[sıfat]
Bakınız ışıklı
- "Mehtap bize bir nurlu avize gibi gelirdi."
-
[mecaz]
Saygı uyandıran
-
[sıfat]
Bakınız ışıklı
- KİRLİ
-
-
[sıfat]
Leke, toz vb. ile kaplı; bulaşık, pis, murdar, mülevves
-
[mecaz]
Toplumun değer yargılarına aykırı olan
- "Bu isim bana bir zamanlar İstanbul'un en kirli âlemlerinde yuvalanmış bir simayı hatırlattı."
-
[sıfat]
Leke, toz vb. ile kaplı; bulaşık, pis, murdar, mülevves
- ÇORLU
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız hastalıklı
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız hastalıklı
- YERLİ
-
-
[sıfat]
Yurt içinde yapılan veya bir yurdun kendine özgü niteliklerini taşıyan
- "Yerli halıları gördüm, koyu sıcak kırmızılarla diri maviler ağır basıyordu."
-
Belli bir bölgede yetişen; otokton
- "Yerli muz. Yerli meyve."
-
Bir yerin ilk sakini olan; otokton
-
Oturduğu bölgede doğup büyüyen, ataları da orada yaşamış olan
- "Daha önceki gidişinde kendini yerli halka sevdirmişti."
-
Amerika, Avustralya ve Afrika'nın uygarlıktan uzak, ilkel biçimde yaşayan kimi halklarına verilen ad
-
Taşınmamak, başka yere götürülmemek amacıyla yapılan
- "Yerli dolap. Yerli sedir."
-
[sıfat]
Yurt içinde yapılan veya bir yurdun kendine özgü niteliklerini taşıyan
- HIRLI
-
-
[sıfat, ağızlardan]
İşinde doğru, uslu, iyi (kimse)
-
Yaramaz, şımarık, kötü (kimse)
-
[sıfat, ağızlardan]
İşinde doğru, uslu, iyi (kimse)
- BİRLİ
-
-
[sıfat]
Bir parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden bir tane bulunan
-
[isim]
Bakınız as (II)
- "O akşamın gecesi sabaha dek birli, üçlü, kız, papaz gördüm rüyamda."
-
[sıfat]
Bir parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden bir tane bulunan
- GIRLA
-
-
[zarf, teklifsiz konuşmada]
Bakınız alabildiğine
- "Elbette ya... O köşkte uşaklar, bahçıvanlar gırla."
-
[zarf, teklifsiz konuşmada]
Bakınız alabildiğine
- ERLİK
-
-
[isim]
Bakınız yiğitlik
-
[askerlik]
Er olma durumu
-
[isim]
Bakınız yiğitlik
- ZORLU
-
-
[sıfat]
Bakınız şiddetli
- "Sanırım zorlu bir kış yaklaşıyor."
-
Tuttuğunu koparan, baskı yapabilecek ölçüde güçlü (kimse)
- "Ne zorlu bir amir olduğunu daha ilk gününden belli etti."
-
Zor, güç yapılan; çetin
- "Millî Mücadele'nin bazı zorlu safhalarında onun âdeta, işlere seyirci kalır gibi bir kayıtsız, ilgisiz duruşu olurdu ki..."
-
Zorbalık yapan
-
[sıfat]
Bakınız şiddetli
- ZORLA
-
-
[zarf]
Zor kullanarak; cebren, zecren, metazori
- "Ekrem'i zorla yatıştırıp bizim eve götürdüm."
-
İstemeyerek, isteksiz olarak; zoraki
- "Adama beş lira verdik, zorla başımızdan savdık."
-
[zarf]
Zor kullanarak; cebren, zecren, metazori
- TİRLE
-
Kelime Kökeni: Fransızca tire-lait
-
[isim]
Meme başı üzerine yerleştirilip sütün alınmasına yarayan araç
-
[isim]
Meme başı üzerine yerleştirilip sütün alınmasına yarayan araç
- TERLİ
-
-
[sıfat]
Terlemiş olan
- "O günkü gibi terli değil, ateşli değil."
-
[sıfat]
Terlemiş olan
- TÜRLÜ
-
-
[sıfat]
Birden çok türü bulunan; tür
- "Kuşkuları, korkuları yenmek için insanlar türlü işler icat ettiler."
-
Değişik türleri içinde bulunduran
-
[isim]
Çeşitli sebzelerle pişirilen yemek
- "Akşam idare olsun diye türlünün ancak dörtte birini sofraya koyarak başına geçtiler."
-
[sıfat]
Birden çok türü bulunan; tür
- SIRLI
-
-
[sıfat]
Sır sürülmüş, sırı olan
- "Toprak olanları dahi pek zevkle yapılmış olup ekserisi cam gibi sırlıdır."
-
[sıfat]
Sır sürülmüş, sırı olan
- TARLA
-
-
[isim]
Tarıma elverişli olan, sınırlı ve belirli toprak parçası
- "Denizciler aralarında, karadaki tarla sahiplerinden çok daha fazla, hem çok daha candan yardımlaşırlar."
-
[mecaz]
Deniz hayvanlarının çok olduğu yer
- "İstiridye tarlası. Midye tarlası."
-
[isim]
Tarıma elverişli olan, sınırlı ve belirli toprak parçası
- HARLI
-
-
[zarf]
Kuvvetli bir biçimde
- "Yüreğimizdeki uygarlaşma ateşi öylesine harlı yanıyordu ki hatalarımızı görmüyorduk."
-
[zarf]
Kuvvetli bir biçimde
- CARLI
-
-
[sıfat]
Car (II) giymiş olan
- "Köyün sokaklarında elleri carlı, peştamallı köylüleri kovalıyordu."
-
[sıfat]
Car (II) giymiş olan
- ORLON
-
Kelime Kökeni: Fransızca orlon
-
[isim]
Yapay dokuma ipliği
-
[sıfat]
Bu iplikle dokunmuş
-
[isim]
Yapay dokuma ipliği