İçinde rl olan 5 harfli 22 kelime var. İçerisinde RL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında rl olan kelimeler listesine ya da sonu rl ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HÜRLE

  1. [isim, ağızlardan] Bir cins burçak
BARLI

  1. [sıfat, ağızlardan] Üstü barlanmış olan
NURLU

  1. [sıfat] Bakınız ışıklı
    • "Mehtap bize bir nurlu avize gibi gelirdi." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. [mecaz] Saygı uyandıran
KİRLİ

  1. [sıfat] Leke, toz vb. ile kaplı; bulaşık, pis, murdar, mülevves
  2. [mecaz] Toplumun değer yargılarına aykırı olan
    • "Bu isim bana bir zamanlar İstanbul'un en kirli âlemlerinde yuvalanmış bir simayı hatırlattı." (Halit Ziya Uşaklıgil)
ÇORLU

  1. [sıfat, ağızlardan] Bakınız hastalıklı
YERLİ

  1. [sıfat] Yurt içinde yapılan veya bir yurdun kendine özgü niteliklerini taşıyan
    • "Yerli halıları gördüm, koyu sıcak kırmızılarla diri maviler ağır basıyordu." (Bedri Rahmi Eyüboğlu)
  2. Belli bir bölgede yetişen; otokton
    • "Yerli muz. Yerli meyve."
  3. Bir yerin ilk sakini olan; otokton
  4. Oturduğu bölgede doğup büyüyen, ataları da orada yaşamış olan
    • "Daha önceki gidişinde kendini yerli halka sevdirmişti." (Eflâtun Cem Güney)
  5. Amerika, Avustralya ve Afrika'nın uygarlıktan uzak, ilkel biçimde yaşayan kimi halklarına verilen ad
  6. Taşınmamak, başka yere götürülmemek amacıyla yapılan
    • "Yerli dolap. Yerli sedir."
HIRLI

  1. [sıfat, ağızlardan] İşinde doğru, uslu, iyi (kimse)
  2. Yaramaz, şımarık, kötü (kimse)
BİRLİ

  1. [sıfat] Bir parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden bir tane bulunan
  2. [isim] Bakınız as (II)
    • "O akşamın gecesi sabaha dek birli, üçlü, kız, papaz gördüm rüyamda." (Abbas Sayar)
GIRLA

  1. [zarf, teklifsiz konuşmada] Bakınız alabildiğine
    • "Elbette ya... O köşkte uşaklar, bahçıvanlar gırla." (Haldun Taner)
ERLİK

  1. [isim] Bakınız yiğitlik
  2. [askerlik] Er olma durumu
ZORLU

  1. [sıfat] Bakınız şiddetli
    • "Sanırım zorlu bir kış yaklaşıyor." (Melike Melis)
  2. Tuttuğunu koparan, baskı yapabilecek ölçüde güçlü (kimse)
    • "Ne zorlu bir amir olduğunu daha ilk gününden belli etti." (Haldun Taner)
  3. Zor, güç yapılan; çetin
    • "Millî Mücadele'nin bazı zorlu safhalarında onun âdeta, işlere seyirci kalır gibi bir kayıtsız, ilgisiz duruşu olurdu ki..." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  4. Zorbalık yapan
ZORLA

  1. [zarf] Zor kullanarak; cebren, zecren, metazori
    • "Ekrem'i zorla yatıştırıp bizim eve götürdüm." (Ahmet Ümit)
  2. İstemeyerek, isteksiz olarak; zoraki
    • "Adama beş lira verdik, zorla başımızdan savdık." (Burhan Felek)
TİRLE

Kelime Kökeni: Fransızca tire-lait

  1. [isim] Meme başı üzerine yerleştirilip sütün alınmasına yarayan araç
TERLİ

  1. [sıfat] Terlemiş olan
    • "O günkü gibi terli değil, ateşli değil." (Tarık Buğra)
TÜRLÜ

  1. [sıfat] Birden çok türü bulunan; tür
    • "Kuşkuları, korkuları yenmek için insanlar türlü işler icat ettiler." (Yaşar Kemal)
  2. Değişik türleri içinde bulunduran
  3. [isim] Çeşitli sebzelerle pişirilen yemek
    • "Akşam idare olsun diye türlünün ancak dörtte birini sofraya koyarak başına geçtiler." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
SIRLI

  1. [sıfat] Sır sürülmüş, sırı olan
    • "Toprak olanları dahi pek zevkle yapılmış olup ekserisi cam gibi sırlıdır." (Falih Rıfkı Atay)
TARLA

  1. [isim] Tarıma elverişli olan, sınırlı ve belirli toprak parçası
    • "Denizciler aralarında, karadaki tarla sahiplerinden çok daha fazla, hem çok daha candan yardımlaşırlar." (Halikarnas Balıkçısı)
  2. [mecaz] Deniz hayvanlarının çok olduğu yer
    • "İstiridye tarlası. Midye tarlası."
HARLI

  1. [zarf] Kuvvetli bir biçimde
    • "Yüreğimizdeki uygarlaşma ateşi öylesine harlı yanıyordu ki hatalarımızı görmüyorduk." (Ayşe Kulin)
CARLI

  1. [sıfat] Car (II) giymiş olan
    • "Köyün sokaklarında elleri carlı, peştamallı köylüleri kovalıyordu." (Ömer Seyfettin)
ORLON

Kelime Kökeni: Fransızca orlon

  1. [isim] Yapay dokuma ipliği
  2. [sıfat] Bu iplikle dokunmuş
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü