İçinde ri olan 4 harfli 53 kelime var. İçerisinde Rİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ri olan kelimeler listesine ya da Sonu ri ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BRİÇ

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Dört kişi arasında oynanan bir iskambil oyunu
    • "Briç masasında operetçi Muhlis Sabahattin başı çeker." (Salâh Birsel)

ITRİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Itırlı, kokulu

GRİL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Izgara

ERİN

  1. [sıfat] Ergen

FERİ
...
CARİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Geçerli olan, yürürlükte olan
    • "Memlekette bu konunun hükmü hâlâ caridir."
  2. Akan

ERİŞ

  1. [isim] Erme işi ve durumu
    • "Bu makama eriş, ona, bir devlet reisinin tahtına veya koltuğuna kurulmuş gibi bir his verir." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

RİGA
...
VERİ

  1. [isim] Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, done
    • "İstatistik veriler."
  2. Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler
    • "Bir romanın verileri."
  3. Bilgi, data
  4. Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey
  5. Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi

İRİS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Saydam tabaka ile göz merceği arasında bulunan, ince, kasılabilen bir zardan oluşan, gözün renkli bölümü

FRİZ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Tavandan inerek sahnenin üst kısmını, sahne boyunca kaplayan kısa, dar perde
  2. Eski Yunan ve Roma yapılarında taban kirişi ile çatı arasında kalan, üzeri boydan boya kabartmalarla süslü bölüm, efriz

İRİN

  1. [isim] Organizmanın herhangi bir yerinde iltihaplanma sonunda ölmüş hücre artıklarından ve bozulmuş akyuvarlardan oluşan, mikroplu veya mikropsuz, genellikle sarımtırak renkte koyuca sıvı, cerahat

ERİK

  1. [isim] Gülgillerden, beyaz çiçekli bir ağaç (Prunus domestica)
  2. Bu ağacın kabuğu ince, çeşitli renklerde, mayhoş veya tatlı, eti sulu, tek ve sert çekirdekli yemişi

RİNG

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Üzerinde boks yapılan, çevresi kordonla çevrilmiş yer

SERİ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Herhangi bir bakımdan bir bütün oluşturan şeylerin tümü, dizi
    • "Bu, seri hâlinde yazılmış bir yazı değildir." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Bir fabrika veya atölyenin uzun bir süre aynı iş üzerinde çalıştığı üretim tipi
    • "Fabrika seri imalata başlayınca fiyatlar düştü."

BRİK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] İki direkli, seren yelkenli, birkaç top taşıyan gemi

GERİ

  1. [isim] Arka, bir şeyin sonra gelen bölümü, art, alt taraf, ileri karşıtı
    • "Amerikan barın gerisinden işaret eden barmen seslendi." (Necati Cumalı)
    • "Arada gelenlerin çoğu kapıdan bakıp oturmadan geri dönüyorlardı." (Necati Cumalı)
    • "İşler günden güne geri gidiyor."
    • "Eteğim gayet fena olmuş, terziye geri gönderdim." (Mahmut Yesari)
  2. Son, sonuç
    • "Sen gerisini düşünme."
    • "Koltuğu biraz geri al."
    • "Oğlunun hiçbir dileğini geri çevirmezmiş." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. Bir şeyin sona kalan bölümü
    • "Yazının gerisi yarın yayımlanacak."
  4. Geçmiş, mazi
    • "Artık geride özleyeceğim hiçbir şey yok." (Sait Faik Abasıyanık)
  5. Hayvanda boşaltım organının dışı
  6. [sıfat] Eksik gösteren (saat)
    • "Bu saat beş dakika geridir."
  7. [sıfat] Aptal, anlayışsız
  8. [sıfat] Benzerlerine ayak uydurup ilerleyememiş, gelişememiş
    • "Geri düşünce. Geri adam."
  9. [zarf] Geriye doğru
    • "Bağına, bahçene, suyuna, toprağına veda ederek geri gidiyorum." (Falih Rıfkı Atay)
  10. [ünlem] "Geri dön, geri git!" anlamında bir söz

SARİ

  1. [isim] Hint kadınlarına özgü giysi
  2. Bu giysinin yapıldığı kumaş
    • "Sari denir kumaşa bürünen, ayağı bilezikli ve burunları incili veya mücevherli kadınlar..." (Falih Rıfkı Atay)

DERİ

  1. [isim] İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten
    • "Bütün kemikleri, ince bir deri altında birer birer sayılıyordu." (Peyami Safa)
    • "Bu efendi, derisi kemiklerine yapışmış, gözleri çukura kaçmış, hastaneye yatırılacak kılığa girmişti." (Memduh Şevket Esendal)
  2. [sıfat] Bu tabakadan yapılmış
    • "Üstünde yine o siyah deri pardösüsü, kolunda siyah deri çantası." (Necati Cumalı)
  3. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu
    • "Tefecilerin eline düşerse derisini yüzerler."
  4. Soyulmadan yenen yemişlerin ince kabuğu veya soyulan yemişlerde kabuk altındaki zar

MERİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Geçerli
    • "Fethi Bey hükûmeti, meri olan bu maddeyi tatbik ettiği için kürsüden izahat vermek ıztırarında kalıyor." (Yahya Kemal Beyatlı)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü