İçinde rg olan 5 harfli 37 kelime var. İçerisinde RG bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında rg olan kelimeler listesine ya da Sonu rg ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DERGİ

  1. [isim] Siyaset, edebiyat, teknik, ekonomi vb. konuları inceleyen ve belirli aralıklarla çıkan süreli yayın, mecmua
    • "Yanında getirdiği dergileri çıkardı; karıştırmaya, okumaya başladı." (Memduh Şevket Esendal)

ERGEN

  1. [sıfat] Döl verebilecek duruma gelmiş olan, erin, yeni yetme, akil baliğ, baliğ
  2. Henüz evlenmemiş, bekâr

BURGU

  1. [isim] Delik açmaya yarayan delgiye takılı sarma, yivli, keskin, çelik alet
    • "Yeşil gözlerini iki burgu gibi gözlerime batırdı." (Halide Edip Adıvar)
  2. Tıpa çekmeye yarayan, ucu sivri ve helis biçiminde demir alet, tirbuşon
  3. Yerin orta ve derin katmanlarına inebilmeyi sağlayan delici alet
  4. Telli sazlarda, telleri germeye yarayan mandal

ARGAÇ

  1. [isim] Dokuma tezgâhlarında enine atılan iplik, atkı

VARGI

  1. [isim] Verilen bir önermeden çıkarsama yoluyla varılan sonuç
    • "Taşlar katı olur, mermer bir taştır, şu hâlde mermer katıdır uslamlaması bir tasımdır. Bu tasımın ilk önermesine büyük önerme, ikincisine küçük önerme, sonuncusuna da vargı denir."

KARGA

  1. [isim] Kargagillerden, kanatları geniş, tüyleri kara renkte, tarla ve bahçelere çok zarar veren kuş (Corvus)

URGAN

  1. [isim] Keten, kenevir, pamuk, jüt gibi türlü dokuma maddelerinden yapılan ince halat
    • "Kadınının boynunda pembe urgan gibi bir yemeni var." (Halide Edip Adıvar)

DURGU

  1. [isim] Olmakta olan bir şeyin birdenbire durarak kesilmesi, sekte
  2. Bir müzik eserinde, bitiş etkisi yapan armonik zincirlemeler bütünü

KARGO

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Yük taşıyan uçak veya gemi
  2. Uçak, gemi vb. bir taşıtla taşınan eşya, yük
  3. Bir yerden bir yere yük veya posta taşıyan şirket
  4. Bu şirketin taşıdığı yük veya posta

SARGI

  1. [isim] Esnek bir maddeden yapılmış uzun, dar ve ince şerit
  2. Bir elektrik makinesinde veya aracında aynı devreyi oluşturan iletkenlerin tümü
  3. Vücudun bir bölümünü yerinde veya baskı altında tutmak amacıyla uygun biçimde sarılmış şerit
    • "Kendisi ağır bir asker gölgesi, yalnız bir kolu beyaz bir sargı içinde." (Halide Edip Adıvar)

ORGAN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Canlı bir vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv
    • "Bütün iç organlarım burkulur gibi oldu." (Necati Cumalı)
  2. Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş
    • "Devlet organları."

YERGİ

  1. [isim] Bir kimseyi, bir toplumu, bir düşünceyi, bir nesneyi, bir göreneği yermek için yazılmış yazı veya söylenmiş söz, hicviye, hiciv, satir
    • "Bize okuduğu yergilerde onun şahsına dokunur bir şey yoktu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

ÖRGÜT

  1. [isim] Ortak bir amacı veya işi gerçekleştirmek için bir araya gelmiş kurumların veya kişilerin oluşturduğu birlik, teşekkül, teşkilat
    • "Örgütteki dosyası da çoktan dürülmüştü." (Tarık Buğra)
    • "Sizler batıda yerleştiğiniz her karış toprakta Oğuz töresini yaşatacak örgütleri kuracaksınız." (Nezihe Araz)
  2. Bir kuruluşa bağlı alt bölümlerin bütünü

SÜRGÜ

  1. [isim] Kapının kapanması için arkasına yatay olarak yerleştirilen demir veya ağaç kol, tırkaz, sürme
  2. Sürülmüş tarlayı bastırmak ve düzeltmek için kullanılan, taştan veya ağaç kütüğünden tarım aracı, tapan
  3. Sıvayı bastırıp düzeltmek için kullanılan büyük mala
  4. Hastanın büyük ve küçük abdestini yapabilmesi için altına sürülen kap
  5. Çoğu kez bölümlere ayrılmış bir çubuk üzerinde veya bir cetvelin, bir kumpasın ortasına açılmış bir oluk içinde kayabilen sivri uç veya küçük lama

SORGU

  1. [isim] Sorma işi
    • "Soracakları varmış yıllardır sorarlar / Anlaşılan bu sorgu daha yıllarca sürecek." (Atilla İlhan)
    • "Hayalimde polislerin beni karakola sürüklediklerini ve sıkı bir sorguya çektiklerini görüyordum." (Halide Edip Adıvar)
  2. Ceza muhakemeleri usul kanununa göre, sanığın araştırma konusu olayla ilgili olarak yargıç karşısındaki beyanı, istintak

ERGİN

  1. [sıfat] Olmuş, yetişmiş, kemale ermiş
    • "Ergin yemiş. Ergin ekin."
  2. Haklarını kendi kullanmak için yasanın gösterdiği yaşa gelmiş olan (kimse), reşit
    • "Oğlunun bilgin, ergin, akıllı, uslu olmasını istiyordu." (Nezihe Araz)

KARGI

  1. [isim] Gövdesi 5-6 m yüksekliğe erişebilen çok yıllık bir bitki, kamış, saz (Arundo donax)
  2. Dalyanlarda büyük balıklar için kullanılan demir kanca
  3. Silah olarak kullanılan, ucu sivri ve demirli uzun mızrak
    • "Avlunun ortasında, elinde bir uzun kargı ile saatlerce başı havada, ağzı açık hayran hayran dolaşırdı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

GERGİ

  1. [isim] Perde
  2. İp, kayış, tel vb.ni gerginleştirme işinde kullanılan araç

YARGI

  1. [isim] Kavrama, karşılaştırma, değerlendirme vb. yollara başvurularak kişi, durum veya nesnelerin eleştirici bir biçimde değerlendirilmesi, hüküm
  2. Yasalara göre mahkemece bir olay veya olgunun doğuşuna etken olan sebeplerin de göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi sonucu verilen karar, kaza
    • "Yargı yetkisi, Türk milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır." (Anayasa)

ARGIT

  1. [isim] Geçit, boğaz, dağ boğazı, derbent
  2. Keklik tutmakta kullanılan, tahtadan kapanların yan taraflarına bağlanan ağaç parça

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü