İçinde ren olan 9 harfli 41 kelime var. İçerisinde REN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ren olan kelimeler listesine ya da sonu ren ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ren Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E N R
3 Harfli Kelimeler
REN
2 Harfli Kelimeler
EN, ER, NE, RE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÖĞRENİLİŞ
-
-
[isim]
Öğrenilmek işi
-
[isim]
Öğrenilmek işi
- KIZILÖREN
-
-
[isim]
Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri
- YEDİVEREN
-
-
[sıfat]
Yılda birkaç kez meyve veren veya çiçek açan (asma, gül vb.)
-
Çok meyve veren veya çiçek açan (bitki)
-
[sıfat]
Yılda birkaç kez meyve veren veya çiçek açan (asma, gül vb.)
- ÇEMRENMEK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Kendi kol ve paçalarını sıvamak, eteğini toplamak
-
[mecaz]
Bir işe girişmek için hazırlanmak, paçaları sıvamak
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Kendi kol ve paçalarını sıvamak, eteğini toplamak
- ANTRENMAN
-
Kelime Kökeni: Fransızca entraïnement
-
[isim, spor]
Bakınız idman
- "Profesyonel boksörden antrenman bahanesiyle senin karşında dayak yemek işime gelmiyor kızım!"
-
[mecaz]
Herhangi bir konuda yapılan hazırlık
-
[isim, spor]
Bakınız idman
- RENKSEMEZ
-
-
[sıfat, fizik]
Beyaz ışığı çözümlemeden veren; akromatik
-
[biyoloji]
Hücrede boyayı kabul etmeyen
-
[sıfat, fizik]
Beyaz ışığı çözümlemeden veren; akromatik
- GÖRENEKÇİ
-
-
[isim]
Göreneklere bağlı kimse
-
[isim]
Göreneklere bağlı kimse
- NARENCİYE
-
Kelime Kökeni: Farsça nārenc + Arapça -iyye
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız turunçgiller
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız turunçgiller
- ŞEKERRENK
-
Kelime Kökeni: Farsça şeker + reng
-
[isim, eskimiş]
Sarıya çalan renk
-
[sıfat]
Bu renkte olan
-
[mecaz]
İki kişi arasında dostluk ilişkilerinin bozuk olması
-
[isim, eskimiş]
Sarıya çalan renk
- RENDELEME
-
-
[isim]
Rendelemek işi
-
[isim]
Rendelemek işi
- RENKSEMEK
-
-
[nesnesiz]
Renkli duruma gelmek
-
Rengi olmak
-
[nesnesiz]
Renkli duruma gelmek
- FRENLEMEK
-
-
[-i]
Bir taşıtın, mekanizmanın hareketini fren yardımıyla yavaşlatmak veya durdurmak
-
[mecaz]
Aşırı istek ve davranışlara engel olmak; gemlemek
- "Adam fena sinirlendi. Ama durdu, düşündü, kendini iyi frenledi."
-
[-i]
Bir taşıtın, mekanizmanın hareketini fren yardımıyla yavaşlatmak veya durdurmak
- YARENBAŞI
-
-
[isim]
Yâreni yöneten veya yönlendiren kimse
-
[isim]
Yâreni yöneten veya yönlendiren kimse
- RENGARENK
-
Kelime Kökeni: Farsça rengāreng
-
[sıfat]
Çeşitli renkleri olan, renk renk
- "Rengârenk kâğıtlara sarılı paketlerde birtakım yiyecekler, içecekler alır."
-
[sıfat]
Çeşitli renkleri olan, renk renk
- RENKÖLÇER
-
-
[isim, fizik]
Bir sıvının renk derecesini ölçmeye yarayan araç; kolorimetre
-
[isim, fizik]
Bir sıvının renk derecesini ölçmeye yarayan araç; kolorimetre
- İZDÜŞÜREN
-
-
[sıfat, matematik]
Bir biçimin bir düzlem üzerindeki iz düşümünde, biçimin her noktasını iz düşümüyle birleştiren (doğru)
-
[sıfat, matematik]
Bir biçimin bir düzlem üzerindeki iz düşümünde, biçimin her noktasını iz düşümüyle birleştiren (doğru)
- RENKLİLİK
-
-
[isim]
Renkli olma durumu
-
[isim]
Renkli olma durumu
- DİRENÇSİZ
-
-
[sıfat]
Direnci olmayan
-
[sıfat]
Direnci olmayan
- DİRENİŞÇİ
-
-
[isim]
Karşı koyan, dayanan kimse
-
[isim]
Karşı koyan, dayanan kimse
- ÖĞRENİMLİ
-
-
[sıfat]
Öğrenim görmüş, okumuş; tahsilli
-
[sıfat]
Öğrenim görmüş, okumuş; tahsilli