İçinde ren olan 7 harfli 46 kelime var. İçerisinde REN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ren olan kelimeler listesine ya da sonu ren ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ren Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E N R

3 Harfli Kelimeler

REN

2 Harfli Kelimeler

EN, ER, NE, RE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

RENKSİZ

  1. [sıfat] Rengi olmayan
    • "Islak topraklardan renksiz dumanlarla beraber keskin bir toprak kokusu yükseliyor." (Halide Edip Adıvar)
  2. [mecaz] Solgun görünen
  3. [mecaz] Davranış ve düşünce yönünden belli bir niteliği olmayan
    • "Geriye kalan üç dört yolcuya gelince bunlar lalettayin ve renksiz insanlardı." (Feridun Fazıl Tülbentçi)
RENKSER

  1. [sıfat, fizik] Renklerle ilgili olan; kromatik
ÖĞRENME

  1. [isim] Öğrenmek işi; istihbar
    • "Öğrenme konusundaki yorulmayan açlığımı karşılayan bir okuldaydım." (Ayla Kutlu)
NİRENGİ

Kelime Kökeni: Farsça nīrengī

  1. [isim] Belli sayıda noktanın konumunu kesin olarak tespit edebilmek için, bu noktaları tepe olarak kabul ederek bir alanı üçgenlere bölme işi
PERENDE

Kelime Kökeni: Farsça perende

  1. [isim] Havada çark gibi dönerek atılan takla
ÖĞRENCE

  1. [isim] Öğrenmek amacıyla deneme olarak yapma
  2. Bakınız simülasyon
ÖĞRENİŞ

  1. [isim] Öğrenmek işi
ÖZVEREN

  1. [sıfat] Bakınız özverili
ÖĞRENİM

  1. [isim] Herhangi bir meslek, sanat veya iş için gerekli bilgi, beceri ve alışkanlıkların elde edilmesi amacıyla yapılan çalışma; tahsil
    • "Öğrenimini bitirmeye bir yıl kala Türkiye'deki büyük fabrika sahiplerinden çağrılar alıyormuş." (Melih Cevdet Anday)
İMRENCE

  1. [isim] Herkesçe imrenilen şey veya kimse
PRENSİP

Kelime Kökeni: Fransızca principe

  1. [isim, mantık] Bakınız ilke
    • "Bunlar için esaslı bir prensip kararı alınmalıdır." (Memduh Şevket Esendal)
PRENSES

Kelime Kökeni: Fransızca princesse

  1. [isim] Hükümdar ailesinden olan kadın veya kızlara verilen ünvan
    • "Yengem, ağzındaki lokmayla beraber, prensesten hiç de iyi haberler almadığını geveliyor." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. Hükümdar karısı
ERENDİZ

  1. [isim, gök bilimi] Bakınız Jüpiter
HEZAREN

Kelime Kökeni: Farsça hezār + reng

  1. [isim, bitki bilimi] Bakınız saray çiçeği
İMRENME

  1. [isim] İmrenmek işi; imrenti, gıpta, özenç
    • "Bütün bu saf sözleri, bir kısmı gerçek bir imrenme ile, bir kısmı içten gelen bir alayla dinliyordu." (Halide Edip Adıvar)
İMRENİŞ

  1. [isim] İmrenmek işi
YARENCE

  1. [zarf] Yâren gibi, yârene benzer bir biçimde
    • "Mavi gözlüklü adam hâlden anlamıştı sanırım, babama yârence gülerek..." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
İMRENTİ

  1. [isim] Bakınız imrenme
    • "Döndü, bir kenardan imrentiyle kendisine bakmakta olan Berbat'ı gördü." (Orhan Kemal)
RENCİDE

Kelime Kökeni: Farsça rencīde

  1. [sıfat] İncinmiş, kalbi kırılmış
İŞVEREN

  1. [isim] İşçileri ücretle çalıştıran gerçek veya tüzel kişi; çalıştıran, patron (I)
    • "Fabrikaları, atölyeleri gezin, işçilerle, işverenlerle konuşun." (Sait Faik Abasıyanık)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü