İçinde ren olan 5 harfli 21 kelime var. İçerisinde REN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ren olan kelimeler listesine ya da sonu ren ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ren Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
REN
2 Harfli Kelimeler
EN, ER, NE, RE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MÜREN
-
Kelime Kökeni: Fransızca murène
-
[isim, hayvan bilimi]
Ilık denizlerin kayalık yerlerinde yaşayan, yılan biçimli, keskin dişli bir balık (Muraena helena)
-
[isim, hayvan bilimi]
Ilık denizlerin kayalık yerlerinde yaşayan, yılan biçimli, keskin dişli bir balık (Muraena helena)
- YAREN
-
Kelime Kökeni: Farsça yārān
-
[isim]
Bakınız arkadaş
- "Görmeye gelenleri, hâl hatır soranları / Sevgili yârenleri görmez olasın bir gün"
-
Dostların oluşturduğu topluluk
-
[isim]
Bakınız arkadaş
- PÜREN
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız süpürge otu
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız süpürge otu
- SİREN
-
Kelime Kökeni: Fransızca sirène
-
[isim]
İtfaiye, cankurtaran ve polis araçlarında bulunan, tiz ses çıkaran uyarıcı alet
- "İtfaiyelerin çanları çalıyor, sirenleri ötüyordu."
-
Üst tarafı kız, alt tarafı balık olduğuna inanılan deniz kızı
-
[isim]
İtfaiye, cankurtaran ve polis araçlarında bulunan, tiz ses çıkaran uyarıcı alet
- TREND
-
Kelime Kökeni: İngilizce trend
-
[isim]
Bakınız eğilim
-
[isim]
Bakınız eğilim
- MOREN
-
Kelime Kökeni: Fransızca moraine
-
[isim, mineraloji]
Bakınız buzul taş
-
[isim, mineraloji]
Bakınız buzul taş
- PRENS
-
Kelime Kökeni: Fransızca prince
-
[isim]
Hükümdar ailesinden olan erkeklere verilen ünvan
- "Hanedan prenslere dair başka hatıram yoktu."
-
Bir prensliğin başında bulunan kimse
- "Bu sırada, en gayretli şekilde savaşarak Beyazıt’ı koruyanların başındaysa Beyazıt’ın kayınbiraderi, Sırp prensi Stefanos vardı."
-
Bazı ülkelerde en yüksek soyluluk ünvanı
-
[isim]
Hükümdar ailesinden olan erkeklere verilen ünvan
- RENDE
-
Kelime Kökeni: Farsça rende
-
[isim]
Tahta yüzeyleri pürüzsüz duruma getirmek, biçim vermek için marangozların kullandığı araç
-
Üzerinde küçük delik ve kesici çıkıntıları bulunan, peynir, soğan, havuç vb.ni ufak parçalara ayırmak için kullanılan mutfak aleti
-
Bu aletle ufak parçalara ayrılmış şey
- "Peynir rendesi. Sabun rendesi."
-
[isim]
Tahta yüzeyleri pürüzsüz duruma getirmek, biçim vermek için marangozların kullandığı araç
- GRENA
-
Kelime Kökeni: Fransızca grenat
-
[isim, mineraloji]
Nar çiçeği renginde bir süs taşı
-
Alüminyum silikat ile kalsiyum, magnezyum, demir, manganez vb. madenlerden birinin birleşmesinden oluşmuş çeşitli renkteki mineral
-
[isim, mineraloji]
Nar çiçeği renginde bir süs taşı
- GİREN
-
-
[isim, ağızlardan]
Hafif bulutlu, sisli hava
-
[isim, ağızlardan]
Hafif bulutlu, sisli hava
- CEREN
-
Kelime Kökeni: Moğolca
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız ceylan
- "Dedim akça ceren çölde ne gezer."
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız ceylan
- KİREN
-
Kelime Kökeni: Yunanca
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız kızılcık
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız kızılcık
- EVREN
-
-
[isim, gök bilimi]
Gök varlıklarının bütünü; kâinat, cihan, âlem, kozmos
- "Evrende milyonlarca galaksi, her galakside milyonlarca güneş var."
-
Düzenli ve uyumlu bir bütün olarak düşünülen bütün varlıklar; kâinat
- "Yemeyi, içmeyi, konuşmayı, düşmanlarımı, dostlarımı, orta malı hislerimi ve evreni unuttum."
-
[ağızlardan]
Büyük yılan
-
[mecaz]
Kişinin içinde yaşadığı, ilişkide bulunduğu ortam
- "Kendi evrenine dalmış olan Halim ürkerek sıçradı, bir adım geriye attı."
-
[isim, gök bilimi]
Gök varlıklarının bütünü; kâinat, cihan, âlem, kozmos
- GEREN
-
-
[isim, ağızlardan]
Kuruyunca çatlayan toprak, verimsiz, tuzlu, killi toprak
-
[isim, ağızlardan]
Kuruyunca çatlayan toprak, verimsiz, tuzlu, killi toprak
- FRENK
-
Kelime Kökeni: Farsça freng
-
[isim]
Anglosakson, Cermen veya Latin ırklarının birinden olan kimse
- "Frenklere mahsus, şen, latifeci bir ihtiyarla genç kadına doğru ilerledi."
-
[tarih]
Osmanlıların Avrupalılara, özellikle Fransızlara verdikleri ad
-
[isim]
Anglosakson, Cermen veya Latin ırklarının birinden olan kimse
- ARENA
-
Kelime Kökeni: Fransızca arène
-
[isim]
Boğa güreşi, yarış, oyun vb. gösteriler yapılan alan
- "Bu sayede arenada dövüşecek olan gladyatörler birdenbire ortada belirebilecekti."
-
[mecaz]
Siyasi çekişmelerin geçtiği yer
-
[isim]
Boğa güreşi, yarış, oyun vb. gösteriler yapılan alan
- PEREN
-
Kelime Kökeni: Farsça peren
-
[isim, eskimiş]
Bakınız Ülker
-
[isim, eskimiş]
Bakınız Ülker
- SEREN
-
-
[isim, denizcilik]
Yelkenli gemilerde üzerine dört köşe yelken açmak ve işaret kaldırmak için direğe yatay olarak bağlanan gönder
-
[mimarlık]
Konut kapılarında menteşe ve kilidin takıldığı düşey konumdaki kalın parça
-
[isim, denizcilik]
Yelkenli gemilerde üzerine dört köşe yelken açmak ve işaret kaldırmak için direğe yatay olarak bağlanan gönder
- DİREN
-
-
[isim]
Bakınız dirgen
-
[isim]
Bakınız dirgen
- TÖREN
-
-
[isim]
Bir toplulukta, üyelerin belli bir olayı, kişiyi veya değeri ayırt edip sembolleştirmesi, bunların anlam ve öneminin güçlendirilmesi amaçlarıyla düzenlenen hareket dizisi; merasim
- "Töreni daha uzaktan izleyen annelerle babalar da sevinçle el çırpıyorlardı."
-
Anma, kutlama, nişan, evlenme, ölüm gibi sebeplerle yapılan toplantı; merasim, resim, seremoni
-
[isim]
Bir toplulukta, üyelerin belli bir olayı, kişiyi veya değeri ayırt edip sembolleştirmesi, bunların anlam ve öneminin güçlendirilmesi amaçlarıyla düzenlenen hareket dizisi; merasim