İçinde re olan 8 harfli 349 kelime var. İçerisinde RE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında re olan kelimeler listesine ya da Sonu re ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
ER, RE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MEFHARET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Övünme, övünce, iftihar etme
-
[isim]
Övünme, övünce, iftihar etme
- SEYRELME
-
-
[isim]
Seyrelmek işi
-
[isim]
Seyrelmek işi
- GÖSTEREN
-
-
[isim]
Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü
-
[isim]
Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü
- PREZANTE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
"Tanıtmak, takdim etmek" anlamlarındaki prezante etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
- "Şu prezante ettikleri Bay Ahmet Müslim, hiç Türk'e benzemiyor." (Aka Gündüz)
-
[sıfat]
"Tanıtmak, takdim etmek" anlamlarındaki prezante etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
- AĞAÇÖREN
- ...
- KİREBOLU
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Arıların kovan deliğini kapamak için kullandıkları sarı ve yumuşak madde
-
[isim]
Arıların kovan deliğini kapamak için kullandıkları sarı ve yumuşak madde
- ÖĞRENMEK
-
-
[-i]
Bilgi edinmek
- "Gerçi yeni nesil, eskiyi öğrenmekte bir fayda görmüyor ama ben gene de yazayım." (Burhan Felek)
-
Bellemek
-
[nsz]
Yetenek, beceri kazanmak
- "Her şeye dikkatli baktığı için öğrenmişti." (Refik Halit Karay)
-
Haber almak
- "Hüseyin, ayrılma kararını öğrenince tabancayı göğsüne dayamış, ateş etmiş." (Memduh Şevket Esendal)
-
[-i]
Bilgi edinmek
- PORTRECİ
-
-
[isim]
Portre ressamı
-
[isim]
Portre ressamı
- TRENÇKOT
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
İçi astarlı, kemerli, su geçirmez pardösü, yağmurluk
- "Elleri trençkotunun cebinde, ışıklara yürüdü." (Atilla İlhan)
-
[isim]
İçi astarlı, kemerli, su geçirmez pardösü, yağmurluk
- HASREDİŞ
- ...
- HAYRETLE
-
-
[zarf]
Şaşkınlıkla, şaşarak
- "İri kirpikli yeşil gözlerini kocaman kocaman açıp hayretle doktorun yüzüne baktı." (Haldun Taner)
-
[zarf]
Şaşkınlıkla, şaşarak
- DEPREMEK
- ...
- KREMLEME
-
-
[isim]
Kremlemek işi
-
[isim]
Kremlemek işi
- MECBUREN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Kendi isteğinin dışında, zorla, kaçınılmaz, zorunlu olarak
-
[zarf]
Kendi isteğinin dışında, zorla, kaçınılmaz, zorunlu olarak
- MÜŞAVERE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Danışma, danış
-
[isim]
Danışma, danış
- FAREDİŞİ
-
-
[isim]
Bir iğne veya boncuk oyası türü
-
[isim]
Bir iğne veya boncuk oyası türü
- LİBRETTO
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Bir operanın sözlerinin yazılı bulunduğu kitap
-
Bir pandomimi veya baleyi açıklayan kitap
-
[isim]
Bir operanın sözlerinin yazılı bulunduğu kitap
- MÜRETTİP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Dizgici
- "Eli yüzü karalı, elleri dirseklerine kadar sıvalı mürettipler harıl harıl çalışırlarken arada bana bakıyorlardı." (Orhan Kemal)
-
[sıfat]
Düzenleyen, hazırlayan, sıraya koyan
-
[isim]
Dizgici
- NEKRELİK
-
-
[isim]
Nekre olma durumu
-
[isim]
Nekre olma durumu
- MÜREKKEP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yazı yazmak, desen çizmek veya basmak için kullanılan, türlü renklerde sıvı madde
- "Delikanlının elinden yere kocaman bir mürekkep şişesi düşüp patladı." (Reşat Nuri Güntekin)
- "Herhâlde aile terbiyemin, görgümün ve az buçuk mürekkep yalamış olmamın da bu Tanrı vergisini beslemekte tesiri olacaktır." (Reşat Nuri Güntekin)
- "Şöyle az buçuk mürekkep yalamış bir insanı böylesine üç nutuk çılgına döndürür." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Yazı yazmak, desen çizmek veya basmak için kullanılan, türlü renklerde sıvı madde