İçinde re olan 4 harfli 70 kelime var. İçerisinde RE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında re olan kelimeler listesine ya da sonu re ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Re Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
ER, RE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GREK
-
Kelime Kökeni: Fransızca grec
-
[isim]
Yunan uygarlığının MÖ 800 ile MÖ 323 yılları arasındaki antik döneminde yaşamış olan halk
-
[isim]
Yunan uygarlığının MÖ 800 ile MÖ 323 yılları arasındaki antik döneminde yaşamış olan halk
- REEL
-
Kelime Kökeni: Fransızca réel
-
[sıfat]
Bakınız gerçek
-
[sıfat]
Bakınız gerçek
- REPO
-
-
[isim, ekonomi]
Bankalar arası işlemlerde bir gecelik faiz uygulaması
-
[isim, ekonomi]
Bankalar arası işlemlerde bir gecelik faiz uygulaması
- REZE
-
Kelime Kökeni: Arapça rezze
-
[isim]
Bakınız menteşe
- "Kapının reze tarafına yakın yerinde bir parmak kalınlığında bir çatlak gözüme ilişti."
-
Kapıyı içeriden ve dışarıdan açıp kapamaya yarayan ve başparmakla basılarak işletilen düzen
- "Gece yağan yağmurdan rezeler şişmiş mi şişmiştir."
-
[isim]
Bakınız menteşe
- FİRE
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, ticaret]
Bakınız ağırlık yitimi
-
Bir iş yapılırken çıkan artık parça
-
[sıfat]
Eksik, noksan olan
-
[isim, ticaret]
Bakınız ağırlık yitimi
- DREÇ
-
Kelime Kökeni: İngilizce dredge
-
[isim]
Ağlı kepçe, tarama ağı
-
[isim]
Ağlı kepçe, tarama ağı
- REYE
-
Kelime Kökeni: Fransızca rayé
-
[sıfat]
Çubuklu çizgileri olan (kumaş)
- "Fenerliler, sarı lacivert reye fanila giymişler."
-
[sıfat]
Çubuklu çizgileri olan (kumaş)
- DERE
-
-
[isim, coğrafya]
Çaydan küçük, yazın kuruyan veya suyu azalan küçük akarsu
- "Bu ensiz tahta köprü altında ince dere."
-
[coğrafya]
İki dağ veya tepe sırtı arasındaki uzun çukur
-
Damlarda yağmur sularını toplayarak oluğa veren çinko veya kiremit yol
-
[isim, coğrafya]
Çaydan küçük, yazın kuruyan veya suyu azalan küçük akarsu
- RENK
-
Kelime Kökeni: Farsça reng
-
[isim]
Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum
- "Birisi sütsüz çikolata renginde, uzun boylu, geniş omuzlu Amerikan boksörlerine benziyordu."
-
[mecaz]
Bakınız nitelik
- "İşin rengi değişti."
-
[mecaz]
Bakınız çeşitlilik
-
[isim]
Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum
- FRER
-
Kelime Kökeni: Fransızca frère
-
[isim]
Yabancılara ait okullarda görevli papaz
- "Mektepte arkadaşlarına hükmeden frerlerden hiç korkmadı."
-
[isim]
Yabancılara ait okullarda görevli papaz
- PRES
-
Kelime Kökeni: Fransızca presse
-
[isim, teknik]
İşletme, onarma, düzletme vb. işlemlerin uygulanması için bir nesneyi, iki ağırlık arasında mekanik olarak sıkıştırmaya yarayan alet; mengene, cendere
-
Üzüm, elma, zeytin vb. meyve ve sebzeleri sıkarak suyunu, yağını çıkarmakta kullanılan alet veya araç; mengene
-
[spor]
Bakınız baskı
-
[isim, teknik]
İşletme, onarma, düzletme vb. işlemlerin uygulanması için bir nesneyi, iki ağırlık arasında mekanik olarak sıkıştırmaya yarayan alet; mengene, cendere
- DORE
-
Kelime Kökeni: Fransızca doré
-
[isim]
Bakınız altın sarısı
-
[sıfat]
Bu renkte olan
- "Dore buklelerini sallaya sallaya ve beni ilk kez görüyormuşçasına elini uzattı."
-
[isim]
Bakınız altın sarısı
- APRE
-
Kelime Kökeni: Fransızca apprêt
-
[isim]
Kumaş veya derinin cilalanması
-
Dokumacılıkta, boyacılıkta cila olarak kullanılan madde
-
[isim]
Kumaş veya derinin cilalanması
- FREN
-
Kelime Kökeni: Fransızca frein
-
[isim, teknik]
Bir makinenin, herhangi bir taşıtın hızını kesmeye veya onu durdurmaya yarayan mekanizma
-
[isim, teknik]
Bir makinenin, herhangi bir taşıtın hızını kesmeye veya onu durdurmaya yarayan mekanizma
- ŞİRE
-
Kelime Kökeni: Farsça şįre
- KÜRE
-
Kelime Kökeni: Arapça kure
-
[isim, matematik]
Bütün noktaları merkezden aynı uzaklıkta bulunan bir yüzeyle sınırlı cisim
-
Bakınız dünya
- "Ben de yıldızlar gibi, küre gibi, ben de yalnız ve herkese uzaktım."
-
[isim, matematik]
Bütün noktaları merkezden aynı uzaklıkta bulunan bir yüzeyle sınırlı cisim
- PARE
-
Kelime Kökeni: Farsça pāre
- BREŞ
-
Kelime Kökeni: Fransızca brèche
-
[isim, jeoloji]
Doğal çimento ile lavlı, kavkılı, kabuklu, kemikli kırıntıların kaynaşmasıyla oluşmuş kütle
- "Arada kalan Arapdağı bölgesi ise baca dolgusu, volkanik breşlerden meydana gelir."
-
Yapay bir mermer türü
- "Daha çok dış kaplamalarda kullanılan küfeki taşı ile kolon olarak işlenen ve breş bloklarında yüzeylerinin düzgün olmasıyla yetinilmiş oyma yapılmamıştır."
-
[isim, jeoloji]
Doğal çimento ile lavlı, kavkılı, kabuklu, kemikli kırıntıların kaynaşmasıyla oluşmuş kütle
- VERE
-
-
[isim, tarih]
Bakınız vire
-
[isim, tarih]
Bakınız vire
- UMRE
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿumre
-
[isim]
Hac dönemi dışında Kâbe’yi ve Mekke’nin diğer kutsal yerlerini ziyaret etme
- "Daha sonraları umreye gittiğimde, Haremeyn ve çevrelerini ziyaretimiz sırasında yanımdaki hemşehrilerime verdiğim izahlar sebebiyle bu konuda rehberliğe zorlandım."
-
[isim]
Hac dönemi dışında Kâbe’yi ve Mekke’nin diğer kutsal yerlerini ziyaret etme