İçinde re olan 4 harfli 70 kelime var. İçerisinde RE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında re olan kelimeler listesine ya da sonu re ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Re Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E R

2 Harfli Kelimeler

ER, RE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GREK

Kelime Kökeni: Fransızca grec

  1. [isim] Yunan uygarlığının MÖ 800 ile MÖ 323 yılları arasındaki antik döneminde yaşamış olan halk
REEL

Kelime Kökeni: Fransızca réel

  1. [sıfat] Bakınız gerçek
REPO

  1. [isim, ekonomi] Bankalar arası işlemlerde bir gecelik faiz uygulaması
REZE

Kelime Kökeni: Arapça rezze

  1. [isim] Bakınız menteşe
    • "Kapının reze tarafına yakın yerinde bir parmak kalınlığında bir çatlak gözüme ilişti." (Peyami Safa)
  2. Kapıyı içeriden ve dışarıdan açıp kapamaya yarayan ve başparmakla basılarak işletilen düzen
    • "Gece yağan yağmurdan rezeler şişmiş mi şişmiştir." (Salâh Birsel)
FİRE

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, ticaret] Bakınız ağırlık yitimi
  2. Bir iş yapılırken çıkan artık parça
  3. [sıfat] Eksik, noksan olan
DREÇ

Kelime Kökeni: İngilizce dredge

  1. [isim] Ağlı kepçe, tarama ağı
REYE

Kelime Kökeni: Fransızca rayé

  1. [sıfat] Çubuklu çizgileri olan (kumaş)
    • "Fenerliler, sarı lacivert reye fanila giymişler." (Haldun Taner)
DERE

  1. [isim, coğrafya] Çaydan küçük, yazın kuruyan veya suyu azalan küçük akarsu
    • "Bu ensiz tahta köprü altında ince dere." (Enis Behiç Koryürek)
  2. [coğrafya] İki dağ veya tepe sırtı arasındaki uzun çukur
  3. Damlarda yağmur sularını toplayarak oluğa veren çinko veya kiremit yol
RENK

Kelime Kökeni: Farsça reng

  1. [isim] Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum
    • "Birisi sütsüz çikolata renginde, uzun boylu, geniş omuzlu Amerikan boksörlerine benziyordu." (Aka Gündüz)
  2. [mecaz] Bakınız nitelik
    • "İşin rengi değişti."
  3. [mecaz] Bakınız çeşitlilik
FRER

Kelime Kökeni: Fransızca frère

  1. [isim] Yabancılara ait okullarda görevli papaz
    • "Mektepte arkadaşlarına hükmeden frerlerden hiç korkmadı." (Ömer Seyfettin)
PRES

Kelime Kökeni: Fransızca presse

  1. [isim, teknik] İşletme, onarma, düzletme vb. işlemlerin uygulanması için bir nesneyi, iki ağırlık arasında mekanik olarak sıkıştırmaya yarayan alet; mengene, cendere
  2. Üzüm, elma, zeytin vb. meyve ve sebzeleri sıkarak suyunu, yağını çıkarmakta kullanılan alet veya araç; mengene
  3. [spor] Bakınız baskı
DORE

Kelime Kökeni: Fransızca doré

  1. [isim] Bakınız altın sarısı
  2. [sıfat] Bu renkte olan
    • "Dore buklelerini sallaya sallaya ve beni ilk kez görüyormuşçasına elini uzattı." (Selim İleri)
APRE

Kelime Kökeni: Fransızca apprêt

  1. [isim] Kumaş veya derinin cilalanması
  2. Dokumacılıkta, boyacılıkta cila olarak kullanılan madde
FREN

Kelime Kökeni: Fransızca frein

  1. [isim, teknik] Bir makinenin, herhangi bir taşıtın hızını kesmeye veya onu durdurmaya yarayan mekanizma
ŞİRE

Kelime Kökeni: Farsça şįre

  1. [isim] Bakınız şıra
  2. Bakınız şerbet
  3. [ağızlardan] Üzüm şırasından yapılan tatlı yiyecekler
KÜRE

Kelime Kökeni: Arapça kure

  1. [isim, matematik] Bütün noktaları merkezden aynı uzaklıkta bulunan bir yüzeyle sınırlı cisim
  2. Bakınız dünya
    • "Ben de yıldızlar gibi, küre gibi, ben de yalnız ve herkese uzaktım." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
PARE

Kelime Kökeni: Farsça pāre

  1. [isim] Bakınız parça
  2. Bakınız tane
    • "Hür ufuklarda donanmış iki yüz pare gemi / Yeni doğmuş ayı gördükleri yerden geliyor" (Yahya Kemal Beyatlı)
BREŞ

Kelime Kökeni: Fransızca brèche

  1. [isim, jeoloji] Doğal çimento ile lavlı, kavkılı, kabuklu, kemikli kırıntıların kaynaşmasıyla oluşmuş kütle
    • "Arada kalan Arapdağı bölgesi ise baca dolgusu, volkanik breşlerden meydana gelir." (O. Özcan Dora)
  2. Yapay bir mermer türü
    • "Daha çok dış kaplamalarda kullanılan küfeki taşı ile kolon olarak işlenen ve breş bloklarında yüzeylerinin düzgün olmasıyla yetinilmiş oyma yapılmamıştır." (İbrahim Sarı)
VERE

  1. [isim, tarih] Bakınız vire
UMRE

Kelime Kökeni: Arapça ʿumre

  1. [isim] Hac dönemi dışında Kâbe’yi ve Mekke’nin diğer kutsal yerlerini ziyaret etme
    • "Daha sonraları umreye gittiğimde, Haremeyn ve çevrelerini ziyaretimiz sırasında yanımdaki hemşehrilerime verdiğim izahlar sebebiyle bu konuda rehberliğe zorlandım." (Mustafa Öcal)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü