İçinde rd olan 6 harfli 53 kelime var. İçerisinde RD bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında rd olan kelimeler listesine ya da Sonu rd ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ŞİRDEN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Geviş getiren hayvanlarda, çiğnenmiş besinin bir kez daha mide sularıyla sindirildiği, dört bölümlü midenin dördüncü bölümü

BİRDEN

  1. [zarf] Bir defada
  2. Ansızın
    • "Birden döndüm ve tahminimde haklı olduğumu anladım." (Refik Halit Karay)
  3. Birlikte, beraberce, hepsi bir arada
    • "Şimdi, ikisi birden gülmekten kırılıyorlar." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  4. Çabucak

PERDAH

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Parlatma, parlaklık verme
  2. Sakal tıraşından sonra kıl çıkış yönünün tersine yapılan ikinci tıraş

SIRDAŞ

  1. [isim] Birinin sırlarını bilen kimse, mahrem
    • "Her konuda yardımcı olabilecek güvenilir bir sırdaş bulmam gerekiyordu." (Refik Erduran)
    • "Bu kolay işi güçleştirme yavrum; arkadaş ol benimle, sırdaş ol." (Turan Oflazoğlu)
  2. Birinin sırrını bilecek kadar ona yakın olan kimse

KÜRDAN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Dişleri temizlemek için kullanılan küçük çöp

MARDİN
...
BERDUŞ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Başıboş, serseri kimse
    • "Serseriler, berduşlar, kopuklar başlarını masalara dayayarak sabahlar burada." (Salâh Birsel)
  2. [sıfat] Pis, bozuk, bakımsız
    • "Bir büyük mü büyük hangar, bir dağınık berduş yatak..." (Çetin Altan)

ARDİYE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Genellikle ticaret eşyasının saklandığı yer, depo, antrepo
    • "Ardiyeler ağız ağıza dolmuştu." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Evlerde kullanılmayan, saklanması gereken eşyaların konulduğu bölüm
  3. Böyle bir yerde saklanılan eşya için ödenen ücret

PARDON

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] "Özür dilerim, affedersiniz" anlamlarında kullanılan bir söz
    • "Miras işini babama, pardon ... annemin Türk kocasına bırakıyorum." (Ömer Seyfettin)

BARDAK

  1. [isim] Su vb. şeyleri içmek için kullanılan, genellikle camdan yapılan kap
    • "Elim titredi, bardağı dudağımda güç tuttum." (Falih Rıfkı Atay)
    • "Son tartışmamızın bardağı taşıran damla olduğu belli oluyordu." (Erhan Bener)
    • "Son davranışı bardağı taşırmaya yetti."
    • "Sabahleyin yağmur bardaktan boşanırcasına yağıyordu." (Ömer Seyfettin)
  2. [sıfat] Bu kabın alacağı miktarda olan
    • "Bana sadece bir büyük bardak çay getirdiler." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. Boduç, çamçak
  4. Toprak testi

KARDEŞ

  1. [isim] Aynı anne babadan doğmuş veya anne babalarından biri aynı olan çocukların birbirine göre adı
    • "Öz kardeş. Üvey kardeş. Kız kardeş. Erkek kardeş."
  2. Yaşça küçük olan çocuk
  3. [ünlem] Adı bilinmeyen kimselere söylenen bir seslenme sözü
    • "Güle güle Fahri Bey kardeşim!" (Sait Faik Abasıyanık)
  4. Aralarında çok değer verilen ortak bir bağ bulunanlardan her biri
    • "Din kardeşi."

DÖRDÜL

  1. [isim] Kare
  2. Rubai

BORDÜR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kaldırımların kenarlarında bulunan taşlar
  2. Genellikle giyim kuşam malzemesindeki kenar süsü
  3. Cilt kapağındaki kalın çizgiler
  4. Banyo, tuvalet, mutfak vb. ıslak zeminlerde duvar döşemeleri arasına konan motifli bir tür fayans

BURDUR
...
MURDAR

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Kirli, pis
    • "Bu murdar kümeste nasıl oturuyorsun bilmem?" (Ahmet Mithat)
  2. Cinsel birleşmeden sonra yıkanmamış (kimse)
  3. Şeriata uygun olarak kesilmemiş olan (hayvan)

BORDRO

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir hesabın ayrıntılarını gösteren çizelge
    • "Maaş bordrosu. Kasa bordrosu."

ÇARDAK

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Tarla, bahçe vb. yerlerde ağaç dallarından örülmüş barınak
  2. Asma vb. bitkilerin dallarını sardırmak için direklerle yapılmış yer
    • "Evin bahçeye açılan tahta kapısının üstündeki çardakta koruklar sarkıyordu." (Oktay Rifat)
  3. Kameriye
    • "Çardağın boşluğuna girdiğimiz vakit durmuş, eliyle yanağımı sıkmış, çenemi okşamıştı." (Refik Halit Karay)

TÜRDEŞ

  1. [sıfat] Türleri bir olan

MORDUT
...
GERDAN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Vücudun omuzlarla baş arasında kalan ön bölümü
    • "Başını geri atıp gerdanını olanca beyazlığıyla göstererek sarsıla sarsıla güldü." (Haldun Taner)
    • "Avrupa tiyatrosunda işveli gerdan kırışları, meşhur kantolarıyla, ortalığı kırıp geçirdiği zamanlar!" (Atilla İlhan)
  2. Şişmanlarda çenenin altındaki tombulluk
    • "Sivri çenenin altında iki kat bir gerdan." (Aka Gündüz)
  3. Kesim hayvanlarında boyun

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü