İçinde ran olan 9 harfli 48 kelime var. İçerisinde RAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ran olan kelimeler listesine ya da Sonu ran ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A N R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

NAR

2 Harfli Kelimeler

AN, AR, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

FRANSIZCA
...
MAĞRURANE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Mağrurca
    • "Bohçacı mağrurane güldü." (Ercüment Ekrem Talu)

SEYRANLIK

  1. [isim] Gezinti yeri
    • "Bu Osmanlı prensini de 1910 sularında İstanbul'un bir seyranlığında görmüştüm." (Falih Rıfkı Atay)

REASÜRANS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir sigorta ortaklığının sigorta ettiği paranın bir bölümünü, olabilecek zarara karşı, başka bir ortaklığa yeniden sigorta ettirmesi işi

ESPERANTO
...
SÜREDURAN

  1. [sıfat] Süredurum durumunda olan, atıl

ARANILMAK

  1. [nsz] Arama işine konu olmak
  2. Söz konusu olmak
    • "Arkadaş arasında böyle şeyler aranılır mı?"

PRANGASIZ

  1. [sıfat] Prangası olmayan

TARANTULA
...
KIVRANMAK

  1. [nsz] Ağrı, sancı gibi bedensel veya korku, heyecan gibi ruhsal nedenlerle vücut eğilip bükülmek
    • "Hasta, yorganın altında biraz kıvranarak devam etti." (Peyami Safa)
  2. Acı çekmek, üzülmek
    • "Yıllardan beri düşmanların eline düşmüş olan bu kıymetli vatanın sönmez matemlerini tutar, elemler içinde kıvranmaktan acı bir haz duyarım." (Ömer Seyfettin)
  3. Bir şeye çok gereksinim duymak
    • "Su, su diye kıvrandı."

NURANİLİK
...
VİRANELİK

  1. [isim] Ev yıkıntıları bulunan yer

SOKRANMAK

  1. [nsz] Söylenmek, homurdanmak, isteksiz iş görmek

DAVRANMAK

  1. [nsz] Bir kimseye veya bir şeye karşı belli tavır takınmak
    • "Hiç gerekmezken dönüyor ve onu yeni görmüş gibi davranıyor." (Tarık Buğra)
  2. [-e] Bir şeye el atmak, girişmek
    • "Polisi görünce kaçmaya davrandılar." (Haldun Taner)
  3. [-e] Bir işi yapmaya hazır olmak, hazırlanmak
    • "Kalbine bu üzüntü düşünce duramadı, ayağa kalkıp gitmeye davrandı." (Refik Halit Karay)

İRANİSTİK
...
HAYRANLIK

  1. [isim] Hayran olma durumu
    • "İnsan öğrenciyken bazı hocalarına büyük hayranlık duyar." (Haldun Taner)
  2. Tutku, aşırı istek
    • "Gençliğin, hiç olmazsa gençliğin ruhundan bu mal, bu süs, bu lüks hayranlığını sökelim." (Peyami Safa)

KÜFRANLIK

  1. [isim] Nankörlük
    • "Ekmek yediğin kapıya katiyen küfranlık etmeyeceksin." (Kemal Tahir)

DOĞRANMAK

  1. [nsz] Kesilmek, parça parça edilmek
    • "Bu leğenlere haşlanmış et ve ekmek doğranmıştı." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Kesilir gibi ağrımak
    • "Kollarım doğranıyor."

RANDEVULU

  1. [sıfat] Randevusu bulunan
  2. [zarf] Randevu alarak

KATAMARAN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Birbirine paralel tutulmuş iki ağaç kütükten yapılan tekne

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü