İçinde ran olan 9 harfli 48 kelime var. İçerisinde RAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ran olan kelimeler listesine ya da Sonu ran ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A N R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
NAR
2 Harfli Kelimeler
AN, AR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SOKRANMAK
-
-
[nsz]
Söylenmek, homurdanmak, isteksiz iş görmek
-
[nsz]
Söylenmek, homurdanmak, isteksiz iş görmek
- NURANİLİK
- ...
- RANDEVUCU
-
-
[isim]
Randevuevi işleten kimse
-
[isim]
Randevuevi işleten kimse
- RANDEVULU
-
-
[sıfat]
Randevusu bulunan
-
[zarf]
Randevu alarak
-
[sıfat]
Randevusu bulunan
- TRANSPORT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir yerden başka bir yere taşıma, iletme, nakil
-
Taşımacılık, nakliyat
-
[isim]
Bir yerden başka bir yere taşıma, iletme, nakil
- KARANTİNA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Bulaşıcı bir hastalığın yayılmasını önlemek için belli bir bölgenin veya yerin kontrol altında tutulup gözlemlenmesi biçiminde uygulanan sağlık önlemi
-
Hastanelerde, yatacak hastaların kayıt ve kabul edildikleri yer
-
[isim]
Bulaşıcı bir hastalığın yayılmasını önlemek için belli bir bölgenin veya yerin kontrol altında tutulup gözlemlenmesi biçiminde uygulanan sağlık önlemi
- HAYRANLIK
-
-
[isim]
Hayran olma durumu
- "İnsan öğrenciyken bazı hocalarına büyük hayranlık duyar." (Haldun Taner)
-
Tutku, aşırı istek
- "Gençliğin, hiç olmazsa gençliğin ruhundan bu mal, bu süs, bu lüks hayranlığını sökelim." (Peyami Safa)
-
[isim]
Hayran olma durumu
- ORANLILIK
- ...
- KIVRANMAK
-
-
[nsz]
Ağrı, sancı gibi bedensel veya korku, heyecan gibi ruhsal nedenlerle vücut eğilip bükülmek
- "Hasta, yorganın altında biraz kıvranarak devam etti." (Peyami Safa)
-
Acı çekmek, üzülmek
- "Yıllardan beri düşmanların eline düşmüş olan bu kıymetli vatanın sönmez matemlerini tutar, elemler içinde kıvranmaktan acı bir haz duyarım." (Ömer Seyfettin)
-
Bir şeye çok gereksinim duymak
- "Su, su diye kıvrandı."
-
[nsz]
Ağrı, sancı gibi bedensel veya korku, heyecan gibi ruhsal nedenlerle vücut eğilip bükülmek
- ESPERANTO
- ...
- BUHRANSIZ
- ...
- SATRANÇÇI
-
-
[isim]
Satranç oynayan kimse
-
[isim]
Satranç oynayan kimse
- DOĞRANMAK
-
-
[nsz]
Kesilmek, parça parça edilmek
- "Bu leğenlere haşlanmış et ve ekmek doğranmıştı." (Falih Rıfkı Atay)
-
Kesilir gibi ağrımak
- "Kollarım doğranıyor."
-
[nsz]
Kesilmek, parça parça edilmek
- SEYRANLIK
-
-
[isim]
Gezinti yeri
- "Bu Osmanlı prensini de 1910 sularında İstanbul'un bir seyranlığında görmüştüm." (Falih Rıfkı Atay)
-
[isim]
Gezinti yeri
- NOBRANLIK
-
-
[isim]
Nobran olma durumu veya nobranca davranış
-
[isim]
Nobran olma durumu veya nobranca davranış
- PİREKIRAN
-
-
[isim]
Pireyi yok etmeye ve öldürmeye yarayan ilaç
-
[isim]
Pireyi yok etmeye ve öldürmeye yarayan ilaç
- KATRANSIZ
-
-
[sıfat]
Katranı olmayan
-
[sıfat]
Katranı olmayan
- SÜREDURAN
-
-
[sıfat]
Süredurum durumunda olan, atıl
-
[sıfat]
Süredurum durumunda olan, atıl
- DAVRANMAK
-
-
[nsz]
Bir kimseye veya bir şeye karşı belli tavır takınmak
- "Hiç gerekmezken dönüyor ve onu yeni görmüş gibi davranıyor." (Tarık Buğra)
-
[-e]
Bir şeye el atmak, girişmek
- "Polisi görünce kaçmaya davrandılar." (Haldun Taner)
-
[-e]
Bir işi yapmaya hazır olmak, hazırlanmak
- "Kalbine bu üzüntü düşünce duramadı, ayağa kalkıp gitmeye davrandı." (Refik Halit Karay)
-
[nsz]
Bir kimseye veya bir şeye karşı belli tavır takınmak
- KONFERANS
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Topluluğa bir konuda bilgi vermek amacıyla yapılan konuşma
- "Hiçbir konferansa zevkle gittiğimi hatırlamam." (Orhan Veli Kanık)
- "Türk Ocağında bir de konferans vermiş olduğunu hatırlatırım." (Falih Rıfkı Atay)
-
Uluslararası bir sorunun çözülmesi için yapılan toplantı
- "Hatta milletlerarası konferanslara gazetelerde adı geçebilecek, yüksek seviyeli bir konuşucu mu yollarız." (Falih Rıfkı Atay)
-
[isim]
Topluluğa bir konuda bilgi vermek amacıyla yapılan konuşma