İçinde ran olan 6 harfli 49 kelime var. İçerisinde RAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ran olan kelimeler listesine ya da Sonu ran ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A N R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

NAR

2 Harfli Kelimeler

AN, AR, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GRANÜL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir maddenin en küçük tanesi
  2. Sitoplazmada bulunan küçük tanecikler

BUHRAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bunalım, bunluk, kriz
    • "Üç gecedir gelmiyor, o kadar buhran içindeyim ki." (Peyami Safa)

HARRAN
...
ŞÜKRAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İyilik bilme, gönül borcu, minnettarlık
    • "Biz, şükran ve muhabbetle ellerini öpüyoruz." (Refik Halit Karay)

TERANE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Ezgi, makam, nağme
  2. Çok tekrarlandığından usanç verici bir durum alan söz
    • "Bu teraneleri çok işittik. Gece o terane. Araboğlu, Araboğlu, ayakları Şam'a doğru diye bir teranedir tutturuyorlardı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

ARANTI

  1. [isim] Aranılan çözüm
    • "Günlük sorunların dışındaki her arantıyı, her tartışmayı, her merakı küçümseyen bir toplum, siyasetin değişmeyen budalalıklarıyla didişme uğraşını kaybettiği anda kendi gerçek yüzüyle karşılaşırdı." (Ahmet Altan)

TRANÇA

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] İzmaritgillerden, özellikle sıcak denizlerde yaşayan, pullu, esmer renkli, beyaz etli, kemikli bir balık (Pagrus ehrenbergii)

ORANCA

  1. [zarf] Oran bakımından, orana göre

HÜSRAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Beklenilen şeyin elde edilememesi yüzünden duyulan acı, batkı
    • "Mahinur müteahhitle evlenip gitti, beni hüsranlarımla yalnız bıraktı." (Haldun Taner)
  2. Zarar, ziyan

FRANSA
...
VİRANE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Yıkılmış veya çok harap olmuş yapı
    • "Viranede oynayan çocukların sesleri gittikçe azalıyor." (Peyami Safa)
  2. Yıkılmış veya yanmış olan yapılardan geriye kalan, yıkıntı, ören
    • "Kim bilir hangi viranelerden, tarlalardan, bahçelerden ... kucak kucak odun, çalı çırpı toplayıp getiriyor." (Reşat Nuri Güntekin)

URANÜS
...
NOBRAN

  1. [sıfat] Davranışı kaba, sert ve gönül kırıcı olan, nadan
    • "Kadın, seni sevmiş de konuşuyor oğlum, öyle nobran olma." (Sait Faik Abasıyanık)

UYARAN

  1. [sıfat] Uyarma işini yapan (kimse veya şey), münebbih
  2. Organizmada uyarım yaratan, uyarıcı
    • "Kahve, uyaran maddelerden biridir."
  3. [isim] Bir uyarım, bir tepki yaratan herhangi bir güç, uyarıcı

HAVRAN
...
ARANIŞ
...
BORANİ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Pirinçli, yumurtalı, yoğurtlu ıspanak vb. sebze yemeği

TAHRAN
...
HİCRAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir yerden veya bir kimseden ayrılma, ayrılık
    • "Bu hicran, dudaklarına ezelî bir nakarat yapıştırmıştı." (Ömer Seyfettin)
  2. Ayrılığın neden olduğu onulmaz acı
    • "Başıma da konuyor konuyor aman martı kuşları / Gözlerimden boşalır hicran yaşları." (Orhan Veli Kanık)

KATRAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Organik maddelerden kuru damıtma yoluyla elde edilen, sıvı yağ kıvamında, kara renkte, ağır, is kokulu, suda erimeyen bir madde
    • "Gece karanlığından daha kesif, katran gibi karanlık bir mübarek daire..." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü