İçinde ran olan 6 harfli 49 kelime var. İçerisinde RAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ran olan kelimeler listesine ya da Sonu ran ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A N R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
NAR
2 Harfli Kelimeler
AN, AR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GUFRAN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bağışlama
-
[isim]
Bağışlama
- GRANÜL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir maddenin en küçük tanesi
-
Sitoplazmada bulunan küçük tanecikler
-
[isim]
Bir maddenin en küçük tanesi
- PİRANA
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Genellikle Güney Amerika'da rastlanan, grup hâlinde avlanan ve avını kısa sürede iskeleti kalıncaya kadar yiyen yırtıcı balık
-
[isim]
Genellikle Güney Amerika'da rastlanan, grup hâlinde avlanan ve avını kısa sürede iskeleti kalıncaya kadar yiyen yırtıcı balık
- AYIRAN
-
-
[sıfat]
Işığı yalın ögelerine ayırma özelliği olan
-
[sıfat]
Işığı yalın ögelerine ayırma özelliği olan
- DEVRAN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Dünya
- "Ben neyleyim büyükse devran."
-
Kader, talih
- "Herkesin başına yazılan gelir, devrandır." (Cem Sultan)
-
Zaman, çağ
- "Ben artık eskisi gibi değilim / Devran değişti." (Behçet Necatigil)
-
[isim]
Dünya
- MURANA
-
Kelime Kökeni : Latince
-
[isim]
Yılan balığına benzeyen, çok yırtıcı, sıcak denizlerde yaşayan, göğüs yüzgeci olmayan, eti beğenilen bir deniz balığı (Muraena)
-
[isim]
Yılan balığına benzeyen, çok yırtıcı, sıcak denizlerde yaşayan, göğüs yüzgeci olmayan, eti beğenilen bir deniz balığı (Muraena)
- TERANE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Ezgi, makam, nağme
-
Çok tekrarlandığından usanç verici bir durum alan söz
- "Bu teraneleri çok işittik. Gece o terane. Araboğlu, Araboğlu, ayakları Şam'a doğru diye bir teranedir tutturuyorlardı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Ezgi, makam, nağme
- VİRANE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Yıkılmış veya çok harap olmuş yapı
- "Viranede oynayan çocukların sesleri gittikçe azalıyor." (Peyami Safa)
-
Yıkılmış veya yanmış olan yapılardan geriye kalan, yıkıntı, ören
- "Kim bilir hangi viranelerden, tarlalardan, bahçelerden ... kucak kucak odun, çalı çırpı toplayıp getiriyor." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Yıkılmış veya çok harap olmuş yapı
- NURANİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Işıklı, nurlu
-
Saygı uyandıran
- "Nurani, babacan, hoşlanılır bir ihtiyar olamazsın." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Işıklı, nurlu
- TURANİ
- ...
- SEYRAN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Gezme, gezinme
-
[isim]
Gezme, gezinme
- ZAFRAN
-
-
[isim]
Safran
-
[isim]
Safran
- GRANDİ
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Geminin baştan ikinci direği
-
[isim]
Geminin baştan ikinci direği
- KÜFRAN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Nankörlük
-
[isim]
Nankörlük
- İBRANİ
- ...
- FRANSA
- ...
- HAVRAN
- ...
- ARANMA
-
-
[isim]
Aranmak işi
-
[isim]
Aranmak işi
- BORANİ
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Pirinçli, yumurtalı, yoğurtlu ıspanak vb. sebze yemeği
-
[isim]
Pirinçli, yumurtalı, yoğurtlu ıspanak vb. sebze yemeği
- ORANLI
-
-
[sıfat]
Kendinde oran bulunan, nispetli, mütenasip, mütevazin
-
[sıfat]
Kendinde oran bulunan, nispetli, mütenasip, mütevazin