İçinde rak olan 6 harfli 40 kelime var. İçerisinde RAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında rak olan kelimeler listesine ya da Sonu rak ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A K R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

ARK, KAR

2 Harfli Kelimeler

AK, AR, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ARAKÇI

  1. Araklayan, çalan kimse, arakçı, hırsız

MATRAK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kalın sopa, değnek
    • "Matrak mı geçiyorsun benimle?" (Necati Cumalı)
  2. [sıfat] Eğlenceli, gülünç, hoş
    • "Cavcav gibi matrak oğlan var mı yahu?" (Atilla İlhan)

KRAKER

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir tür gevrek ve tuzlu bisküvi

TRAKYA
...
BERRAK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Duru, temiz, aydınlık, açık
    • "Bu sabah hava berrak / Bu sabah her şey billurdan gibi." (Cahit Sıtkı Tarancı)

IRAKLI
...
BARAKA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Tahta, çinko vb. hafif şeylerden yapılmış, temelsiz eğreti yapı
    • "Tren şehre girerken yerlilerin teneke barakaları görünür." (Orhan Seyfi Orhon)

TRAKİT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Yanardağ kayalıkları arasında bulunan bir feldspat türü

VARAKA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Varak
    • "Vazife esnasında hakaret diye zabıt varakası tutabilirdi." (Aka Gündüz)

KIVRAK

  1. [sıfat] Canlı, hareketli, atik
    • "Lastik ayakkabılarının üstünde kıvrak ve çevikti." (Haldun Taner)
  2. Akıcı, işlek
    • "Kıvrak bir zekâsı var. Kıvrak bir anlatım."
  3. [isim] Yerli dokuması kara bezden yapılmış köylü kadın yeldirmesi
  4. [isim] İnce tülbent veya ipekli baş örtüsü
  5. Aceleci
  6. Güzel, şık, yakışıklı

RAKKAS

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Sarkaç
    • "... rakkasın çıkardığı o muntazam tak tuklar, gündüzkinden birkaç derece daha büyümüş gibi işitiliyordu." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. Raksı meslek edinmiş erkek

SARAKA

  1. [isim] Alay, istihza
    • "Taşralarda ağırbaşlı kitaplar okumaya kalkışan öğrencileri, arkadaşları sarakaya alır." (Salâh Birsel)

PITRAK

  1. [isim] Dikenli tohumları hayvanların kıllarına ve insanların giysilerine takılan bir yıllık otsu bir bitki (Xantium spinosum)
  2. [sıfat] Çok taneli, sık
    • "Seher, ela gözlerinden pıtrak gibi yaşlar dökerek ayrılık sahnesini düşündü." (Refik Halit Karay)

ARAKLI
...
UFARAK

  1. [sıfat] Biraz ufak
    • "Kara ve pos bıyıklar bu kuru ve ufarak yüzü karanlıklar içinde bırakıyordu." (Peyami Safa)

KISRAK

  1. [isim] Dişi at
    • "Kurt görmüş bir kısrak heyecanıyla haykıra haykıra kaçtı." (Ömer Seyfettin)

OTURAK

  1. [isim] Oturulacak yer veya şey
  2. Alçak iskemle
  3. Bir şeyin yere gelen tarafı, taban
  4. Ördek
  5. İçkili, çalgılı ve kadınlı eğlenti
  6. Boru mengenesinin tezgâha oturduğu ve vidalandığı bölüm
  7. [sıfat] Bacaklarında veya başka bir yerinde, gezmesine engel olacak bir özrü olduğundan hep evde oturan (kimse), kötürüm
  8. Kürekli teknelerde kürekçilerin oturduğu enli tahta

YIPRAK

  1. [sıfat] Yıpranmış, aşınmış, eski
    • "İç cebindeki meşin cüzdandan çıkardığım, ortasından ikiye bölünmüş yıprak bir sarı kâğıdı uzatıyorum." (Reşat Nuri Güntekin)

YAPRAK

  1. [isim] Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler
    • "Dökülmüş yapraklar, bozulmuş bağlar / Bülbülün konduğu dallar perişan." (Karacaoğlan)
    • "Bütün vücudu yaprak gibi titriyordu."
  2. Sarma yapılan asma yaprağı
  3. Börek, baklava vb. şeylerde yufka
    • "Bu baklavada elli yaprak var."
  4. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak
    • "Takvimin kapak yaprağını ve günlük yapraklarını kolayca çevirdim." (Refik Halit Karay)
  5. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat
    • "Mermer yaprağı."
  6. Eni 50 cm, boyu 75 cm olan bayrak ölçüsü
  7. Birkaç parça eklenerek yapılan şeylerde her parça
    • "Beş yapraktan bir yelken. Eteğin arka yaprağı."

ŞAKRAK

  1. [sıfat] Şen, neşeli (ses)
    • "Şakrak bir kahkaha."
  2. [zarf] Şen, neşeli, hayat dolu bir biçimde
    • "Yeni çıkan ayın ışığında şakrak ve kıvrak oynuyordu." (Halide Edip Adıvar)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü