İçinde rab olan 8 harfli 12 kelime var. İçerisinde RAB bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında rab olan kelimeler listesine ya da sonu rab ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Rab Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
BAR, RAB
2 Harfli Kelimeler
AB, AR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KARABİNA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca carabina
-
[isim, askerlik]
Namlusu genellikle yivli, kısa ve hafif bir tüfek
- "O devirlere ait yatağanlar, baltalar, karabinalar, paslanmamış çelikleriyle müzelerimizdedir."
-
[isim, askerlik]
Namlusu genellikle yivli, kısa ve hafif bir tüfek
- MURABAHA
-
Kelime Kökeni: Arapça murābaḥa
-
[isim, eskimiş]
Bir malı üzerine kâr koyarak satma
-
Bakınız tefecilik
-
[isim, eskimiş]
Bir malı üzerine kâr koyarak satma
- RABITALI
-
-
[sıfat]
Bakınız düzgün
- "Acaba Gecik'te rabıtalı bir ev bulmak kabil mi?"
-
Sözünü bilen, tutarlı, ağırbaşlı
- "Gönül isterdi ki herkes akıllı ve rabıtalı olsun."
-
Bakınız bağlantılı
-
[sıfat]
Bakınız düzgün
- HARABATİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫarābātī
-
[sıfat, eskimiş]
Maddi şeylere değer vermediği için üstüne başına özenmeyen
-
Vaktini meyhanelerde veya zevk ve sefada geçiren (kimse)
- "Ne harabiyim ne harabati / Kökü mazide olan atiyim"
-
Eline geçen parayı içkiye ve eğlenceye harcayıp ailesini ihmal eden (kimse)
-
[sıfat, eskimiş]
Maddi şeylere değer vermediği için üstüne başına özenmeyen
- MADRABAZ
-
Kelime Kökeni: Farsça madarabāz
-
[isim]
Hayvan, balık, sebze, meyve vb. yiyecekleri yerinden getirerek toptan satan kimse
-
[mecaz]
Hile yapan kimse
- "Hiçbir hareketi tanımıyor, sadece mahir bir madrabaz edasıyla çıkarına bakıyor."
-
[isim]
Hayvan, balık, sebze, meyve vb. yiyecekleri yerinden getirerek toptan satan kimse
- ARABOZAN
-
-
[sıfat]
İki kişinin arasındaki dostluğu veya geçimi bozan (kimse); ara bozucu, ordubozan, fesatçı, fitçi, nifakçı, fasit, münafık, müfsit, müzevir
-
[sıfat]
İki kişinin arasındaki dostluğu veya geçimi bozan (kimse); ara bozucu, ordubozan, fesatçı, fitçi, nifakçı, fasit, münafık, müfsit, müzevir
- ARABALIK
-
-
[isim]
Bakınız garaj
- "Odasının tam altına tesadüf eden bu arabalığa girince."
-
[sıfat]
Araba dolduracak miktarda olan
- "Bir arabalık odun."
-
[sıfat]
Araba sığacak genişlikte olan
- "Sokak dardı, bir arabalıktı, karşıdan gelen atlı zerzevatçı geri geri gitti, biz üstüne geldik, evin önünde durduk, indik."
-
[isim]
Bakınız garaj
- TIRABZAN
-
Kelime Kökeni: Farsça dārbezīn
-
[isim]
Bakınız merdiven korkuluğu
- "Fakat tırabzandan aşağıya sakın bakmayın, başınız döner."
-
[isim]
Bakınız merdiven korkuluğu
- BERABERE
-
-
[zarf]
Rakipler yarışma sonunda eşit puan veya sayı alarak
-
başa baş gelmek
-
[zarf]
Rakipler yarışma sonunda eşit puan veya sayı alarak
- TERABAYT
-
Kelime Kökeni: İngilizce terabyte
-
[isim, bilişim]
1024 (yaklaşık bin) cigabayttan oluşan bir belleğin veya verinin boyutunu ifade eden ölçü birimi
-
[isim, bilişim]
1024 (yaklaşık bin) cigabayttan oluşan bir belleğin veya verinin boyutunu ifade eden ölçü birimi
- ARABASIZ
-
-
[sıfat]
Arabası olmayan
-
[zarf]
Araba olmaksızın
-
[sıfat]
Arabası olmayan
- KURABİYE
-
Kelime Kökeni: Arapça ġureybiyye
-
[isim]
Un, yağ, badem, fıstık vb. ile yapılan, şekerli küçük çörek
-
[isim]
Un, yağ, badem, fıstık vb. ile yapılan, şekerli küçük çörek