İçinde ra olan 8 harfli 506 kelime var. İçerisinde RA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ra olan kelimeler listesine ya da Sonu ra ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- FITRATEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Yaradılıştan
- "Okuyup yazması da ötekilerden fazla, fıtraten de müsait." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[zarf]
Yaradılıştan
- ISTIRARİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Zorunlu
-
[sıfat]
Zorunlu
- BALDIRAN
-
-
[isim]
Maydanozgillerden, nemli yerlerde yetişen zehirli bitkilerin ortak adı, ağı otu, baldırgan (Conium maculatum)
- "Döndüğümde karımın mezarını dolduran otları, baldıranları kendi elimle ayıkladım." (Aka Gündüz)
-
Bu bitkiden çıkarılan zehir, şeytantersi
-
[isim]
Maydanozgillerden, nemli yerlerde yetişen zehirli bitkilerin ortak adı, ağı otu, baldırgan (Conium maculatum)
- CANHIRAŞ
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Yürek paralayan, kulak tırmalayan, acı, tüyler ürpertici
- "Canhıraş bir feryat koparır koparmaz, ipek gömlekle odaya kendimi atmışım." (Sermet Muhtar Alus)
-
[sıfat]
Yürek paralayan, kulak tırmalayan, acı, tüyler ürpertici
- HİDRALAR
-
-
[isim]
Örnek hayvanı hidra olan sölenterler bölümü
-
[isim]
Örnek hayvanı hidra olan sölenterler bölümü
- KATEDRAL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Başkilise
-
[isim]
Başkilise
- KIRATLIK
-
-
Herhangi bir kırat değerinde olan (taş)
- "On kıratlık pırlanta."
-
Herhangi bir nitelikte, değerde olan
-
Herhangi bir kırat değerinde olan (taş)
- DEKAGRAM
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
On gram ağırlığında bir ölçü birimi
-
[isim]
On gram ağırlığında bir ölçü birimi
- GARANTÖR
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[sıfat]
Güvence veren ve bunun gerçekleşmesini gözeten ve denetleyen (kimse, kuruluş veya devlet)
-
[isim]
Kredi kartlarından doğacak her türlü borç ve yükümlülükten, kart sahibi olarak sorumluluğu bulunan gerçek veya tüzel kişi
-
[sıfat]
Güvence veren ve bunun gerçekleşmesini gözeten ve denetleyen (kimse, kuruluş veya devlet)
- İSTİKRAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Aynı kararda, biçimde sürme, kararlılık
- "Devletini, sağlam bir iman ve istikrar müessesesi olarak teşkilatlandırmıştır." (Samiha Ayverdi)
-
Yerleşme, oturma
-
Denge
-
Ödemeler dengesinde, istihdamda düzen
-
[isim]
Aynı kararda, biçimde sürme, kararlılık
- DARALMAK
-
-
[nsz]
Dar duruma gelmek, küçülmek
-
Azalmak
- "Yıllar geçer, bir gün bakarsınız vakitler daralmış." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Zayıflamak
- "Hafızası o kadar daralmış, bir sene evvelini hatırlamıyor gibi." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Güçleşmek, zorlaşmak
- "Geçimi daraldı."
-
Sıkışmak, başı dara gelmek, bunalmak
- "Daralan soluğu ile çıkamayacağı merdivenleri oğlunun da çıkmasını yasaklıyordu." (Necati Cumalı)
-
[nsz]
Dar duruma gelmek, küçülmek
- KARAYAKA
-
-
[isim]
Doğu Karadeniz kıyı bölgesinde yetişen, uzun kuyruklu, beyaz renkli koyun türü
-
[isim]
Doğu Karadeniz kıyı bölgesinde yetişen, uzun kuyruklu, beyaz renkli koyun türü
- MACERACI
-
-
[sıfat]
İlginç ve tehlikeli olayları göze alan, maceraperest
- "Bizim gibi maceracı insanlarda ne gibi meziyetler bulunduğunu anlamak herkesin kârı değildir." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
İlginç ve tehlikeli olayları göze alan, maceraperest
- ARANILMA
-
-
[isim]
Aranılmak işi veya durumu
-
[isim]
Aranılmak işi veya durumu
- HABANERA
-
-
[isim]
Çok kıvrak bir Küba dansı
-
Bu dansın müziği
-
[isim]
Çok kıvrak bir Küba dansı
- KARAİĞNE
-
-
[isim]
Bir çeşit iğneli karınca
-
[isim]
Bir çeşit iğneli karınca
- KIRAÇLIK
-
-
[isim]
Kıraç olma durumu veya kıraç yer
- "O bölge kıraçlıktır."
-
[isim]
Kıraç olma durumu veya kıraç yer
- MAZARRAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Zarar
-
[isim]
Zarar
- MURABAHA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir malı çok fazla kârla satma
-
Tefecilik
-
[isim]
Bir malı çok fazla kârla satma
- MÜRACAAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Başvuru
- "Bize daha önce yapmış olduğunuz müracaatla evlenmek istediğinizi bildirmişsiniz." (Çetin Altan)
- "Mademki böyledir, müracaat eder, müsaadesini alırız, dedim." (Haldun Taner)
-
Danışma
-
Herhangi bir eserden yararlanma
-
[isim]
Başvuru