İçinde ra olan 8 harfli 506 kelime var. İçerisinde RA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ra olan kelimeler listesine ya da Sonu ra ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PASTORAL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Kır yaşantısını ve özellikle çobanların aşk ve yaşayışlarını anlatan edebiyat türü, çobanlama
- "Pastoral manzume."
-
[sıfat]
Kır yaşantısını ve özellikle çobanların aşk ve yaşayışlarını anlatan edebiyat türü, çobanlama
- BAYRAKLI
-
-
[sıfat]
Bayrağı olan, üzerine bayrak çekilmiş bulunan (yer)
-
[sıfat]
Bayrağı olan, üzerine bayrak çekilmiş bulunan (yer)
- FERACELİ
-
-
[sıfat]
Ferace giymiş olan
-
[sıfat]
Ferace giymiş olan
- KARAKTER
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Ayırt edici nitelik
-
Bir bireyin kendine özgü yapısı, onu başkalarından ayıran temel belirti ve bireyin davranış biçimlerini belirleyen, üstün ana özellik, öz yapı, ıra, seciye
- "Yıldız'ın iyi bir eğitimi, kuvvetli bir karakteri var." (Aka Gündüz)
-
Bir kimsenin veya bir insan grubunun tutumu, duygulanma ve davranış biçimi
- "Pek uysal, tatlı, neşeli karakterine rağmen dostum kavgacıdır." (Refik Halit Karay)
-
Basımda harf türü
-
Bir eserde duygu, tutku ve düşünce yönlerinden ele alınan kimse
-
Bireyin kendi kendisine egemen olmasını, kendi kendisiyle uyum içinde bulunmasını, düşünüş ve hareketlerinde tutarlı, sağlam kalabilmesini sağlayan özellikler bütünü
-
[isim]
Ayırt edici nitelik
- MATRAKÇI
-
-
[isim]
Osmanlı ordusunda acemilere matrakla savaşmayı öğreten usta
-
[isim]
Osmanlı ordusunda acemilere matrakla savaşmayı öğreten usta
- DURAKSIZ
-
-
[zarf]
Otobüs mola vermeden, duraklarda durmadan (gitmek)
-
[sıfat]
Hareketli, oynak
- "Benim için kullanılan bu duraksız sözcüğünün İstanbul Türkçesinde kullanılmadığını neden sonra öğrendim." (Azra Erhat)
-
[zarf]
Otobüs mola vermeden, duraklarda durmadan (gitmek)
- KIPRAYIŞ
-
-
[isim]
Kıprama işi veya biçimi
-
[isim]
Kıprama işi veya biçimi
- MUHATARA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Korku verici durum, tehlike
-
Zarar, ziyan
-
[isim]
Korku verici durum, tehlike
- NEVRALJİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Sinir üzerinde duyulan, genellikle şiddetli ve batıcı ağrı
-
[isim]
Sinir üzerinde duyulan, genellikle şiddetli ve batıcı ağrı
- HOLOGRAM
- ...
- KABARALI
-
-
[sıfat]
Kabara çakılmış olan
- "Erkekler kabaralı ayakkabılarıyla birer ikişer evlerine döndüler." (Necati Cumalı)
-
[sıfat]
Kabara çakılmış olan
- TARAFSIZ
-
-
[sıfat]
Yansız
- "Silahsızdık, vasıtasızdık, tarafsızdık fakat sırf ümitli idik." (Ruşen Eşref Ünaydın)
-
[sıfat]
Yansız
- TRANSFER
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir yerden başka bir yere taşıma veya götürme
-
Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş
-
Bir profesyonel sporcunun, para karşılığı kulübünden bir başka kulübe geçmesi
-
[isim]
Bir yerden başka bir yere taşıma veya götürme
- İKRAMİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir yerde çalışan kimselere genellikle kazançtan dağıtılan veya iyi çalıştıkları için verilen aylık dışı para
-
Piyangoda bir kimseye çıkan para veya nesne
-
[isim]
Bir yerde çalışan kimselere genellikle kazançtan dağıtılan veya iyi çalıştıkları için verilen aylık dışı para
- GRAFİKER
- ...
- KATEDRAL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Başkilise
-
[isim]
Başkilise
- ARAPSAÇI
-
-
[isim]
Çözümlenemeyecek kadar karışık durum
-
[isim]
Çözümlenemeyecek kadar karışık durum
- GARAZSIZ
-
-
[sıfat]
Kin beslemeyen, garazı olmayan
-
[sıfat]
Kin beslemeyen, garazı olmayan
- ARANJMAN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Düzenleme
-
[isim]
Düzenleme
- GRAMOFON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Önceden özel bir madde üzerine tespit edilmiş sesleri, istenildiğinde tekrar eden alet, sesyazar, fonograf
- "Bu gramofonda, haftada bir, izahlı müzik dinliyorduk." (Haldun Taner)
-
[isim]
Önceden özel bir madde üzerine tespit edilmiş sesleri, istenildiğinde tekrar eden alet, sesyazar, fonograf