İçinde ra olan 8 harfli 506 kelime var. İçerisinde RA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ra olan kelimeler listesine ya da Sonu ra ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KARABİNA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Namlusu genellikle yivli, kısa ve hafif bir tüfek
- "O devirlere ait baltalar, karabinalar, paslanmamış çelikleriyle müzelerimizdedir." (Orhan Seyfi Orhon)
-
[isim]
Namlusu genellikle yivli, kısa ve hafif bir tüfek
- LABRADOR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Labrador kıyılarında parlak bir türüne rastlanan, feldspatlar grubundan ve plajiyoklaz serisinden olan alüminyum, kalsiyum ve sodyum silikatı
-
[isim]
Labrador kıyılarında parlak bir türüne rastlanan, feldspatlar grubundan ve plajiyoklaz serisinden olan alüminyum, kalsiyum ve sodyum silikatı
- ZERAVENT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Lohusa otu
-
[isim]
Lohusa otu
- ASTRAGAN
-
-
[isim]
Karakul kuzusunun kıvırcık ve parlak postu
-
[sıfat]
Bu posttan yapılmış olan
- "Astragan manto."
-
[isim]
Karakul kuzusunun kıvırcık ve parlak postu
- DAVRANIŞ
-
-
[isim]
Davranma işi veya biçimi, tutum, davranım, muamele, hareket
- "Düşünceleri, davranışları bana ters gelen biriyle bir arada oturamam elbet!" (Necati Cumalı)
-
Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı
-
Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü
-
[isim]
Davranma işi veya biçimi, tutum, davranım, muamele, hareket
- DURAKLIK
-
-
[isim]
Durak olma durumu
-
Durgunluk
- "Birkaç saniye bir şaşkınlık duraklığı geçirdikten sonra odaya çıktı." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[isim]
Durak olma durumu
- SAFRASIZ
- ...
- KIVRATMA
-
-
[isim]
Kıvratmak işi veya durumu
-
[isim]
Kıvratmak işi veya durumu
- MIZRAPLI
-
-
[sıfat]
Telleri bir mızrap veya parmakla çalınan (saz)
-
[sıfat]
Telleri bir mızrap veya parmakla çalınan (saz)
- SIÇRAYIŞ
-
-
[isim]
Sıçrama işi veya biçimi
- "Bir sıçrayışta eyerin üzerine oturuverdi." (Samim Kocagöz)
-
[isim]
Sıçrama işi veya biçimi
- PASTORAL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Kır yaşantısını ve özellikle çobanların aşk ve yaşayışlarını anlatan edebiyat türü, çobanlama
- "Pastoral manzume."
-
[sıfat]
Kır yaşantısını ve özellikle çobanların aşk ve yaşayışlarını anlatan edebiyat türü, çobanlama
- RANDIMAN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Verim
- "Orada evin randımanı artıyorsa burada da kulübün randımanı artacak." (Mustafa Necati Sepetçioğlu)
-
[isim]
Verim
- RASYONEL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Akla uygun, aklın kurallarına dayanan, ölçülü, ussal, hesaplı
- "Rasyonel bir çalışma."
-
[sıfat]
Akla uygun, aklın kurallarına dayanan, ölçülü, ussal, hesaplı
- İBRANİCE
- ...
- IRAKSAMA
-
-
[isim]
Iraksamak işi, istibat
-
Iraksak olma durumu
-
[isim]
Iraksamak işi, istibat
- REVERANS
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Selam veya teşekkür için eğilerek veya dizleri kırarak yapılan hareket
- "Kalktı, bir reverans ve bir çöküş; başını uzattı, ellerini yere koydu." (Aka Gündüz)
-
[isim]
Selam veya teşekkür için eğilerek veya dizleri kırarak yapılan hareket
- ÇIRAKLIK
-
-
[isim]
Çırak olma durumu, yamaklık
- "Evimize yakın olan bu kahveye gide gele, kahveci çıraklığına başlayıverdim." (Memduh Şevket Esendal)
-
Çırağın yaptığı iş
- "Bir şey söylemeden çıraklık vazifesini alırdı." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Çırağa verilen ücret
-
Çırakların çalıştığı yer
-
[isim]
Çırak olma durumu, yamaklık
- ETNOGRAF
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Etnografya uzmanı, budun betimci
-
[isim]
Etnografya uzmanı, budun betimci
- VARAGELE
-
-
[isim]
Bir şeyi, bir yerden bir yere çekerek götürüp getirmeye yarayan halat
-
Belirsizlik
- "Bir varagele içindeyiz. Mekanizmanın ipi ya şu yana ya bu yana ağdıracak ülkeyi." (Adalet Ağaoğlu)
-
[isim]
Bir şeyi, bir yerden bir yere çekerek götürüp getirmeye yarayan halat
- ARALAMAK
-
-
[-i]
İki şey arasında açıklık oluşturmak, yarı açmak
- "Kapısını hafifçe araladı." (Falih Rıfkı Atay)
-
Aralıklı duruma getirmek, seyrekleştirmek
- "Şu sandalyeleri biraz aralayınız."
-
Bitkilerin fazla dal ve çubuklarını kesmek, seyrekleştirmek
-
[-i]
İki şey arasında açıklık oluşturmak, yarı açmak