İçinde ra olan 7 harfli 459 kelime var. İçerisinde RA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ra olan kelimeler listesine ya da Sonu ra ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DURAĞAN
-
-
[sıfat]
Yerini değiştirmeyen, yerli, hareketsiz, sabit
- "Sessizce gezinecek çevresinde, durağan bir yıldız gibi gökle birlikte dönecek o." (Turan Oflazoğlu)
-
Etkin olmayan, gelişmemiş
-
Akışmaz
-
[sıfat]
Yerini değiştirmeyen, yerli, hareketsiz, sabit
- GARGARA
-
-
[isim]
Su veya ilaçlı sıvı ile ağız veya yutağı başı arkaya atıp solukla da sıvının yutulmasını engelleyerek çalkalama işi
-
Bu maksatla kullanılan ilaçlı sıvı
-
[isim]
Su veya ilaçlı sıvı ile ağız veya yutağı başı arkaya atıp solukla da sıvının yutulmasını engelleyerek çalkalama işi
- MAVRACI
-
-
[sıfat]
Geveze
-
Palavracı
-
[sıfat]
Geveze
- BURADAN
-
-
[zarf]
Bu yerden
-
[zarf]
Bu yerden
- PALAVRA
-
Kelime Kökeni : İspanyolca
-
[isim]
Herhangi bir konuda gerçeğe aykırı, uydurma söz veya haber
- "Delikanlı imparatorluk sözünün bir palavra olmadığını artık yavaş yavaş anlıyordu." (Tarık Buğra)
- "Yalana yakın palavralar savurmaktan kendini alamayan Ragıp Bey, bu sefer tamamıyla masumdu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Uzun ve boş konuşma, martaval, atmasyon
-
Genellikle posta vapurlarında üst güvertenin altındaki güverte
-
[isim]
Herhangi bir konuda gerçeğe aykırı, uydurma söz veya haber
- FRAKSIZ
- ...
- KURAMCI
-
-
[isim]
Kuram ortaya koyan kimse, kurama bağlı olan kimse, teorisyen
-
[isim]
Kuram ortaya koyan kimse, kurama bağlı olan kimse, teorisyen
- RAFİNAJ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Arıtım
-
[isim]
Arıtım
- CIZGARA
-
-
[isim]
Toplu olarak Türk müziği icra edilirken kullanılan bir yaylı saz türü
- "Saz takımında cızgara denilen ensiz, dikdörtgen bir kemanla santur da yer alır." (Salâh Birsel)
-
[isim]
Toplu olarak Türk müziği icra edilirken kullanılan bir yaylı saz türü
- NAKARAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir şarkıda her kıtadan sonra tekrarlanan ve bestesi değişmeyen parça, kavuştak
- "Şirket vapurları, bir şarkının nakaratı gibi ikide bir geçerlerdi." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Çok sık tekrarlanan, bundan dolayı bıkkınlık vererek önemini yitiren söz
- "Bir yandan da Necla: -Ay yoruldu, ay hastalanacak, ay ölecek- diye eski nakaratına devam ediyor." (Haldun Taner)
-
Bir şiirin içinde iki veya daha çok kez tekrarlanan bölüm
-
[isim]
Bir şarkıda her kıtadan sonra tekrarlanan ve bestesi değişmeyen parça, kavuştak
- SOFRACI
-
-
[isim]
Saraylarda sofrayı kurma, kaldırma, yemeği dağıtma vb. işlerle görevlendirilmiş kimse
- "Çatlasan sofracı Rum'dan karı olmaz adama." (Mehmet Akif Ersoy)
-
[isim]
Saraylarda sofrayı kurma, kaldırma, yemeği dağıtma vb. işlerle görevlendirilmiş kimse
- AKSARAY
- ...
- KUMBARA
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Para biriktirmek için kullanılan, bozuk veya kâğıt para atılan deliği olan, metal, toprak, plastikten yapılmış küçük kap
-
Humbara
-
[isim]
Para biriktirmek için kullanılan, bozuk veya kâğıt para atılan deliği olan, metal, toprak, plastikten yapılmış küçük kap
- PARASAL
-
-
[sıfat]
Para ile ilgili, para bakımından, mali, nakdî, akçasal
- "Parasal kuvvete sahip kimselerin kitaplarıma gösterdikleri ilgi bana güç veriyor." (Cahit Uçuk)
-
[sıfat]
Para ile ilgili, para bakımından, mali, nakdî, akçasal
- YARATMA
-
-
[isim]
Yaratmak işi
- "Bir sihirli kelimesi içinde şimşekler yaratmaya kadirdi." (Hüseyin Cahit Yalçın)
-
[isim]
Yaratmak işi
- ÇIRAKMA
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Şamdan
-
[isim]
Şamdan
- GARAJCI
-
-
[isim]
Otomobil, otobüs vb. taşıtları belli bir süre barındıran, gereğinde bakım ve onarımlarını yaptıran işletmeci
- "O ara garajcı ile de araları açıldığından tiyatroculuk oyununu bırakıp dergicilik oyununa geçtiler." (Haldun Taner)
-
[isim]
Otomobil, otobüs vb. taşıtları belli bir süre barındıran, gereğinde bakım ve onarımlarını yaptıran işletmeci
- KARAYCA
- ...
- ARAYICI
-
-
[isim]
Bir şeyi aramayı iş edinen kimse
- "Altın arayıcısı."
-
Arama işiyle görevlendirilmiş kimse
- "Gümrük arayıcısı."
-
İstenilen yıldızı teleskop içine getirebilmek için büyük teleskoplara paralel olarak bağlı, görüş alanı geniş olan küçük teleskop
-
[isim]
Bir şeyi aramayı iş edinen kimse
- İRADİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İstenççilik
-
[isim]
İstenççilik