İçinde ra olan 7 harfli 459 kelime var. İçerisinde RA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ra olan kelimeler listesine ya da sonu ra ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ra Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DARALIŞ
-
-
[isim]
Daralmak işi
-
[isim]
Daralmak işi
- KIRANTA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca quaranta
-
[sıfat]
Saçları ağarmaya başlamış (erkek)
- "Yeni şube reisi, kırk beşlik, ellilik, kıranta, ağzı kalabalık bir adam."
-
İlerlemiş yaşına rağmen bakımlı, özenli (erkek)
- "Masanın başında, güneşten yanmış yüzü, sert ve derin çizgilerle dolu, keskin bakışlı, kıranta bir adam oturuyor."
-
Kırlaşmış (saç, sakal)
- "Erkek, tıraşı uzamış kıranta saçlı, kırk yaşlarında bir köylüydü."
-
[sıfat]
Saçları ağarmaya başlamış (erkek)
- CIVADRA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca givadera
-
[isim, denizcilik]
Geminin baş tarafından havaya doğru biraz kalkık olarak uzatılmış bulunan direk
- "Cıvadra gönderine harp gemilerinde gemi demirliyken küçük bir millî sancak çekilir."
-
[isim, denizcilik]
Geminin baş tarafından havaya doğru biraz kalkık olarak uzatılmış bulunan direk
- PARAVAN
-
Kelime Kökeni: Fransızca paravent
-
[isim]
Menteşelerle birbirine bağlı birkaç parçadan oluşan ve yapılarda bazı bölümleri ayırmakta kullanılan, katlanır, taşınır çerçeveli perde; paravana
- "Merdivenin başındaki paravanın arkasında garip bir sahne gördüm."
-
[sıfat, mecaz]
Adından, yetkisinden, gücünden kendisine belli etmeden yararlanılan (kişi veya kuruluş)
-
[isim]
Menteşelerle birbirine bağlı birkaç parçadan oluşan ve yapılarda bazı bölümleri ayırmakta kullanılan, katlanır, taşınır çerçeveli perde; paravana
- HARABAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫarābāt
-
[isim, eskimiş]
Harabeler
-
[edebiyat]
Bakınız meyhane
-
[isim, eskimiş]
Harabeler
- SİRAYET
-
Kelime Kökeni: Arapça sirāyet
-
[isim]
Hastalık başkalarına geçme, bulaşma
- "Yapılan muayene neticesinde, hastalığın kimseye sirayetine meydan verilmeyecektir."
-
[mecaz]
Etkisi altına alma
- "Vehbi'nin bu şüphesi büyüklere sirayete başladı, çocuk bu fırtınada başka köye gitmiş olamaz."
-
[isim]
Hastalık başkalarına geçme, bulaşma
- BURAĞAN
-
-
[isim]
Kısa süreli olup çok şiddetli esen rüzgâr
-
[isim]
Kısa süreli olup çok şiddetli esen rüzgâr
- ANTRAKT
-
Kelime Kökeni: Fransızca entracte
-
[isim, sinema, tiyatro]
Bakınız ara
-
[isim, sinema, tiyatro]
Bakınız ara
- MURATLI
-
-
[isim]
Tekirdağ iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Tekirdağ iline bağlı ilçelerden biri
- DOKTORA
-
Kelime Kökeni: Fransızca doctorat
-
[isim]
Bir fakülte veya yüksekokulu bitirdikten sonra o bilim dalında sınav ve bilimsel bir eserle erişilen derece, basamak
- "Gezdiricimiz, büyük romancı üstüne doktora tezini hazırlayan bir genç."
-
[isim]
Bir fakülte veya yüksekokulu bitirdikten sonra o bilim dalında sınav ve bilimsel bir eserle erişilen derece, basamak
- YARADAN
-
-
[isim]
Bakınız Allah
-
[isim]
Bakınız Allah
- TORAKÇI
-
-
[isim]
Meşe odununu yakarak odun kömürü elde edilmesini iş edinmiş kimse; torlukçu
-
[isim]
Meşe odununu yakarak odun kömürü elde edilmesini iş edinmiş kimse; torlukçu
- RABBENA
-
Kelime Kökeni: Arapça rabbenā
-
[ünlem, din bilimi]
"Tanrı'mız!" anlamında kullanılan bir söz
-
[ünlem, din bilimi]
"Tanrı'mız!" anlamında kullanılan bir söz
- DROSERA
-
Kelime Kökeni: Fransızca droséra
-
[isim, bitki bilimi]
Droseragillerden, topuz biçimindeki yapraklarının üst yüzeyi, böcekleri yakalayan yapışkan tüyler ile örtülü otsu bir bitki (Drosera rotundifolia)
-
[isim, bitki bilimi]
Droseragillerden, topuz biçimindeki yapraklarının üst yüzeyi, böcekleri yakalayan yapışkan tüyler ile örtülü otsu bir bitki (Drosera rotundifolia)
- PARASAL
-
-
[sıfat]
Para ile ilgili, para bakımından; mali, nakdî, akçasal
- "Parasal kuvvete sahip kimselerin kitaplarıma gösterdikleri ilgi bana güç veriyor."
-
[sıfat]
Para ile ilgili, para bakımından; mali, nakdî, akçasal
- BALSIRA
-
-
[isim]
Yaprakların üzerinde oluşan bir küf türü
-
Bir kudret helvası türü
-
[isim]
Yaprakların üzerinde oluşan bir küf türü
- KARKARA
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳarḳara
-
[isim, hayvan bilimi]
Uzun bacaklılardan, bataklık bölgelerde yaşayan, kışı sıcak ülkelerde geçiren, başı sorguçlu turna
-
[isim, hayvan bilimi]
Uzun bacaklılardan, bataklık bölgelerde yaşayan, kışı sıcak ülkelerde geçiren, başı sorguçlu turna
- FARFARA
-
Kelime Kökeni: Arapça ferfere
-
[sıfat]
Çok konuşan
- "Dalmış gülüp konuşmaya yüzlerce farfara / Yorgun kulaklarımda sürerken bu yaygara"
-
Bakınız ağzı kalabalık
-
Yüksek sesle konuşan
-
Çok övünen
-
[sıfat]
Çok konuşan
- ÇIRALIK
-
-
[sıfat]
Çıra olarak kullanılmaya elverişli (ağaç, tahta)
-
[isim]
Çıra konulan yer
- "Çıralık yanınca Koca Osman onu öylece gördü, yüzüne ters ters, alaylı baktı."
-
[isim]
Mum yakılan yer
-
[isim]
Alevilikte hizmetleri karşılığında, talipler tarafından dedeye sunulan para, hediye veya mal
-
[sıfat]
Çıra olarak kullanılmaya elverişli (ağaç, tahta)
- TRAVERS
-
Kelime Kökeni: Fransızca traverse
-
[isim]
Bakınız tabanlık
-
[isim]
Bakınız tabanlık