İçinde ra olan 6 harfli 353 kelime var. İçerisinde RA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ra olan kelimeler listesine ya da Sonu ra ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PİRANA
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Genellikle Güney Amerika'da rastlanan, grup hâlinde avlanan ve avını kısa sürede iskeleti kalıncaya kadar yiyen yırtıcı balık
-
[isim]
Genellikle Güney Amerika'da rastlanan, grup hâlinde avlanan ve avını kısa sürede iskeleti kalıncaya kadar yiyen yırtıcı balık
- FARAZİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Varsayımsal
-
[sıfat]
Varsayımsal
- FRAKLI
-
-
[sıfat]
Frakı olan
- "İki kişilik bir sedirin üstünde siyah fraklı adamın karşısında oturuyor." (Halide Edip Adıvar)
-
[sıfat]
Frakı olan
- RAKICI
-
-
[isim]
Rakı yapan veya satan kimse
-
Rakı içen kimse
-
[isim]
Rakı yapan veya satan kimse
- İCRACI
-
-
[isim]
Bir buyruğu yerine getiren kimse
- "Onları kendi icracıları gibi kullanmak istemişlerdi." (Falih Rıfkı Atay)
-
İcranın verdiği kararları uygulayan görevli
-
Bir konserde bir eseri çalan veya söyleyen kimse
-
[isim]
Bir buyruğu yerine getiren kimse
- KADRAJ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Sinema ve fotoğrafçılıkta görüntüyü çerçeve içine alma
-
[isim]
Sinema ve fotoğrafçılıkta görüntüyü çerçeve içine alma
- KANARA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kesimevi, mezbaha
-
[isim]
Kesimevi, mezbaha
- BRAKET
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Dikişten çıkan kitapların sırtına makine ile bez geçirme
-
[isim]
Dikişten çıkan kitapların sırtına makine ile bez geçirme
- MURANA
-
Kelime Kökeni : Latince
-
[isim]
Yılan balığına benzeyen, çok yırtıcı, sıcak denizlerde yaşayan, göğüs yüzgeci olmayan, eti beğenilen bir deniz balığı (Muraena)
-
[isim]
Yılan balığına benzeyen, çok yırtıcı, sıcak denizlerde yaşayan, göğüs yüzgeci olmayan, eti beğenilen bir deniz balığı (Muraena)
- ŞERARE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kıvılcım
- "Bir şerare aydınlığında, aklından bin şey geçti." (Peyami Safa)
-
[isim]
Kıvılcım
- DEVRAN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Dünya
- "Ben neyleyim büyükse devran."
-
Kader, talih
- "Herkesin başına yazılan gelir, devrandır." (Cem Sultan)
-
Zaman, çağ
- "Ben artık eskisi gibi değilim / Devran değişti." (Behçet Necatigil)
-
[isim]
Dünya
- ARAZÖZ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Yolları ve yol kenarlarındaki yeşillikleri sulamakta kullanılan araç
-
[isim]
Yolları ve yol kenarlarındaki yeşillikleri sulamakta kullanılan araç
- DRAGON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Ejderha
-
Batı ordularında, atlı veya yaya olarak çarpışan asker sınıfı
-
[isim]
Ejderha
- HATIRA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Anı
- "İlk aşkın hatırası ne de olsa başka oluyor." (Halide Edip Adıvar)
-
Andaç, anmalık, yadigâr
-
[isim]
Anı
- KARAİM
- ...
- MATARA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yolculukta ve askerlikte kullanılan, boyna veya bele asılı olarak taşınan, genellikle aba veya deriden yapılmış, metal su kabı
- "Çatlağın ilerisindeki kaynaktan da mataralara su doldurulmuş." (Aka Gündüz)
-
[isim]
Yolculukta ve askerlikte kullanılan, boyna veya bele asılı olarak taşınan, genellikle aba veya deriden yapılmış, metal su kabı
- BAYRAM
-
-
[isim]
Millî veya dinî bakımdan önemi olan ve kutlanan gün veya günler
- "Bayram etmek için daha bekleyelim mi?" (Reşat Nuri Güntekin)
-
Özel olarak kutlanan gün
- "Üzüm bayramlarının eğlencelerinde bulunmak istiyorum." (Halide Edip Adıvar)
-
Sevinç, neşe
- "Sandalda, gemide bir sevinç, bir bayram, el çırpmalar, gülüşler, yaşalar." (Necati Cumalı)
-
[isim]
Millî veya dinî bakımdan önemi olan ve kutlanan gün veya günler
- BORANİ
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Pirinçli, yumurtalı, yoğurtlu ıspanak vb. sebze yemeği
-
[isim]
Pirinçli, yumurtalı, yoğurtlu ıspanak vb. sebze yemeği
- İTİRAZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir düşünce veya kararı benimsemeyerek karşı çıkma
- "Oyuncuların itirazına rağmen bir üçüncü olarak katılıyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
- "Ev sahibinin sözlerine şiddetle itiraz ettiler." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Söylenecek söz, karşı söyleme
- "Onun verdiği emre itirazı hiçbirimiz aklımızdan geçirmiyoruz." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Bir düşünce veya kararı benimsemeyerek karşı çıkma
- TRAPEZ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Alt uçlarına bir çubuk bağlanmış bulunan iki düşey ipten yapılmış salıncağa benzer bir jimnastik aracı
- "En zararsız oyun da sokak kapısının kol demirinde saatlerce süren trapez idmanlarıydı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Bu araçla gösteri yapan sanatçı, trapezci
-
[isim]
Alt uçlarına bir çubuk bağlanmış bulunan iki düşey ipten yapılmış salıncağa benzer bir jimnastik aracı