İçinde r olan 8 harfli 3662 kelime var. İçerisinde R harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında r harfi olan kelimeler listesine ya da sonu r harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KÜKÜRTLÜ

  1. [sıfat] İçinde kükürt bulunan
    • "Kükürtlü sabun."
HIRLATMA

  1. [isim] Hırlatmak işi
ESKRİMCİ

  1. [isim, spor] Eskrim yapan kimse; kılıç oyuncusu
TAKRİBEN

Kelime Kökeni: Arapça taḳrīben

  1. [zarf, eskimiş] Bakınız aşağı yukarı
    • "Bendeniz istasyondan burasını ölçmedim ya! Takriben söyledim." (Memduh Şevket Esendal)
UYUVERME

  1. [isim] Uyuvermek işi
PÜRTÜKLÜ

  1. [sıfat] Pürtüğü olan
    • "Mor bir pürtüklü kayadandı tahtı onun. Bu yüzden sultan tahtında rahatsız oturuyordu." (Yaşar Kemal)
DİYOPTRİ

Kelime Kökeni: Fransızca dioptrie

  1. [isim, fizik] Optik sistemlerin yakınsaklık birimi
BECERMEK

  1. [-i] Güç görünen bir iş veya duruma çözüm bulmak, üstesinden gelmek
    • "Birinin yardım etmesi gerek. Tek başına beceremezsin." (Ahmet Ümit)
  2. [alay yollu] Bir şeyi kullanılmaz duruma getirmek, bozmak, kirletmek
    • "Bayramlık elbiseni ilk giyişte becerdin."
  3. [argo] Irzına geçmek
  4. [argo] Birini öldürmek
TERLİLİK

  1. [isim] Terli olma durumu
GÖRÜŞTAŞ

  1. [isim] Aynı görüşü paylaşanlardan her biri
HİDRASİT

Kelime Kökeni: Fransızca hydracide

  1. [isim, kimya] Hidrojen ile bir metalsinin oksijensiz birleşmesinden oluşan asit
KORKULUK

  1. [isim] Düşme tehlikesi olan yerlere çekilen duvar veya parmaklık
    • "Eskiden köprünün güney kıyısında demir parmaklıklı bir korkuluk vardı." (Necati Cumalı)
  2. [mecaz] Bakınız bostan korkuluğu
    • "Kargalar, korkuluktan korkmayan kuşlardır. Giderler de alay eder gibi korkuluğun tepesine konarlar." (Nâzım Hikmet)
  3. [denizcilik] Bakınız küpeşte
ŞARAMPOL

Kelime Kökeni: Macarca sorompó

  1. [isim] Kara yollarının kenarında yol düzeyinden aşağıda kalan bölüm
    • "Şarampole yuvarlandım." (Ahmet Ümit)
KEHRİBAR

Kelime Kökeni: Farsça kehrubā

  1. [isim] Süs eşyası yapımında kullanılan, açık sarıdan kızıla kadar türlü renklerde, yarı saydam, kolay kırılan ve bir yere hızlıca sürtüldüğünde hafif cisimleri kendine çeken, fosilleşmiş reçine; samankapan, kılkapan
  2. [sıfat] Bu reçineden yapılmış
    • "İki aydır kayıp sarı kehribar tespihini görünce sevindi." (Necati Cumalı)
VARİSLİK

  1. [isim] Bakınız mirasçılık
GLİSERİN

Kelime Kökeni: Fransızca glycérine

  1. [isim, kimya] Yağlı maddelerden, sabunlaştırma yoluyla çıkarılan, renksiz, tatlı şurup kıvamındaki sıvı (CH2OH-CHOH-CH2OH)
MÜDEVVER

Kelime Kökeni: Arapça mudevver

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız yuvarlak
NURLULUK

  1. [isim] Nurlu olma durumu
TÖRELSİZ

  1. [sıfat] Töreye aykırı
KREDİTÖR

Kelime Kökeni: Fransızca créditeur

  1. [isim, ekonomi] Bakınız krediaçan
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü