İçinde r olan 3 harfli 108 kelime var. İçerisinde R harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında r harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu r harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SER

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Baş, kafa
    • "Sertabip. Sermürettip."
    • "Bakakalırım giden geminin ardından / Atamam kendimi denize, dünya güzel / Serde erkeklik var, ağlayamam." (Orhan Veli Kanık)
  2. Başkan, reis
    • "Sertabip. Sermürettip."

YIR

  1. [isim] Ezgi, türkü, nağme
  2. Şiir

ART

  1. [isim] Arka, geri
    • "Ardında kapı koyu karanlık bir sonsuzluğa açılıyordu." (Tarık Buğra)
    • "Gidiş gelişin ardı hiç kesilmiyor."
    • "Muhatabı da olmayan gecikmiş hesapların ardına düşüyordu." (Murathan Mungan)
  2. Bir şeyin öbür yüzü
  3. [sıfat] Arkada bulunan
    • "Art damak ünsüzü. Art teker."

DAR

  1. [sıfat] İçine alacağı şeye oranla ölçüleri yetersiz olan, geniş ve bol karşıtı
    • "Dar elbise. Dar ev."
    • "Zavallı ihtiyarlar, sabah oldu mu bir yangından kaçar gibi kendilerini evden dar atıyorlar, gece yarısına kadar kahvede oturuyorlar, kavga ediyorlar, uyukluyorlardı." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Acaba bu içinde yaşadığımız hava neden bu kadar dar geliyor?" (Yahya Kemal Beyatlı)
    • "Madam onu çocuğu gibi seviyordu. Dara düştüğü günlerde hizmetini hiç aksatmadan para mara istemedi." (Tarık Buğra)
  2. Genişliği az veya yetersiz olan, ensiz, mikro
    • "Sahilleri kucaklayan tatlı meltemler, bu mahallenin dar sokaklarından geçmiyordu." (Suat Derviş)
    • "Lala da pek darda kaldığı zaman kabahati Gülsüm'ün üstüne yıkıyor." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. Az, elverişsiz, sınırlı
    • "Bu dar gelirle hiçbir şey yapılamaz. Dar zaman."
  4. Sıkıntılı
    • "Dar bir gün gelmiş birinden üç beş kuruş almışım, ne çıkar!" (Memduh Şevket Esendal)
  5. Yetersiz
    • "Dar düşünce. Hayali dar."
  6. [zarf] Güçlükle, ucu ucuna, ancak
    • "En sonra, pek çok sıkılan çocukların zoru ile akşam altı postasına dar yetiştiler." (Memduh Şevket Esendal)

FAR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Taşıtların ön bölümünde bulunan, kısa ve uzun mesafeyi aydınlatmaya yarayan ışık düzeneği
    • "Taksi yaklaşırken farların ışıkları gittikçe güçlenerek yukarılara doğru tırmandı." (Necati Cumalı)

TER

  1. [isim] Derinin gözeneklerinden sızan, kendine özgü bir kokusu olan, yapışkan, renksiz, tuzlu sıvı
    • "O kadar sırsıklam ter içinde idi ki cesaret edemedi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
    • "... göbek taşında ter atarken bunaldı."
    • "Elleri ayakları buz kesildi, soğuk bir ter boşandı bütün vücudundan." (Çetin Altan)

ROK
...
RAZ
...
REY

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Oy
    • "Parlamentoda itimat reyi alamayan her hükûmet şüphesiz istifa etmek zorunda kalacaktır." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
    • "Ekseriyeti öksürüklü ise de henüz rey verecek kadar kolunu oynatabilir." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Düşünce, görüş, fikir
    • "Vicdanları ile baş başa düşünüp sonra da aralarında müşavere ederek reylerini bildireceklerdi." (Tarık Buğra)

ROP

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Çoğu tek parça kadın giysisi
    • "İlk gözüme çarpan şey, pembe renkli, ince yünlü, sade bir roptu." (Peyami Safa)

RAB
...
FIR

  1. [zarf] Fırıl fırıl
    • "Kızı, annesinin çevresinde fır dönüyor."
  2. [isim] Piç, fırlama

KER

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Kuvvet, kudret

BRE

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [ünlem] "Ey, hey" anlamında kullanılan bir seslenme sözü
    • "Bre Arslan Bey! Sen bu işi kolay mı sanırsın?" (Sevinç Çokum)
  2. "Be" yerine kullanılan bir seslenme sözü
  3. "Vay" anlamında şaşma bildiren bir seslenme sözü
    • "Bre, bu ne büyük gemi!"
  4. Şaşkınlık, coşku anlatan bir seslenme sözü
  5. [bağlaç] Tekrarlanan iki emir kipi arasına getirilerek işin sürekliliğini anlatan bir söz
    • "Öyle bir yol ki git bre git, bitmez. Gez bre gez. Dolaş bre dolaş." (Ahmet Rasim)

IRK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kalıtımsal olarak ortak fiziksel ve fizyolojik özelliklere sahip insanlar topluluğu
    • "Türkler, insan olarak, ulus olarak doğunun en üstün ve şerefli ırkıdır." (Salâh Birsel)
  2. Soy
    • "Esasta dağlı ırktan cahil bir kızcağızdı." (Refik Halit Karay)
  3. Bir canlı türünde aynı karakteri taşıyan canlıların oluşturduğu alt bölüm

PÜR

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Dolu (II)

RUZ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Gün

ARP

  1. [isim] Dik tutularak parmakla çalınan, üç köşeli ve telli, büyük çalgı

GÜR

  1. [sıfat] Bol ve güçlü olarak çıkan veya fışkıran
    • "Gür, kumral saçlarının çerçevelediği narin yüzü kıpkırmızı idi." (Ömer Seyfettin)
  2. Bol, verimli, feyyaz
    • "Oralarda deve dikenleri ve çalı süpürgeleri gür, yeşil, pembe bitmişti." (Sait Faik Abasıyanık)

RAF

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Üstüne öteberi koymak için duvara veya bir dolabın içine birbirine paralel olarak tutturulmuş, genellikle geniş, uzun tahta veya metal levha
    • "Yemek paketini, raflarda yer bulamadığı için masa üstüne koydu." (Memduh Şevket Esendal)
    • "Anayasayı rafa kaldırarak keyfî, gelişigüzel sınırlar çizmeye kalkışmak, bu yaygaraları koparanların başlıca özelliğidir." (Necati Cumalı)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü