İçinde rüz olan 21 kelime var. İçerisinde RÜZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında rüz olan kelimeler listesine ya da Sonu rüz ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

RÜZGARLANMAK

11 Harfli Kelimeler

PÜRÜZLENMEK, PÜRÜZSÜZLÜK, RÜZGARLAMAK, RÜZGARLANMA, RÜZGARÖLÇER

10 Harfli Kelimeler

PÜRÜZLEMEK, PÜRÜZLENME, RÜZGARGÜLÜ, RÜZGARLAMA

9 Harfli Kelimeler

PÜRÜZALIR, PÜRÜZLEME, RÜZGARLIK, RÜZGARSIZ

8 Harfli Kelimeler

PÜRÜZSÜZ, RÜZGARLI, TEBERRÜZ

7 Harfli Kelimeler

PÜRÜZLÜ, TEBARÜZ

6 Harfli Kelimeler

RÜZGAR

5 Harfli Kelimeler

PÜRÜZ


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

RÜZGARLANMAK
...
RÜZGARÖLÇER
...
PÜRÜZLENMEK

  1. [nsz] Pürüz oluşmak, pürüzlü duruma gelmek
  2. Ses boğuk ve bozuk çıkmak
    • "Konserlerde sesi pürüzlendiği zaman böyle yapardı." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. Bir iş, durum vb. karışık ve güç bir duruma gelmek

RÜZGARLAMAK
...
PÜRÜZSÜZLÜK

  1. [isim] Pürüzsüz olma durumu
    • "Cenap Şehabettin Bey'in aşk şiirlerinin pürüzsüzlüğü derecesinde değilse bile daha içinden gelen ve şahsi bir cazibeyle eserler yazmıştı." (Halide Edip Adıvar)

RÜZGARLANMA
...
RÜZGARGÜLÜ
...
RÜZGARLAMA
...
PÜRÜZLENME

  1. [isim] Pürüzlenmek işi

PÜRÜZLEMEK

  1. [-i] Yapılarda sıva, alçı veya boyanın daha iyi tutmasını sağlamak amacıyla yüzeyi pürüzlü duruma getirmek

RÜZGARSIZ
...
RÜZGARLIK
...
PÜRÜZLEME

  1. [isim] Pürüzlemek işi

PÜRÜZALIR

  1. [isim] Bir borunun ağzına biçim vermek, genişletmek veya çapaklarını, pürüzlerini almak için kullanılan, çevresinde kesici yüzü bulunan alet

RÜZGARLI
...
TEBERRÜZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Meydana çıkma, görünme

PÜRÜZSÜZ

  1. [sıfat] Pürüzü olmayan
    • "Yüzü bir sabah gibi düz ve pürüzsüzdü." (Kenan Hulusi )
  2. Düzgün, falsosuz (ses)
    • "Pürüzsüz, billur gibi sesleri İncirlik, Kanlıdere taraflarını çın çın öttürüyordu." (Osman Cemal Kaygılı)

PÜRÜZLÜ

  1. [sıfat] Pürüzü olan
    • "Pürüzlü cilt."
  2. Boğuk ve bozuk (ses)
    • "Sesi hâlâ pürüzlü idi." (Haldun Taner)
  3. Karışık, güç (durum, iş)
    • "Mesele pürüzlüdür, bir skandal hâlini almasından korkulur." (Refik Halit Karay)

TEBARÜZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Belirme, görünme
    • "Senelerden beri bildiğimiz ve aramızda konuştuğumuz şeylerin hiç yalan olmadığı tebarüz etti." (Yahya Kemal Beyatlı)

RÜZGAR
...
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü