İçinde rü olan 8 harfli 78 kelime var. İçerisinde RÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında rü olan kelimeler listesine ya da sonu rü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GÜMRÜKLÜ

  1. [sıfat] Gümrük vergisi ödenmesi gerekli olan
    • "Gümrüklü mal."
  2. Gümrük vergisi ödenmiş olan
ÖLDÜRÜCÜ

  1. [sıfat] Öldüren, ölüme sebep olan, ölüme yol açan
    • "Öldürücü bir kalp aksesinin bazen saatlerce sürebileceğini gayet iyi biliyor." (Peyami Safa)
  2. [mecaz] Bayıltıcı, bunaltıcı, sıkıcı, yorucu
YÜRÜKLÜK

  1. [isim] Yürük olma durumu
TÜTTÜRÜŞ

  1. [isim] Tüttürmek işi
    • "Nedret, onun sinemalarda göre göre tanıdığı o ‘meşum’ kadınlar, vamplar gibi bacak bacak üstüne atıp gözlerini boşluğa dikerek sigara tüttürüşünü düşünürdü hep." (Oktay Akbal)
TERÜTAZE

Kelime Kökeni: Farsça ter + tāze

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız körpe
    • "Frenk illerinde ... tenorların akbabaya dönmüş, kartlaşmışlarına bile terütaze kızlar gönül verirlermiş." (Refik Halit Karay)
  2. [zarf] Dinç bir biçimde
    • "İkinci yarıda herkesin dili bir karış dışarı çıktığı, maraza aradığı, çamurlaştığı zaman, seninki, oyuna yeni girmiş gibi terütaze koşar durur." (Haldun Taner)
DÜRÜLMEK

  1. [nesnesiz] Dürme işine konu olmak veya dürme işi yapılmak
    • "Faytonun köşesinde dürülmüş, bağlanmış bir bohça gibidir." (Aka Gündüz)
  2. Sarılmak, katlanmak
  3. Toplanmak, toparlanmak
    • "İş bulamayanlar kahveden de dürülüp çıkarılırlarsa bilmem artık nereye giderler?" (Reşat Nuri Güntekin)
RÜKÜŞLÜK

  1. [isim] Rüküş olma durumu
BRÜLÖRCÜ

  1. [isim] Brülör bakım ve onarım işi yapan kimse
MÜRÜVVET

Kelime Kökeni: Arapça muruvvet

  1. [isim] Bir ailede çocukların doğumu, sünneti, evliliği, iyi bir göreve geçmeleri vb. olaylardan duyulan mutluluk, sevinç
  2. Bakınız cömertlik
  3. [eskimiş] Bakınız yiğitlik
GÜLDÜRÜŞ

  1. [isim] Güldürmek işi
ÜFÜRÜKÇÜ

  1. [isim] Maddi çıkar sağlamak için okuyup üfleyerek hastalıkları iyileştirdiğine, karı koca ilişkilerini düzenlediğine vs. inanılan, ilaç terkipleri yapan, muska yazan sahtekâr kimse
    • "Eskiden üfürükçüler vardı, isteyenleri yere yatırıp pestil gibi çiğnerlerdi." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
ÖRÜCÜLÜK

  1. [isim] Örücünün yaptığı iş
SÜRDÜRÜŞ

  1. [isim] Sürdürmek işi
RÜZGARLI

  1. [sıfat] Rüzgâr alan, rüzgâra açık; yelli
    • "Hava bulutlu ve üzerinde durduğumuz tepe rüzgârlı idi." (Ahmet Haşim)
TAKARRÜR

Kelime Kökeni: Arapça taḳarrur

  1. [isim, eskimiş] Bir yerde karar kılma, yerleşme
  2. Karar verilme
TAKARRÜP

Kelime Kökeni: Arapça taḳarrub

  1. [isim, eskimiş] Yakınlaşma, yaklaşma, yanaşma
    • "Ve bizim kıtaatımız nehri her noktadan geçmiş Mihalıççık ve Sivrihisar hattına takarrüp etmekte bulunuyor." (Atatürk)
RÜŞVETÇİ

  1. [isim] Rüşvet alarak iş gören kimse
BÜRÜKSÜZ

  1. [sıfat] Bürüğü olmayan
SÜRDÜRÜM

  1. [isim] Bakınız abonman
TAHARRÜŞ

Kelime Kökeni: Arapça taḫarruş

  1. [isim, eskimiş] Tırmalanma, kurcalanma, azdırılma
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü