İçinde pür olan 8 harfli 14 kelime var. İçerisinde PÜR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında pür olan kelimeler listesine ya da sonu pür ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PÜRÇÜKLÜ

  1. [sıfat, ağızlardan] Pürçeği olan
KÖPÜRMEK

  1. [nesnesiz] Köpük yapmak, köpük oluşmak, köpük çıkararak kabarmak
    • "Fırat, Malatya'ya doğru bir dirsek gibi kıvrıldığı vadide artık dağlardan kopup çağıl çağıl köpürmüyor." (Ayşe Kulin)
  2. Ekşiyip köpüklenmek
    • "Reçel köpürdü."
  3. [mecaz] Çok kızmak, birdenbire öfkelenmek; feveran etmek
    • "Yavaş yavaş her vakit sebepsiz bir hiddetten köpüren babamı da bir horoza benzetmeye başladım." (Ömer Seyfettin)
  4. [mecaz] Gerekli gereksiz, aralıksız ve bıktırıcı konuşup durmak
PÜRTÜKLÜ

  1. [sıfat] Pürtüğü olan
    • "Mor bir pürtüklü kayadandı tahtı onun. Bu yüzden sultan tahtında rahatsız oturuyordu." (Yaşar Kemal)
PÜRÜZSÜZ

  1. [sıfat] Pürüzü olmayan
    • "Yüzü bir sabah gibi düz ve pürüzsüzdü." (Kenan Hulûsi Koray)
  2. Düzgün (ses)
    • "Pürüzsüz, billur gibi sesleri İncirlik, Kanlıdere taraflarını çın çın öttürüyordu." (Osman Cemal Kaygılı)
  3. [mecaz] Karışık olmayan (durum, iş); kılçıksız
  4. [zarf] Hatasız, takılmadan
    • "Pürüzsüz, tane tane şarkı söyler gibi ahenkli bir konuşma tarzı vardı." (Haldun Taner)
PÜRTELAŞ

Kelime Kökeni: Farsça pur + Arapça telāş

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız telaşlı
  2. [zarf] Telaşlı olarak
    • "Gırtlağımı yırtarcasına haykırırken odaya efendim pürtelaş girdi." (Refik Halit Karay)
SÜPÜRTME

  1. [isim] Süpürtmek işi
KÖPÜRGEN

  1. [sıfat] Gerekli gereksiz, hızlı, aralıksız ve bıktırıcı biçimde konuşan
    • "Bu uzun saçlı, köpürgen, hemen hemen bizimle yaşıt, boşanmış zemberek gibi söylenen yeni hocaları dinler dururduk." (Falih Rıfkı Atay)
YÜPÜRMEK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Telaşlı bir biçimde öteye beriye koşmak
HÖPÜRDEK

  1. [sıfat] Bakınız yudum
    • "Kahvesinden bir höpürdek alır, reçelli ekmekten ısırır, çıtır çıtır bir lezzet akar ağzına…" (Buket Uzuner)
  2. Bakınız höpürtü
  3. Çayı ve çorbayı höpürdeterek içen (kimse)
  4. [argo] Aceleci ve sabırsız (kimse)
SÜPÜRMEK

  1. [-i] Bir şeyin, bir yerin üstündeki çer çöp, toz toprak vb. şeyleri süpürge, fırça veya başka bir araçla toplamak, temizlemek
    • "Herif süpürge ile fesini süpürüp de şak şak eline vurdukça un çuvalı gibi tozuyordu." (Ahmet Rasim)
  2. [mecaz] Çıkarıp atmak, kovmak
    • "Yanında binlerce kurbanlık ile / Süpürdü düşmanı, bastı dayağı" (Âşık Veysel)
  3. [mecaz] Tüketmek, bitirmek
    • "Tatlıya öyle düşkünmüş ki geceleri usulcacık kalkar, tel dolaptaki muhallebiyi, revaniyi, kadayıfı ne bulursa hepsini süpürürmüş." (Peyami Safa)
KÖPÜRTME

  1. [isim] Köpürtmek işi
PÜRMELAL

Kelime Kökeni: Farsça pur + Arapça melāl

  1. Çok üzüntülü
  2. Çok sıkıntılı
PÜRÇEKLİ

  1. [sıfat] Pürçeği olan
  2. [ağızlardan] Bakınız havuç
    • "Meyve olarak pürçekli (havuç), lahana, yazın da yuvarlak küçük hıyarlar var." (Cahit Külebi)
KÖPÜRTÜŞ

  1. [isim] Köpürtmek işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü