İçinde pür olan 8 harfli 14 kelime var. İçerisinde PÜR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında pür olan kelimeler listesine ya da sonu pür ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PÜRÇÜKLÜ
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Pürçeği olan
-
[sıfat, ağızlardan]
Pürçeği olan
- KÖPÜRMEK
-
-
[nesnesiz]
Köpük yapmak, köpük oluşmak, köpük çıkararak kabarmak
- "Fırat, Malatya'ya doğru bir dirsek gibi kıvrıldığı vadide artık dağlardan kopup çağıl çağıl köpürmüyor."
-
Ekşiyip köpüklenmek
- "Reçel köpürdü."
-
[mecaz]
Çok kızmak, birdenbire öfkelenmek; feveran etmek
- "Yavaş yavaş her vakit sebepsiz bir hiddetten köpüren babamı da bir horoza benzetmeye başladım."
-
[mecaz]
Gerekli gereksiz, aralıksız ve bıktırıcı konuşup durmak
-
[nesnesiz]
Köpük yapmak, köpük oluşmak, köpük çıkararak kabarmak
- PÜRTÜKLÜ
-
-
[sıfat]
Pürtüğü olan
- "Mor bir pürtüklü kayadandı tahtı onun. Bu yüzden sultan tahtında rahatsız oturuyordu."
-
[sıfat]
Pürtüğü olan
- PÜRÜZSÜZ
-
-
[sıfat]
Pürüzü olmayan
- "Yüzü bir sabah gibi düz ve pürüzsüzdü."
-
Düzgün (ses)
- "Pürüzsüz, billur gibi sesleri İncirlik, Kanlıdere taraflarını çın çın öttürüyordu."
-
[mecaz]
Karışık olmayan (durum, iş); kılçıksız
-
[zarf]
Hatasız, takılmadan
- "Pürüzsüz, tane tane şarkı söyler gibi ahenkli bir konuşma tarzı vardı."
-
[sıfat]
Pürüzü olmayan
- PÜRTELAŞ
-
Kelime Kökeni: Farsça pur + Arapça telāş
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız telaşlı
-
[zarf]
Telaşlı olarak
- "Gırtlağımı yırtarcasına haykırırken odaya efendim pürtelaş girdi."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız telaşlı
- SÜPÜRTME
-
-
[isim]
Süpürtmek işi
-
[isim]
Süpürtmek işi
- KÖPÜRGEN
-
-
[sıfat]
Gerekli gereksiz, hızlı, aralıksız ve bıktırıcı biçimde konuşan
- "Bu uzun saçlı, köpürgen, hemen hemen bizimle yaşıt, boşanmış zemberek gibi söylenen yeni hocaları dinler dururduk."
-
[sıfat]
Gerekli gereksiz, hızlı, aralıksız ve bıktırıcı biçimde konuşan
- YÜPÜRMEK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Telaşlı bir biçimde öteye beriye koşmak
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Telaşlı bir biçimde öteye beriye koşmak
- HÖPÜRDEK
-
- SÜPÜRMEK
-
-
[-i]
Bir şeyin, bir yerin üstündeki çer çöp, toz toprak vb. şeyleri süpürge, fırça veya başka bir araçla toplamak, temizlemek
- "Herif süpürge ile fesini süpürüp de şak şak eline vurdukça un çuvalı gibi tozuyordu."
-
[mecaz]
Çıkarıp atmak, kovmak
- "Yanında binlerce kurbanlık ile / Süpürdü düşmanı, bastı dayağı"
-
[mecaz]
Tüketmek, bitirmek
- "Tatlıya öyle düşkünmüş ki geceleri usulcacık kalkar, tel dolaptaki muhallebiyi, revaniyi, kadayıfı ne bulursa hepsini süpürürmüş."
-
[-i]
Bir şeyin, bir yerin üstündeki çer çöp, toz toprak vb. şeyleri süpürge, fırça veya başka bir araçla toplamak, temizlemek
- KÖPÜRTME
-
-
[isim]
Köpürtmek işi
-
[isim]
Köpürtmek işi
- PÜRMELAL
-
Kelime Kökeni: Farsça pur + Arapça melāl
-
Çok üzüntülü
-
Çok sıkıntılı
-
Çok üzüntülü
- PÜRÇEKLİ
-
-
[sıfat]
Pürçeği olan
-
[ağızlardan]
Bakınız havuç
- "Meyve olarak pürçekli (havuç), lahana, yazın da yuvarlak küçük hıyarlar var."
-
[sıfat]
Pürçeği olan
- KÖPÜRTÜŞ
-
-
[isim]
Köpürtmek işi
-
[isim]
Köpürtmek işi