İçinde pli olan 8 harfli 21 kelime var. İçerisinde PLİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında pli olan kelimeler listesine ya da sonu pli ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Pli Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
L P İ
3 Harfli Kelimeler
PİL, PLİ
2 Harfli Kelimeler
İL, İP, Pİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DİSİPLİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca discipline
-
[isim]
Bir topluluğun, yasalarına ve düzenle ilgili yazılı veya yazısız kurallarına titizlik ve özenle uyması durumu; sıkı düzen, düzence, düzen bağı, inzibat, zapturapt
- "Bu belki de ordu için şart olan disiplin ruhunu bende bulamamış olmalarındandır."
-
Kişilerin içinde yaşadıkları topluluğun genel düşünce ve davranışlarına uymalarını sağlamak amacıyla alınan önlemlerin bütünü
- "Bazı kibar semtlerde ve Beyoğlu'nda bu disiplin biraz gevşerdi."
-
Öğretim konusu olan veya olabilecek bilgilerin bütünü; bilim dalı
-
[isim]
Bir topluluğun, yasalarına ve düzenle ilgili yazılı veya yazısız kurallarına titizlik ve özenle uyması durumu; sıkı düzen, düzence, düzen bağı, inzibat, zapturapt
- TALİPLİK
-
-
[isim]
Talip olma durumu
- "Konu iktidara taliplik olunca sosyalistlerin yolda kalması, inandırıcı olamaması, liberalizmin hatta İslam ideolojisinin arkasından gelmesi olağan olacaktır."
-
[isim]
Talip olma durumu
- TABİPLİK
-
-
[isim]
Bakınız hekimlik
-
[isim]
Bakınız hekimlik
- SAHİPLİK
-
-
[isim]
Sahip olma durumu
- "Bu çocuğun sahipliği biraz da benim üstüme, anası değil miyim?"
-
Kendisinin olan bir şeyi yasa çerçevesi içinde dilediği gibi kullanabilme hakkını taşıma durumu; el (I), iyelik, mülkiyet
-
[isim]
Sahip olma durumu
- MUZİPLİK
-
-
[isim]
Muzip olma durumu; azizlik, hınzırlık, takılganlık
- "Hem gülüyor hem sık sık bana kaçamak bakışlarla bakıyor, muziplikle göz kırpıyor."
-
[isim]
Muzip olma durumu; azizlik, hınzırlık, takılganlık
- KOMPLİKE
-
Kelime Kökeni: Fransızca compliqué
-
[sıfat]
Bakınız karmaşık
-
[sıfat]
Bakınız karmaşık
- GARİPLİK
-
- CELEPLİK
-
-
[isim]
Celepçinin yaptığı iş; celepçilik
- "Hem söz konusu ticaretin hacmi hem de devletin fiyatlara müdahalesi nedeniyle celeplik ve kasaplık çok büyük sermaye isteyen ve çok büyük zararlara yol açabilen meslekler durumuna gelmişti."
-
[isim]
Celepçinin yaptığı iş; celepçilik
- SALEPLİK
-
-
[isim]
Salep içmeye veya salep dağıtmaya yarayan özel kap, sahleplik
-
[sıfat]
Salep yapımında kullanılan; sahleplik
-
[isim]
Salep içmeye veya salep dağıtmaya yarayan özel kap, sahleplik
- RAKİPLİK
-
-
[isim]
Bakınız rekabet
-
[isim]
Bakınız rekabet
- KATİPLİK
-
-
[isim]
Bakınız sekreterlik
- "Zaten nasıl oldu da Fakir Komitesi kâtipliğine girebildiniz."
-
[isim]
Bakınız sekreterlik
- CAZİPLİK
-
-
[isim]
Bakınız çekicilik
- "Şık, şatafatlı görünen kıyafetleri, onları güzelliğin, şirinliğin ve cazipliğin birer timsali gibi gösteriyordu."
-
[isim]
Bakınız çekicilik
- PLİYOSEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca pliocène
-
[isim, jeoloji]
Üçüncü Çağ’ın kutup buzullarının büyüdüğü, Güney ve Kuzey Amerika’nın arasında kara köprüsünün kurulduğu en son bölümü
-
[sıfat]
Bu zamanla ilgili
-
[isim, jeoloji]
Üçüncü Çağ’ın kutup buzullarının büyüdüğü, Güney ve Kuzey Amerika’nın arasında kara köprüsünün kurulduğu en son bölümü
- MİZANPLİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca mise en plis
-
[isim]
Islak saçın sarılıp sıcak hava yardımıyla kurutulmasından sonra fırça ve tarakla yapılan tarama biçimi
-
[isim]
Islak saçın sarılıp sıcak hava yardımıyla kurutulmasından sonra fırça ve tarakla yapılan tarama biçimi
- MEKTEPLİ
-
-
[isim]
Bakınız öğrenci
-
[sıfat]
Okulda yetişmiş olan, alaylı (I) karşıtı
- "Kazada mektepli dişçi olmadığı için onu vilayete götürdüm."
-
[isim]
Bakınız öğrenci
- TERTİPLİ
-
-
[sıfat]
Düzenli, derli toplu, yerli yerinde
- "Bereket ki burada her şey tertipli idi."
-
Dağınıklıktan hoşlanmayan, düzenli (kimse)
-
[zarf]
Düzenli, derli toplu bir biçimde
-
[mecaz]
Önceden düzenlenmiş, hazırlanmış
-
[sıfat]
Düzenli, derli toplu, yerli yerinde
- HATİPLİK
-
-
[isim]
Bakınız konuşmacılık
- "Tatil saatlerinde hatiplik idmanları yapardık."
-
[isim]
Bakınız konuşmacılık
- İPLİKÇİK
-
-
[isim]
Çok ince ip
-
[isim]
Çok ince ip
- MIKLEPLİ
-
-
[sıfat]
Mıklebi olan
- "Cildi koyu kahverengi, şemseli, şirazeli ve mıkleplidir."
-
[sıfat]
Mıklebi olan
- TERKİPLİ
-
-
[sıfat]
Bileşim içeren
-
[edebiyat]
Bakınız tamlamalı
- "Türkçüler, terkipli lisanla beraber aruz veznini de millî edebiyatımızdan kovmaya karar verdiler."
-
[sıfat]
Bileşim içeren