İçinde pli olan 8 harfli 21 kelime var. İçerisinde PLİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında pli olan kelimeler listesine ya da sonu pli ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Pli Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

L P İ

3 Harfli Kelimeler

PİL, PLİ

2 Harfli Kelimeler

İL, İP, Pİ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DİSİPLİN

Kelime Kökeni: Fransızca discipline

  1. [isim] Bir topluluğun, yasalarına ve düzenle ilgili yazılı veya yazısız kurallarına titizlik ve özenle uyması durumu; sıkı düzen, düzence, düzen bağı, inzibat, zapturapt
    • "Bu belki de ordu için şart olan disiplin ruhunu bende bulamamış olmalarındandır." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Kişilerin içinde yaşadıkları topluluğun genel düşünce ve davranışlarına uymalarını sağlamak amacıyla alınan önlemlerin bütünü
    • "Bazı kibar semtlerde ve Beyoğlu'nda bu disiplin biraz gevşerdi." (Falih Rıfkı Atay)
  3. Öğretim konusu olan veya olabilecek bilgilerin bütünü; bilim dalı
TALİPLİK

  1. [isim] Talip olma durumu
    • "Konu iktidara taliplik olunca sosyalistlerin yolda kalması, inandırıcı olamaması, liberalizmin hatta İslam ideolojisinin arkasından gelmesi olağan olacaktır." (Can Başkent)
TABİPLİK

  1. [isim] Bakınız hekimlik
SAHİPLİK

  1. [isim] Sahip olma durumu
    • "Bu çocuğun sahipliği biraz da benim üstüme, anası değil miyim?" (Emine Işınsu)
  2. Kendisinin olan bir şeyi yasa çerçevesi içinde dilediği gibi kullanabilme hakkını taşıma durumu; el (I), iyelik, mülkiyet
MUZİPLİK

  1. [isim] Muzip olma durumu; azizlik, hınzırlık, takılganlık
    • "Hem gülüyor hem sık sık bana kaçamak bakışlarla bakıyor, muziplikle göz kırpıyor." (Adalet Ağaoğlu)
KOMPLİKE

Kelime Kökeni: Fransızca compliqué

  1. [sıfat] Bakınız karmaşık
GARİPLİK

  1. [isim] Bakınız tuhaflık
    • "Gariplikleri çok sever, dikkati çekmek için elinden geleni yaparmış." (Salâh Birsel)
  2. Bakınız acayiplik
CELEPLİK

  1. [isim] Celepçinin yaptığı iş; celepçilik
    • "Hem söz konusu ticaretin hacmi hem de devletin fiyatlara müdahalesi nedeniyle celeplik ve kasaplık çok büyük sermaye isteyen ve çok büyük zararlara yol açabilen meslekler durumuna gelmişti." (Şevket Pamuk)
SALEPLİK

  1. [isim] Salep içmeye veya salep dağıtmaya yarayan özel kap, sahleplik
  2. [sıfat] Salep yapımında kullanılan; sahleplik
RAKİPLİK

  1. [isim] Bakınız rekabet
KATİPLİK

  1. [isim] Bakınız sekreterlik
    • "Zaten nasıl oldu da Fakir Komitesi kâtipliğine girebildiniz." (Nâzım Hikmet)
CAZİPLİK

  1. [isim] Bakınız çekicilik
    • "Şık, şatafatlı görünen kıyafetleri, onları güzelliğin, şirinliğin ve cazipliğin birer timsali gibi gösteriyordu." (Osman Cemal Kaygılı)
PLİYOSEN

Kelime Kökeni: Fransızca pliocène

  1. [isim, jeoloji] Üçüncü Çağ’ın kutup buzullarının büyüdüğü, Güney ve Kuzey Amerika’nın arasında kara köprüsünün kurulduğu en son bölümü
  2. [sıfat] Bu zamanla ilgili
MİZANPLİ

Kelime Kökeni: Fransızca mise en plis

  1. [isim] Islak saçın sarılıp sıcak hava yardımıyla kurutulmasından sonra fırça ve tarakla yapılan tarama biçimi
MEKTEPLİ

  1. [isim] Bakınız öğrenci
  2. [sıfat] Okulda yetişmiş olan, alaylı (I) karşıtı
    • "Kazada mektepli dişçi olmadığı için onu vilayete götürdüm." (Reşat Nuri Güntekin)
TERTİPLİ

  1. [sıfat] Düzenli, derli toplu, yerli yerinde
    • "Bereket ki burada her şey tertipli idi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Dağınıklıktan hoşlanmayan, düzenli (kimse)
  3. [zarf] Düzenli, derli toplu bir biçimde
  4. [mecaz] Önceden düzenlenmiş, hazırlanmış
HATİPLİK

  1. [isim] Bakınız konuşmacılık
    • "Tatil saatlerinde hatiplik idmanları yapardık." (Falih Rıfkı Atay)
İPLİKÇİK

  1. [isim] Çok ince ip
MIKLEPLİ

  1. [sıfat] Mıklebi olan
    • "Cildi koyu kahverengi, şemseli, şirazeli ve mıkleplidir."
TERKİPLİ

  1. [sıfat] Bileşim içeren
  2. [edebiyat] Bakınız tamlamalı
    • "Türkçüler, terkipli lisanla beraber aruz veznini de millî edebiyatımızdan kovmaya karar verdiler." (Ziya Gökalp)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü