İçinde plan olan 9 harfli 16 kelime var. İçerisinde PLAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında plan olan kelimeler listesine ya da sonu plan ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Plan Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A L N P

4 Harfli Kelimeler

PLAN

3 Harfli Kelimeler

ALP, LAN, LAP, NAL, PAL

2 Harfli Kelimeler

AL, AN, LA, PA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇIPLANMAK

  1. [nesnesiz] Çıplak duruma gelmek
    • "Kuşlar her gün biraz daha çıplanan dallarda, tüylerini kabartarak üşümemeye çalışıyorlardı." (Ercüment Ekrem Talu)
PLANLILIK

  1. [isim] Planlı olma durumu
KAPLANMAK

  1. [-le] Kaplama işi yapılmak
    • "Bıyıkları tıraşlı bir uşak, sağ tarafta üstü koyu güvez çuha ile kaplanmış bir kapı açtı." (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
HAPLANMAK

  1. [nesnesiz] Uyuşturucu özelliği olan hap içmiş olmak
    • "Arkadaşınızla konuşmaya çalıştık ama kendinde değildi. Haplanmış yahut öyle bir şeyler içmiş." (Ahmet Ümit)
PLANLAMAK

  1. [-i] Yapılacak bir işi belli plana göre düzenlemek
SAPLANMAK

  1. [-e] Hızla batmak
    • "Mahfeye o kadar ok saplanmıştı ki gören onu kocaman bir kirpi sanabilirdi." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. Batma sonucu hareket edemez olmak, batıp kalmak
    • "Dönüşte Zeytinburnu açıklarında kara saplandık." (Yusuf Ziya Ortaç)
  3. ağrı girmek
    • "Dün gece belime bir ağrı saplandı."
GRUPLANMA

  1. [isim] Gruplanmak işi
GRUPLANIŞ

  1. [isim] Gruplanmak işi
COPLANMAK

  1. [nesnesiz] Copla vurulmak, copla dövülmek
    • "Bu yüzden tutuklular mahkeme salonlarında yargıçların, savcıların gözü önünde coplandı, tekmelendi, hakarete uğradı." (Ertuğrul Mavioğlu)
TOPLANMAK

  1. [nesnesiz] Toplama işine konu olmak
    • "Ağaçtaki meyveler toplandı."
  2. Bir araya gelmek; birikmek, toplaşmak
    • "Alp'ın ilk bahadırlığını işiten yurttaşlar etrafına toplandılar." (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
  3. Toplantı yapmak
  4. Kendine çekidüzen vermek
  5. Seyahat etmek, taşınmak vb. için hazırlanmak
  6. Bakınız şişmanlamak
    • "Kısacık boylu, kara kuru Nadir Hanım'ın yerinde şimdi şişman denilecek kadar etlenmiş, toplanmış, yağlanmış bir hanım var." (Memduh Şevket Esendal)
PLANCILIK

  1. [isim] Plancının işi veya mesleği
PLANLANMA

  1. [isim] Planlanmak işi
PLANSIZCA

  1. [zarf] Plansız bir biçimde
AYIPLANMA

  1. [isim] Ayıplanmak işi
PLANLANIŞ

  1. [isim] Planlanmak işi
PLANLAYIŞ

  1. [isim] Planlamak işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü