İçinde pi olan 6 harfli 71 kelime var. İçerisinde Pİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında pi olan kelimeler listesine ya da sonu pi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Pi Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

P İ

2 Harfli Kelimeler

İP, Pİ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PİKOLO

Kelime Kökeni: İtalyanca piccolo

  1. [isim, bitki bilimi] Büyüklüğü 5 milimetreden küçük fındık içi
KOKPİT

Kelime Kökeni: İngilizce cockpit

  1. [isim] Bakınız pilot kabini
PİŞKİN

  1. [sıfat] Gereğince pişmiş
    • "Pişkin ekmek."
  2. Çabuk pişen; pişeğen, pişek
    • "Pişkin nohut."
  3. [mecaz] Saygısızca davranarak işini yürüten
    • "Hiç istifini bozmayan bir pek pişkin hırsız hâli buldum." (Sait Faik Abasıyanık)
  4. [mecaz] Bakınız utanmaz
    • "Vasıf'ı hem arkadaş canlısı bir insan hem de gayet pişkin bir politikacı olarak tanıyordum." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  5. [mecaz] Bakınız olgun
    • "En pişkin aktörler bile bizim kadar rollerini başaramazlar." (Etem İzzet Benice)
PİYANO

Kelime Kökeni: İtalyanca piano

  1. [isim, müzik] Klavyeli, telli, değişik tuşlara basılarak çalınan ağır ve büyük çalgı
    • "Köşede bir piyano, piyanonun üstünde yapma çiçekler." (Nâzım Hikmet)
  2. [zarf] Yavaş bir biçimde, sesleri hafifleterek
PİLİSE

Kelime Kökeni: Fransızca plissé

  1. [sıfat] Pilili
PİYADE

Kelime Kökeni: Farsça piyāde

  1. [isim, askerlik] Yaya olarak savaşan askerlerin oluşturduğu sınıf
    • "Piyadeler savaşta genellikle en önde giderler."
  2. [askerlik] Bu sınıftan olan asker
    • "Sınıfımda piyade birincisi olarak çıktım." (Ömer Seyfettin)
  3. Bakınız piyon
  4. Bir çift kürekle yönetilen bir tür hafif kayık
  5. [eskimiş] Bakınız yaya
PİNPON

Kelime Kökeni: İngilizce ping-pong

  1. [isim, spor] Bakınız masa tenisi
EPİTEL

  1. [isim] Tek veya çok hücreden oluşan, vücudun bütün dış ve iç yüzeylerini kaplayan doku; epitelyum
SEPİCİ

  1. [isim] Sepi işini yapan kimse; tabak (II), tabakçı (II), debbağ
EPİZOT

Kelime Kökeni: Fransızca épisode

  1. [isim, edebiyat] Bir romandaki veya hikâyedeki olay
    • "Sözlerin içine sık sık somut örnekler, epizotlar sıkıştırıyorlar." (Haldun Taner)
  2. Bakınız dilim
EPİFİT

Kelime Kökeni: Fransızca épiphyte

  1. [isim, bitki bilimi] Bakınız üst bitken
PİNÇİK

  1. [isim] Başparmak ile işaret parmağının birleştirildiğinde tutulacak miktar, çok az, azıcık
  2. Koparılmış en küçük parça
PİRİNÇ

Kelime Kökeni: Farsça birinc

  1. [isim, bitki bilimi] Buğdaygillerden, kökleri bol su içinde yetişen bir bitki (Oryza sativa)
    • "Oradaki uçsuz bucaksız pirinç bataklıklarının sahibidir." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Bu bitkinin besin olarak kullanılan taneleri
PİYASA

Kelime Kökeni: İtalyanca piazza

  1. [isim] Satıcıların mal satmak için bir araya geldiği yer; pazar
    • "Şimdi de pazar, piyasa yerlerinde, mahalle dolaylarında tanır, sayarlar." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Bir yol üzerinde gidip gelerek gezinme
    • "Kahvenin önünden dört beş kere daha geçer, akşam piyasasını yapardım." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. Alışveriş fiyatı, geçerli fiyat
    • "Sonbaharda, yakında açılacak tütün piyasasının haberleriyle ümitlenir, tasalanır, yüzleri bir gün gülerse beş gün kederli kalırdı." (Necati Cumalı)
  4. [ekonomi] Arz ve talebin karşılaştığı alan
  5. Bakınız ortalık
    • "Bunlardan bir kısmı bugün piyasada alaturka çalgıcılığın en ileri gelenlerindendir." (Osman Cemal Kaygılı)
PİLİNG

Kelime Kökeni: İngilizce peeling

  1. [isim] Cildin ölü hücrelerden arındırılması işlemi
PİSLİK

  1. [isim] Pis olma durumu; çepel
    • "Çocuğun yüzü gözü pislik içinde kaldı."
  2. Bakınız dışkı
    • "Şu kedi pisliğini temizlesinler."
  3. Bakınız kirlilik
    • "Şu mutfağın pisliğine bakın."
  4. [mecaz] Kötü, zararlı davranış veya iş
    • "Bu emel bizi elimizden tutarak yükseltiyor, muhitin pisliğinden uzak tutuyordu." (Hüseyin Cahit Yalçın)
  5. [mecaz] Kötü durum
  6. [mecaz] Başkalarına zarar veren kimse
İPİLTİ

  1. [isim, ağızlardan] Hafif esinti
    • "Bir kış boyu kar yağmuru emmiş, şimdi fazlasını geri veriyor, dokunulmaz sıcacık bir ipilti toprağın bağrında titreşip duruyordu." (Mustafa Asoğlu)
PİYATA

Kelime Kökeni: İtalyanca piatto

  1. [isim] Yassı ve büyük yemek tabağı
  2. [sıfat] Bakınız yassı
TESPİH

Kelime Kökeni: Arapça tesbīḥ

  1. [isim] "Süphanallah" sözünü söyleme
  2. Belirli dinî sözleri tekrarlamak veya elde oyalanmak için kullanılan, türlü maddelerden boncuk biçiminde yapılmış, genellikle otuz üç veya doksan dokuz taneden oluşmuş dizi
    • "İri taşlı tespihinin parmakları arasında arada bir şıkırdaması..." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. [din bilimi] Namaz sonunda “Sübhanallah, elhamdülillah, Allahu ekber” sözlerini otuz üçer defa söyleme
TESPİT

Kelime Kökeni: Arapça tes̱bīt

  1. [isim] Bir şeyi sağlam bir biçimde yerleştirme, yerinden oynamaz duruma getirme
  2. Bir durumu kuşkuya düşürmeyecek biçimde gösterme
  3. Bakınız belirleme
    • "Bu şahane tespitlere bazı müdahaleler yapalım." (Cemil Meriç)
  4. Bir değerlendirme sonunda ortaya çıkan karar
  5. Bakınız saptama
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü