İçinde pi olan 6 harfli 71 kelime var. İçerisinde Pİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında pi olan kelimeler listesine ya da sonu pi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Pi Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
İP, Pİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PİKOLO
-
Kelime Kökeni: İtalyanca piccolo
-
[isim, bitki bilimi]
Büyüklüğü 5 milimetreden küçük fındık içi
-
[isim, bitki bilimi]
Büyüklüğü 5 milimetreden küçük fındık içi
- KOKPİT
-
Kelime Kökeni: İngilizce cockpit
-
[isim]
Bakınız pilot kabini
-
[isim]
Bakınız pilot kabini
- PİŞKİN
-
-
[sıfat]
Gereğince pişmiş
- "Pişkin ekmek."
-
Çabuk pişen; pişeğen, pişek
- "Pişkin nohut."
-
[mecaz]
Saygısızca davranarak işini yürüten
- "Hiç istifini bozmayan bir pek pişkin hırsız hâli buldum."
-
[mecaz]
Bakınız utanmaz
- "Vasıf'ı hem arkadaş canlısı bir insan hem de gayet pişkin bir politikacı olarak tanıyordum."
-
[mecaz]
Bakınız olgun
- "En pişkin aktörler bile bizim kadar rollerini başaramazlar."
-
[sıfat]
Gereğince pişmiş
- PİYANO
-
Kelime Kökeni: İtalyanca piano
-
[isim, müzik]
Klavyeli, telli, değişik tuşlara basılarak çalınan ağır ve büyük çalgı
- "Köşede bir piyano, piyanonun üstünde yapma çiçekler."
-
[zarf]
Yavaş bir biçimde, sesleri hafifleterek
-
[isim, müzik]
Klavyeli, telli, değişik tuşlara basılarak çalınan ağır ve büyük çalgı
- PİLİSE
-
Kelime Kökeni: Fransızca plissé
-
[sıfat]
Pilili
-
[sıfat]
Pilili
- PİYADE
-
Kelime Kökeni: Farsça piyāde
- PİNPON
-
Kelime Kökeni: İngilizce ping-pong
-
[isim, spor]
Bakınız masa tenisi
-
[isim, spor]
Bakınız masa tenisi
- EPİTEL
-
-
[isim]
Tek veya çok hücreden oluşan, vücudun bütün dış ve iç yüzeylerini kaplayan doku; epitelyum
-
[isim]
Tek veya çok hücreden oluşan, vücudun bütün dış ve iç yüzeylerini kaplayan doku; epitelyum
- SEPİCİ
-
-
[isim]
Sepi işini yapan kimse; tabak (II), tabakçı (II), debbağ
-
[isim]
Sepi işini yapan kimse; tabak (II), tabakçı (II), debbağ
- EPİZOT
-
Kelime Kökeni: Fransızca épisode
-
[isim, edebiyat]
Bir romandaki veya hikâyedeki olay
- "Sözlerin içine sık sık somut örnekler, epizotlar sıkıştırıyorlar."
-
Bakınız dilim
-
[isim, edebiyat]
Bir romandaki veya hikâyedeki olay
- EPİFİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca épiphyte
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız üst bitken
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız üst bitken
- PİNÇİK
-
-
[isim]
Başparmak ile işaret parmağının birleştirildiğinde tutulacak miktar, çok az, azıcık
-
Koparılmış en küçük parça
-
[isim]
Başparmak ile işaret parmağının birleştirildiğinde tutulacak miktar, çok az, azıcık
- PİRİNÇ
-
Kelime Kökeni: Farsça birinc
-
[isim, bitki bilimi]
Buğdaygillerden, kökleri bol su içinde yetişen bir bitki (Oryza sativa)
- "Oradaki uçsuz bucaksız pirinç bataklıklarının sahibidir."
-
Bu bitkinin besin olarak kullanılan taneleri
-
[isim, bitki bilimi]
Buğdaygillerden, kökleri bol su içinde yetişen bir bitki (Oryza sativa)
- PİYASA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca piazza
-
[isim]
Satıcıların mal satmak için bir araya geldiği yer; pazar
- "Şimdi de pazar, piyasa yerlerinde, mahalle dolaylarında tanır, sayarlar."
-
Bir yol üzerinde gidip gelerek gezinme
- "Kahvenin önünden dört beş kere daha geçer, akşam piyasasını yapardım."
-
Alışveriş fiyatı, geçerli fiyat
- "Sonbaharda, yakında açılacak tütün piyasasının haberleriyle ümitlenir, tasalanır, yüzleri bir gün gülerse beş gün kederli kalırdı."
-
[ekonomi]
Arz ve talebin karşılaştığı alan
-
Bakınız ortalık
- "Bunlardan bir kısmı bugün piyasada alaturka çalgıcılığın en ileri gelenlerindendir."
-
[isim]
Satıcıların mal satmak için bir araya geldiği yer; pazar
- PİLİNG
-
Kelime Kökeni: İngilizce peeling
-
[isim]
Cildin ölü hücrelerden arındırılması işlemi
-
[isim]
Cildin ölü hücrelerden arındırılması işlemi
- PİSLİK
-
-
[isim]
Pis olma durumu; çepel
- "Çocuğun yüzü gözü pislik içinde kaldı."
-
Bakınız dışkı
- "Şu kedi pisliğini temizlesinler."
-
Bakınız kirlilik
- "Şu mutfağın pisliğine bakın."
-
[mecaz]
Kötü, zararlı davranış veya iş
- "Bu emel bizi elimizden tutarak yükseltiyor, muhitin pisliğinden uzak tutuyordu."
-
[mecaz]
Kötü durum
-
[mecaz]
Başkalarına zarar veren kimse
-
[isim]
Pis olma durumu; çepel
- İPİLTİ
-
-
[isim, ağızlardan]
Hafif esinti
- "Bir kış boyu kar yağmuru emmiş, şimdi fazlasını geri veriyor, dokunulmaz sıcacık bir ipilti toprağın bağrında titreşip duruyordu."
-
[isim, ağızlardan]
Hafif esinti
- PİYATA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca piatto
-
[isim]
Yassı ve büyük yemek tabağı
-
[sıfat]
Bakınız yassı
-
[isim]
Yassı ve büyük yemek tabağı
- TESPİH
-
Kelime Kökeni: Arapça tesbīḥ
-
[isim]
"Süphanallah" sözünü söyleme
-
Belirli dinî sözleri tekrarlamak veya elde oyalanmak için kullanılan, türlü maddelerden boncuk biçiminde yapılmış, genellikle otuz üç veya doksan dokuz taneden oluşmuş dizi
- "İri taşlı tespihinin parmakları arasında arada bir şıkırdaması..."
-
[din bilimi]
Namaz sonunda “Sübhanallah, elhamdülillah, Allahu ekber” sözlerini otuz üçer defa söyleme
-
[isim]
"Süphanallah" sözünü söyleme
- TESPİT
-
Kelime Kökeni: Arapça tes̱bīt