İçinde pi olan 6 harfli 71 kelime var. İçerisinde Pİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında pi olan kelimeler listesine ya da Sonu pi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
P İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
İP, Pİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PİYATA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Yassı ve büyük yemek tabağı
-
[sıfat]
Yassı
-
[isim]
Yassı ve büyük yemek tabağı
- EPİTEL
-
-
[isim]
Epitelyum
-
[isim]
Epitelyum
- PİJAMA
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
İki parçadan oluşan yatak giysisi
- "Üçü de pijamalarının üstünü masaya bırakarak aşağı koştular." (Falih Rıfkı Atay)
-
[isim]
İki parçadan oluşan yatak giysisi
- PİLİSE
- ...
- KİRPİK
-
-
[isim]
Göz kapağının kenarındaki kıllar veya bu kıllardan her biri
- "Onun, yaşlarla dolu uzun kirpiklerinin arasından..." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Tüy gibi, küçük ve ince uzantı veya uzantılar
-
[isim]
Göz kapağının kenarındaki kıllar veya bu kıllardan her biri
- PİLİLİ
-
-
[sıfat]
Pilisi olan, kırmalı
-
[sıfat]
Pilisi olan, kırmalı
- PİŞMEK
-
-
[nsz]
Ateşte, fırında, kaynar suda veya yağda ısı etkisiyle yenilebilir duruma gelmek
- "Börek geç pişer."
- "Biz olanca gücümüzle Batılılaşmaya çalışırken senin bu düşüncelerin pişmiş aşa soğuk su katıyor." (Halide Edip Adıvar)
- "Büyük kalabalığa varana kadar sanat eserinin başına gelenler pişmiş tavuğun başına bile gelmemiştir." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
-
Isıtma sonucu belirli bir kullanıma uygun duruma gelmek
- "Tuğla, çanak çömlek özel ocaklarda pişer."
-
Meyve olgun duruma gelmek
- "... yere düşenlerin beraberce yenmesine önce ses çıkarmadılar fakat yemişler pişip tatlılaşınca iş değişti." (Refik Halit Karay)
-
Pişik oluşmak
- "Çocuğun apış arası pişmiş."
-
Bir konuyu iyice öğrenmek
-
İşe alışıp beceri ve ustalık kazanmak, zorlukları göğüslemek
- "Ama ticarette küçükten pişmek lazım." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Herhangi bir iş için konuşup hazırlanmak
-
Bunalacak kadar sıcaklık duymak
-
[nsz]
Ateşte, fırında, kaynar suda veya yağda ısı etkisiyle yenilebilir duruma gelmek
- PİŞDAR
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Öncü
-
Öncülük eden, önde giden kimse
- "Pişdarlarımız son dağların üstünden İzmir'e bakıyor." (Falih Rıfkı Atay)
-
[isim]
Öncü
- PİRYOL
-
-
[isim]
Üzerinde kümbet biçiminde bir kapağı bulunan, oldukça büyük bir tür cep saati
- "Adem Ağa, kordonunu şehadet parmağına sarıp geniş şal kuşağından piryol saatini çıkardı." (Falih Rıfkı Atay)
-
[isim]
Üzerinde kümbet biçiminde bir kapağı bulunan, oldukça büyük bir tür cep saati
- PİRELİ
-
-
[sıfat]
Pire bulunan
- "Pireli yatak."
-
Her şeyden bir anlam çıkaran, kuşkulu, işkilli, vesveseli
- "Pireli bir adam."
-
[sıfat]
Pire bulunan
- TORPİL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Genellikle bayramlarda çocukların eğlence aracı olarak kullandığı yanıcı madde
-
Savaş gemilerinde su altı silahı olarak kullanılan büyük bomba, torpido
-
Bir kimseyi kayırma işi
-
Kayırıcı
-
[isim]
Genellikle bayramlarda çocukların eğlence aracı olarak kullandığı yanıcı madde
- PİŞMAN
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Yaptığı bir işin veya davranışın olumsuz sonucunu görerek üzülen, nadim
- "Aceleciliğinden ötürü pişman oldu ama verdiği sözden geri dönmek huyu yoktu." (Necati Cumalı)
-
[sıfat]
Yaptığı bir işin veya davranışın olumsuz sonucunu görerek üzülen, nadim
- SEPİLİ
-
-
[sıfat]
Sepilenmiş, tabaklanmış (deri, post)
-
[sıfat]
Sepilenmiş, tabaklanmış (deri, post)
- PİNHAN
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Gizli, saklı, gizlenmiş
-
[sıfat]
Gizli, saklı, gizlenmiş
- PİSTON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bazı araçlarda, motorlarda bir silindir içinde düzenli hareket eden daha küçük çaplı silindir, itenek
- "Şırınga pistonu sıvıyı önce çeker, sonra dışarıya verir."
-
Kayırıcı
- "Kimi değişiklik arayan, kimi profesyonel piston peşinde olan çok kadın tanıdım." (Refik Erduran)
-
[isim]
Bazı araçlarda, motorlarda bir silindir içinde düzenli hareket eden daha küçük çaplı silindir, itenek
- ESPİYE
- ...
- PİKSEL
- ...
- PİYASA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Satıcıların mal satmak için bir araya geldiği yer, pazar
- "Şimdi de pazar, piyasa yerlerinde, mahalle dolaylarında tanır, sayarlar." (Memduh Şevket Esendal)
- "Akşamları böyle kapı önünde piyasa eder." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Bir yol üzerinde gidip gelerek gezinme
- "Kahvenin önünden dört beş kere daha geçer, akşam piyasasını yapardım." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Alışveriş fiyatı, geçerli fiyat
- "Sonbaharda, yakında açılacak tütün piyasasının haberleriyle ümitlenir, tasalanır, yüzleri bir gün gülerse beş gün kederli kalırdı." (Necati Cumalı)
-
Arz ve talebin karşılaştığı alan
-
Ortalık
- "Bunlardan bir kısmı bugün piyasada alaturka çalgıcılığın en ileri gelenlerindendir." (Osman Cemal Kaygılı)
-
[isim]
Satıcıların mal satmak için bir araya geldiği yer, pazar
- TİPİLİ
-
-
[sıfat]
Kar fırtınalı
- "İstanbul'un tipili bir gününde öğle yemeğine çıkmış." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[sıfat]
Kar fırtınalı
- KOKPİT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Pilot kabini
-
[isim]
Pilot kabini