İçinde per olan 7 harfli 25 kelime var. İçerisinde PER bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında per olan kelimeler listesine ya da Sonu per ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E P R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

PER

2 Harfli Kelimeler

ER, PE, RE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PERİŞAN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Dağınık, düzensiz, karmakarışık
    • "Ne kadar toplasan perişandır / Toplanır saçlarım dağılmak için." (Cenap Şehabettin)
    • "Bir sürü laf edildikten sonra facia başlayacak, tabii aile perişan olacak." (Halide Edip Adıvar)
  2. Acınacak durumda olan, zavallı
    • "Omuzlarındaki çamurlu tüfeklerin altında iki büklüm olmuş, yorgun ve perişan ağır ağır yürüyorlardı." (Ömer Seyfettin)
    • "Sonra, fena ruhlu güzel yüzün de insanı perişan eden sihrini de inkâr etmeyeceğim." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Vallahi meydan dayağı yesem bu kadar perişan olmazdım." (Reşat Nuri Güntekin)

OPERACI

  1. [isim] Opera sanatçısı

RENÇPER

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Tarla, bağ, bahçe, yapı ve toprak işlerinde ağır işleri gören gündelikçi, ırgat
    • "Kan tere batmış, rençper gibi çalışırdı." (Refik Halit Karay)
  2. Çiftçi
    • "Ben dünyada balıkçıları, toprakla uğraşan rençperleri severim." (Sait Faik Abasıyanık)

PERUKÇU

  1. [isim] Peruk yapan, hazırlayan veya satan kimse

PERDELİ

  1. [sıfat] Perdesi olan veya perde ile örtülü bulunan
  2. Duvaklı
  3. Perde sağlamak için parmaklarla basılacak yerleri olan (çalgı)
    • "Fagot, perdeli bir çalgıdır."

PERENDE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Havada çark gibi dönerek atılan takla
    • "Ali çocuk gibi perendeler atarak otlarla, yamaçlarla sarmaş dolaş oluyordu." (Halikarnas Balıkçısı)

PERDECİ

  1. [isim] Perde satan veya diken kimse
  2. Sahne perdelerini açıp kapamakla görevli kimse
    • "Perdeci, çapaklı gözlerini kirli yumruklarıyla ovuşturarak cevap verdi." (Peyami Safa)
  3. Osmanlılarda yüksek makamlı kimselerin kapılarında bekleyen ve girmeye izni olanları içeri alan görevli, perdedar

PERİCİK

  1. [isim] Kilit dili
  2. Peri hastalığı

PERMALI
...
ÜRPERİŞ

  1. [isim] Ürperme işi veya biçimi
    • "Bu çamlığın bütün kokularını, seslerini ve ürperişlerini duydum." (Abdülhak Şinasi Hisar)

BİPERVA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Çekinmez, sakınmaz, korkusuz, gözü pek
  2. [zarf] Çekinmeden, korkmadan

ALPEREN

  1. [isim] Derviş
  2. Mücahit

ÇEPERLİ

  1. [sıfat] Çeperi olan, çeperle çevrili bulunan

PERGOLA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Kazıkların ve belli kalınlıktaki dikmelerin üzerine bindirilmiş bir tür demir veya ahşap çardak

ÜRPERTİ

  1. [isim] Ürperme duygusu veya durumu
    • "İncir ağacının altında her zamanki isimsiz ürpertiyle titriyorum." (Yusuf Ziya Ortaç)

SİPERLİ

  1. [sıfat] Siperi olan
    • "Ceketini çıkarmış, masasının üstündeki yeşil siperli lambasını yakmış." (Halide Edip Adıvar)

PERİDOT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Olivin

PERMEÇE

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Yedek olarak kullanılan ince halat

PERSENK

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Pelesenk

PERVARİ
...
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü