İçinde para olan 9 harfli 23 kelime var. İçerisinde PARA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında para olan kelimeler listesine ya da sonu para ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Para Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
ARAP, ARPA, PARA
3 Harfli Kelimeler
ARA, ARP, RAP
2 Harfli Kelimeler
AR, PA, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PARADİGMA
-
Kelime Kökeni: Fransızca paradigme
-
[isim]
Bakınız değerler dizisi
-
Herhangi bir işin yapılması için alınan örnek çalışma, yöntem vb
-
[dil bilgisi]
Bakınız dizi
-
[isim]
Bakınız değerler dizisi
- PARAMOTOR
-
-
[isim]
Bakınız motorlu paraşüt
-
[isim]
Bakınız motorlu paraşüt
- PARANKİMA
-
Kelime Kökeni: Fransızca parenchyme
-
[isim, anatomi]
Bakınız özek doku
-
[isim, anatomi]
Bakınız özek doku
- PARAMNEZİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca paramnésie
-
[isim]
Kelimelerin anlamlarını ve kullanışlarını unutma sonucu oluşan bellek zayıflığı
-
[isim]
Kelimelerin anlamlarını ve kullanışlarını unutma sonucu oluşan bellek zayıflığı
- PARATONER
-
Kelime Kökeni: Fransızca paratonnerre
-
[isim]
Bakınız yıldırımsavar
-
[isim]
Bakınız yıldırımsavar
- PARALATMA
-
-
[isim]
Paralatmak işi
-
[isim]
Paralatmak işi
- KULAMPARA
-
Kelime Kökeni: Arapça ġulām + Farsça bāre
-
[isim, kaba konuşmada]
Bakınız oğlancı
- "Kahveci hem kulampara hem de azılı bir katil olarak şöhretli biri olduğundan bu mekâna ayak basan pek olmuyordu."
-
[isim, kaba konuşmada]
Bakınız oğlancı
- PARAMETRE
-
Kelime Kökeni: Fransızca paramètre
-
[isim, matematik]
Bakınız değişken
-
[isim, matematik]
Bakınız değişken
- ASPARAGAS
-
Kelime Kökeni: İngilizce asparagus
-
[isim]
Bakınız şişirme haber
- "Tabii atlatma haber dedimse bugünlerde basınımızda çokça yapıldığı gibi masanın başına geçip asparagas haber yazmayı kastetmiyorum."
-
[isim]
Bakınız şişirme haber
- PARALAMAK
-
-
[-i]
Bakınız parçalamak
- "'Çocuk, bu fırtınada başka köye gitmiş olamaz. Ya bir yerde soğuktan donup öldü ya canavar paraladı!’ diyenler oluyordu."
-
Yıpratıp eskitmek
- "Yepyeni ayakkabıları bir ayda paraladı."
-
[mecaz]
Sözle yaralanmasını, incinmesini sağlamak
-
[mecaz]
Bir işte çok çaba ve özen göstererek kendini çok yormak, yıpratmak
-
[-i]
Bakınız parçalamak
- PARACILIK
-
-
[isim]
Paracı olma durumu
-
[isim]
Paracı olma durumu
- PARAŞÜTÇÜ
-
-
[isim]
Paraşütle atlayarak yere inen kimse
- "Birkaç yıl sonra 1935’te Türkkuşu kurulmuş ve Sabiha Gökçen Atatürk’ün yalnız rızası değil, teşviki ile de ilk Türk kızı olarak planörcü, paraşütçü ve sivil pilot brövelerini almıştır."
-
[isim]
Paraşütle atlayarak yere inen kimse
- PARALOJİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca paralogique
-
[sıfat, ruh bilimi]
Mantığa uymayan
-
Bakınız yanıltıcı
-
[sıfat, ruh bilimi]
Mantığa uymayan
- İMPARATOR
-
Kelime Kökeni: İtalyanca imperatore
-
[isim]
Bir imparatorluğu yöneten kimse; ilhan
-
[isim]
Bir imparatorluğu yöneten kimse; ilhan
- PARAZİTLİ
-
-
[sıfat]
Paraziti olan
-
[sıfat]
Paraziti olan
- PARALILIK
-
-
[isim]
Paralı olma durumu
-
[isim]
Paralı olma durumu
- PARALANMA
-
-
[isim]
Paralanmak işi
-
[isim]
Paralanmak işi
- PARAŞÜTLÜ
-
-
[sıfat]
Paraşütü olan
-
[sıfat]
Paraşütü olan
- PARAFİNLİ
-
-
[sıfat]
Birleşiminde parafin bulunan
-
Parafine batırılmış
-
[sıfat]
Birleşiminde parafin bulunan
- PARAGÖZLÜ
-
-
[sıfat, mecaz]
Bakınız paragöz
- "Hayatımda hiçbir zaman menfaat gütmedim, paragözlü olmadım."
-
[sıfat, mecaz]
Bakınız paragöz