İçinde pa olan 9 harfli 199 kelime var. İçerisinde PA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında pa olan kelimeler listesine ya da sonu pa ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SERPANTİN

Kelime Kökeni: Fransızca serpentin

  1. [isim] Eğlencelerde kullanmak için kendi üzerine sarılarak hazırlanan, savrulduğunda çözülen, renkli kâğıttan yapılmış ince ve uzun şerit
    • "Aman ya Rabbi, aşağıdan bir adam Leylâ’ya bir serpantin fırlatıyor." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. [teknik] Kalorifer tesisatında bükülmüş borularla yapılmış ısıtıcı
  3. [mineraloji] Bakınız yılan taşı
PARÇALAMA

  1. [isim] Parçalamak işi
OTOPARKÇI

  1. [isim] Otopark işleten kimse
PALANGALI

  1. [sıfat] Palangası olan
MURATPAŞA

  1. [isim] Antalya iline bağlı ilçelerden biri
PANTOGRAF

Kelime Kökeni: Fransızca pantographe

  1. [isim] Bir biçimi büyülterek veya küçülterek kopya etmek için kullanılan kollu, eklemli bir cetvel türü
PALASPARE

Kelime Kökeni: Farsça pelās + pāre

  1. [isim] Kirli, eski püskü, yırtık pırtık giysi
    • "Sarhoş sesi, ızgaralı ocağın yakınında duvara sırtını vermiş, palaspareler içinde bir adama hitap ediyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
KOPABİLME

  1. [isim] Kopabilmek işi
SPAMLAMAK

  1. [-i] Elektronik ortamda kullanıcıları rahatsız eden gereksiz ve uygunsuz iletileri ağ yönetimine bildirmek
  2. İstenmeyen iletiler gönderen hesap ağ yöneticisi tarafından erişilemez duruma getirilmek
PATATESLİ

  1. [sıfat] İçinde patates bulunan, patatesle yapılmış
    • "Sonra kızarmış patatesli sığır etini kesmeye koyuldu." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. [isim] İçinde patates bulunan gözleme, börek, pide vb. hamur işleri
PAYANDALI

  1. [sıfat] Payandası olan
PATIRTILI

  1. [sıfat] Patırtısı olan
    • "Tam o sırada sakin suların içinden patırtılı bir motor sesi geldi." (Sait Faik Abasıyanık)
PARLAKLIK

  1. [isim] Parlak olma durumu; revnak
    • "Taşlarımız öyle güzel parlardı ki o parlaklığı görme uğruna bütün gün sürekli silmeyi bile düşündüğüm olurdu." (Ayla Kutlu)
  2. [mecaz] İlgi ve dikkat çekici olma durumu
  3. [gök bilimi] Bir ışık kaynağının verdiği ışığın, göz gibi bir alıcının üzerinde yaptığı etki
PATAKLAMA

  1. [isim] Bakınız dövme
SOPALAMAK

  1. [-i] Bakınız dövmek
TAPANLAMA

  1. [isim] Tapanlamak işi
PASLANMAK

  1. [nesnesiz] Üzerinde pas oluşmak
    • "İşlemeyen demir paslanır. Gövdemiz bir düzen içinde işletilirse ışıldar." (Nâzım Hikmet)
  2. [mecaz] İşsizlikten, tembellikten, hareketsizlikten canlılığını yitirmek, uyuşup kalmak
    • "Altın idin pula döndün / Yere düşer paslanırsın" (Halk türküsü)
PARLATICI

  1. [sıfat] Parlatma özelliği olan (nesne)
  2. Parlaklık veren (nesne)
KARAPAPAK

  1. [isim] İran, Azerbaycan ve Türkiye’de dağınık olarak yaşayan bir Türk halkı ve bu halkın soyundan olan kimse; Terekeme
TIPALAMAK

  1. [-i] Bakınız tapalamak
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü