İçinde pa olan 9 harfli 199 kelime var. İçerisinde PA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında pa olan kelimeler listesine ya da Sonu pa ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KAPATILIŞ
-
-
[isim]
Kapatılma işi veya biçimi
-
[isim]
Kapatılma işi veya biçimi
- KARAPAPAK
- ...
- İDİYOPATİ
- ...
- YAPABİLME
- ...
- PALEOZOİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Birinci Çağ
-
[sıfat]
Bu zamanla ilgili
-
[isim]
Birinci Çağ
- SPAMLAMAK
- ...
- PARILTILI
-
-
[sıfat]
Parlaklığı olan, parıldayan, ışıltılı, yalabık
-
[sıfat]
Parlaklığı olan, parıldayan, ışıltılı, yalabık
- SPAMLATMA
- ...
- PAHACILIK
-
-
[isim]
Pahacı olma durumu
- "Büyük terzilerin pahacılığına bazen şaşarız." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Pahacı olma durumu
- PARALAMAK
-
-
[-i]
Parçalamak
- "Aslan geyiği paraladı."
-
Yıpratıp eskitmek
- "Yepyeni ayakkabıları bir ayda paraladı."
-
[-i]
Parçalamak
- PSİKOPATİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Akıl hastalığı
-
[isim]
Akıl hastalığı
- APANDİSİT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Apandisin iltihaplanması
-
[isim]
Apandisin iltihaplanması
- PARAŞÜTLÜ
-
-
[sıfat]
Paraşütü olan
-
[sıfat]
Paraşütü olan
- PARAMOTOR
- ...
- PAHALANMA
-
-
[isim]
Pahalanmak işi
-
[isim]
Pahalanmak işi
- PAHALILIK
-
-
[isim]
Bir şeyin fiyatının yüksek olması durumu veya pahalı olma durumu
-
Fiyatların genel olarak yükselmesi, fiyat artışı
- "Bu pahalılıkta hâlimiz ne olacak?"
-
[isim]
Bir şeyin fiyatının yüksek olması durumu veya pahalı olma durumu
- OTOPARKÇI
-
-
[isim]
Otopark işleten kimse
-
[isim]
Otopark işleten kimse
- POMPALAMA
-
-
[isim]
Pompalamak işi
-
[isim]
Pompalamak işi
- PARLATMAK
-
-
[-i]
Bir yüzeyi düzgün ve parlak duruma getirmek, parlamasını sağlamak
- "Derdini anlayan birini bulmak sevinci küçük gözlerini parlatmıştı." (Halide Edip Adıvar)
-
[nsz]
İçki içmek
- "Bir iki kadeh parlatmadan edemez."
-
[nsz]
Güzel, etkili, alışılmamış söz söylemek
-
[-i]
Bir yüzeyi düzgün ve parlak duruma getirmek, parlamasını sağlamak
- PASLAŞMAK
-
-
[nsz]
Bazı top oyunlarında oyuncular topu birbirine geçirmek
- "Kaleye inerlerse paslaşarak inerler." (Salâh Birsel)
-
Bakışlarla anlaşmak
-
[nsz]
Bazı top oyunlarında oyuncular topu birbirine geçirmek