İçinde pa olan 6 harfli 121 kelime var. İçerisinde PA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında pa olan kelimeler listesine ya da Sonu pa ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PARFÜM
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Güzel koku
-
Şişelenmiş güzel koku
-
[isim]
Güzel koku
- ALPAKA
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Çift parmaklılar takımının devegiller sınıfından, Güney Amerika'da yaşayan, uzun tüylü, memeli bir hayvan (Lama glama pacos)
-
Bu hayvanın yünü veya bu yünden dokunan kumaş
-
[isim]
Çift parmaklılar takımının devegiller sınıfından, Güney Amerika'da yaşayan, uzun tüylü, memeli bir hayvan (Lama glama pacos)
- PANJUR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Güneşi ve rüzgârı önlemeye, ışığı azaltmaya yarayan, açılır kapanır dar ve yatay tahtadan, plastikten veya metal gereçlerden yapılmış, pencereye takılan kapatma düzeneği
- "Açsam sonra tek panjuru / Yıllar yılı kapalı." (Behçet Necatigil)
-
[isim]
Güneşi ve rüzgârı önlemeye, ışığı azaltmaya yarayan, açılır kapanır dar ve yatay tahtadan, plastikten veya metal gereçlerden yapılmış, pencereye takılan kapatma düzeneği
- SUPARA
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Osmanlı İmparatorluğu'nda okul kitaplarının genel adı
-
[isim]
Osmanlı İmparatorluğu'nda okul kitaplarının genel adı
- FRAPAN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Göz alıcı, göze çarpıcı, alımlı
- "Frapan kız. Frapan renk."
-
[sıfat]
Göz alıcı, göze çarpıcı, alımlı
- PARTAL
-
-
Çok kullanılmaktan yıpranmış, eskimiş
- "Vücudu eski partal esvapları içinde çarpık çurpuk eski bir değneğe dönmüştü." (Halide Edip Adıvar)
-
[isim]
Abartılmış söz, yalan
-
Çok kullanılmaktan yıpranmış, eskimiş
- PASKAL
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[sıfat]
İnsanı güldürüp eğlendiren
- "Ne paskal adam!"
-
[sıfat]
İnsanı güldürüp eğlendiren
- PAZILI
-
-
[sıfat]
Pazısı olan
- "Gözleri geniş omuzlu, demir pazılı Hüseyin'deydi." (Halide Edip Adıvar)
-
[sıfat]
Pazısı olan
- PASSIZ
-
-
[sıfat]
Pası olmayan
-
[sıfat]
Pası olmayan
- ÇEKPAS
- ...
- PARMAK
-
-
[isim]
İnsanda ve bazı hayvanlarda ellerin ve ayakların son bölümünü oluşturan, boğumlu, oynak, uzunca organların her biri
- "Uzun, sinirli parmakları locanın kenarında uzanmış, boksörün kulağını koparıyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
- "Hele geçen gün o Meşincioğlu Kerim Bey'e yaptığın işe parmak ısırdım." (Reşat Nuri Güntekin)
- "Bu küçük beldede kocaman işler göreceğini, herkese parmak ısırtacak eserler çıkaracağını zannediyordu." (Refik Halit Karay)
- "Ne istersin çocuk, çocuktan? dedi. Daha parmak kadar, kemikleri kırılacak, öyle ince." (Orhan Kemal)
-
[sıfat]
Eni bu organ kadar olan
- "Değneği iki parmak kısaltmalı."
- "Bu arada benim öteden beri gözüme çarpan bir noktaya şimdi parmak basacağım." (Burhan Felek)
-
[sıfat]
Koyu sıvılara daldırıp çıkarıldığında bu organa bulaşan miktar kadar olan
- "Bir parmak bal."
-
Bir tekerleğin merkezinden çemberine kadar uzanan çubukların her biri
-
İnç
-
Bir işe karışmış olma ilgisi
- "Bu işte onun parmağı var."
-
Arşının yirmi dörtte biri
-
[isim]
İnsanda ve bazı hayvanlarda ellerin ve ayakların son bölümünü oluşturan, boğumlu, oynak, uzunca organların her biri
- PAHACI
-
-
[isim]
Pahalı mal satan kimse
-
[isim]
Pahalı mal satan kimse
- PARKÇI
-
-
[isim]
Parkı işleten kimse
-
[isim]
Parkı işleten kimse
- PASTİŞ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Başka sanatçıların eserlerini taklit yoluyla meydana getirilen sanat eseri
-
Bir ekolün özelliklerine göre meydana getirilmiş eser
-
[isim]
Başka sanatçıların eserlerini taklit yoluyla meydana getirilen sanat eseri
- PAPAZİ
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Bir tür ince, ipekli kumaş
-
[isim]
Bir tür ince, ipekli kumaş
- PASATA
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Bir tür kumar oyunu
-
[isim]
Bir tür kumar oyunu
- PARİTE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
İki ülke parasının karşılıklı değeri
-
[isim]
İki ülke parasının karşılıklı değeri
- PANDİF
- ...
- PAVYON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir kuruluşun, bir kurumun, bir bahçe içindeki yapılarından her biri
- "Gölün karşı yanında kalan büyük pavyonların gölgeleri, gittikçe kendilerine doğru uzanıyordu." (Necati Cumalı)
-
Bir fuarda ürünleri bağımsız sergileme yeri
-
Geceleri geç vakte kadar açık, içkili eğlence yeri
-
[isim]
Bir kuruluşun, bir kurumun, bir bahçe içindeki yapılarından her biri
- APARMA
-
-
[isim]
Aparmak işi
-
[isim]
Aparmak işi