İçinde pa olan 5 harfli 94 kelime var. İçerisinde PA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında pa olan kelimeler listesine ya da sonu pa ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TOPAZ

Kelime Kökeni: Fransızca topaze

  1. [isim, mineraloji] Alüminyum silikatı ve florinden oluşan, kahverengi veya soluk sarı renkte değerli taş
YAPAY

  1. [sıfat] Doğadaki örneklerine benzetilerek insan eliyle yapılmış veya üretilmiş; yapma, bileşimli, suni, tasni, sentetik, doğal karşıtı
    • "Yapay gübre."
  2. Bakınız yapmacık
    • "En yapay, en saçma sorunları bile güncelleştirip kitleye mal etmekte üstüne yoktu." (Tahsin Yücel)
PATİK

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Yünden örülen veya ince deriden yapılan, genellikle üstten bağcıklı, yumuşak, küçük çocuk ayakkabısı
  2. Genellikle iple örülerek yapılan ayakkabı biçimindeki çorap
PARYA

Kelime Kökeni: Fransızca paria

  1. [isim, toplum bilimi] Hindistan'da toplumsal sınıfların dışında kalanlar
    • "Paryalar her türlü toplumsal haklardan yoksundurlar."
  2. Bakınız ayaktakımı
    • "Vicdan azabına eş, kayna kayna Sakarya / Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya" (Necip Fazıl Kısakürek)
TOPAK

  1. [isim] Yuvarlak biçimde olan nesne; toparlak
  2. Yufka açmak için avuç içinde yuvarlak bir biçim verilen hamur parçası
  3. Bu biçim verilmiş şey
    • "Daha gün doğmadan anası yayığın ilk tereyağı topağını ona verirdi." (Yaşar Kemal)
  4. Hayvanlarda, parmakların ardında topuğu andıran çıkıntı
  5. [ağızlardan] Şişe veya kadeh
YAPAK

  1. [isim] Bakınız yapağı
ÇAPAR

  1. [isim, eskimiş] Bakınız postacı
PARSA

Kelime Kökeni: Farsça pārse

  1. [isim] Bir izleyici topluluğu önünde yapılan gösteriden, çalınan çalgı veya söylenen şarkıdan sonra toplanan para
PADIL

Kelime Kökeni: Almanca paddel

  1. [isim, denizcilik] İki ucu veya bir ucu enli, kısa ve ince saplı kürek
  2. Bir tekne pervanesinin suyun pervane kanatlarına yaptığı direnç sonucu oluşan enine hareket
  3. Balıkçının ayağıyla iterek çamur üstünde kaydırabileceği kadar hafif olan, küçük ve altı düz tekne
  4. Bakınız yandan çarklı
    • "O zamanki vapurlar ‘padıl’ denilen yandan çarklı gemilerdi." (Burhan Felek)
TOPAL

  1. [sıfat] Bacak veya ayağındaki sakatlık sebebiyle seker gibi veya iki adımda bir, bir yana eğilerek yürüyen (insan veya hayvan)
    • "Bu sabah yolda bizim topal postacıya rast geldim." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. [mecaz] Ayaklarından biri kısa olan (nesne)
    • "Topal masa."
PAÇOZ

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, hayvan bilimi] Kefal türünden bir balık (Mugil cephalus)
  2. Basmakalıp düşünme, samimiyetsiz davranma, gereksiz gururlanma vb. içinde bulunan kimse
  3. [argo] Bakınız fahişe
    • "Onların aftosuna hanımefendi derler, bizim paçozumuzun adı ya alüftedir ya şıllık." (Aka Gündüz)
  4. [argo] Uyumsuz, özensiz giyinmiş kimse
HASPA

  1. [isim, alay yollu, şaka yollu] Kızlara, kadınlara şaka yollu söylenen bir söz
    • "Haspa orada rahat durmamış." (Refik Halit Karay)
KLAPA

Kelime Kökeni: Almanca Klappe

  1. [isim] Yakanın göğse doğru inen devrik bölümü
PAYAN

Kelime Kökeni: Farsça pāyān

  1. [isim, eskimiş] Son, sonuç, nihayet
    • "Şu bizim düldüle bir saman vesikası lütfetseniz keyfime payan olmayacak." (Peyami Safa)
PATSO

  1. [isim] İçerisine kızartılmış patates konulan sandviç
PARKE

Kelime Kökeni: Fransızca parquet

  1. [isim] Konut, iş yeri vb. yerlerin tabanını döşemek için çeşitli boyutlarda, ince, uzunca tahta parçalarının veya yapay malzemenin belirli bir düzene göre yerleştirilmesiyle yapılan döşeme
  2. Bu döşemede kullanılan, aynı boydaki küçük tahta parçası
    • "Ön tarafta parke, laminant gibi inşaat malzemeleri satan bir dükkân olmalıydı." (Osman Aysu)
  3. Bakınız parke taşı
    • "İstasyon caddesinin bozuk parkeleri boyunca yürüyüp gidiyor." (Nezihe Meriç)
PATEN

Kelime Kökeni: Fransızca patin

  1. [isim] Buz üstünde kaymak için kullanılan, tabanına, dar uzun bir çelik takılı ayakkabı
  2. Bu ayakkabının düz yerlerde kaymakta kullanılan tekerlekli türü
  3. Halk oyunlarında yan yana, art arda, sırt sırta duruşlardan oluşan çizgi ve daire biçimleri ile oyuncuların sahne üzerinde dağılarak oluşturdukları şekil veya düzen
PARKA

Kelime Kökeni: Fransızca parka

  1. [isim, askerlik] Genellikle askerin açık hava eğitimi ve manevra sırasında giydiği soğuğa karşı koruyucu, başlıklı bir tür üstlük
  2. Genellikle gençlerin giydiği başlıklı bir tür üstlük
APACI

  1. [sıfat] Çok acı
    • "Semra, yüzü apacı, başını kaldırır, çocuğuna bakar." (Necip Fazıl Kısakürek)
ÇAPAK

  1. [isim] Göz pınarında ve kirpiklerde birikerek pıhtılaşan veya kuruyan akıntı
    • "İşaret parmaklarımın tersiyle ovalayıp kirpiklerimi birbirine bağlayan çapağı söküyorum." (Engin Barış Kalkan)
  2. Madenler dövülürken sıçrayan ince, ufak parça
  3. Metal veya toprak eşya kenarlarında bulunan pürüz
    • "Günde kırk sekiz boru çapağı alırken neden yüzden çok boru çapağı almaya başlamışım!" (Aziz Nesin)
  4. Bakınız kıymık
    • "Bak, şu ellerime bak, tırnaklarımın altı ağaç çapağı dolu, geceleri bırakmaz uyuyayım." (Haydar Karataş)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü