İçinde pa olan 5 harfli 94 kelime var. İçerisinde PA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında pa olan kelimeler listesine ya da sonu pa ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TOPAZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca topaze
-
[isim, mineraloji]
Alüminyum silikatı ve florinden oluşan, kahverengi veya soluk sarı renkte değerli taş
-
[isim, mineraloji]
Alüminyum silikatı ve florinden oluşan, kahverengi veya soluk sarı renkte değerli taş
- YAPAY
-
-
[sıfat]
Doğadaki örneklerine benzetilerek insan eliyle yapılmış veya üretilmiş; yapma, bileşimli, suni, tasni, sentetik, doğal karşıtı
- "Yapay gübre."
-
Bakınız yapmacık
- "En yapay, en saçma sorunları bile güncelleştirip kitleye mal etmekte üstüne yoktu."
-
[sıfat]
Doğadaki örneklerine benzetilerek insan eliyle yapılmış veya üretilmiş; yapma, bileşimli, suni, tasni, sentetik, doğal karşıtı
- PATİK
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Yünden örülen veya ince deriden yapılan, genellikle üstten bağcıklı, yumuşak, küçük çocuk ayakkabısı
-
Genellikle iple örülerek yapılan ayakkabı biçimindeki çorap
-
[isim]
Yünden örülen veya ince deriden yapılan, genellikle üstten bağcıklı, yumuşak, küçük çocuk ayakkabısı
- PARYA
-
Kelime Kökeni: Fransızca paria
-
[isim, toplum bilimi]
Hindistan'da toplumsal sınıfların dışında kalanlar
- "Paryalar her türlü toplumsal haklardan yoksundurlar."
-
Bakınız ayaktakımı
- "Vicdan azabına eş, kayna kayna Sakarya / Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya"
-
[isim, toplum bilimi]
Hindistan'da toplumsal sınıfların dışında kalanlar
- TOPAK
-
-
[isim]
Yuvarlak biçimde olan nesne; toparlak
-
Yufka açmak için avuç içinde yuvarlak bir biçim verilen hamur parçası
-
Bu biçim verilmiş şey
- "Daha gün doğmadan anası yayığın ilk tereyağı topağını ona verirdi."
-
Hayvanlarda, parmakların ardında topuğu andıran çıkıntı
-
[ağızlardan]
Şişe veya kadeh
-
[isim]
Yuvarlak biçimde olan nesne; toparlak
- YAPAK
-
-
[isim]
Bakınız yapağı
-
[isim]
Bakınız yapağı
- ÇAPAR
-
-
[isim, eskimiş]
Bakınız postacı
-
[isim, eskimiş]
Bakınız postacı
- PARSA
-
Kelime Kökeni: Farsça pārse
-
[isim]
Bir izleyici topluluğu önünde yapılan gösteriden, çalınan çalgı veya söylenen şarkıdan sonra toplanan para
-
[isim]
Bir izleyici topluluğu önünde yapılan gösteriden, çalınan çalgı veya söylenen şarkıdan sonra toplanan para
- PADIL
-
Kelime Kökeni: Almanca paddel
-
[isim, denizcilik]
İki ucu veya bir ucu enli, kısa ve ince saplı kürek
-
Bir tekne pervanesinin suyun pervane kanatlarına yaptığı direnç sonucu oluşan enine hareket
-
Balıkçının ayağıyla iterek çamur üstünde kaydırabileceği kadar hafif olan, küçük ve altı düz tekne
-
Bakınız yandan çarklı
- "O zamanki vapurlar ‘padıl’ denilen yandan çarklı gemilerdi."
-
[isim, denizcilik]
İki ucu veya bir ucu enli, kısa ve ince saplı kürek
- TOPAL
-
-
[sıfat]
Bacak veya ayağındaki sakatlık sebebiyle seker gibi veya iki adımda bir, bir yana eğilerek yürüyen (insan veya hayvan)
- "Bu sabah yolda bizim topal postacıya rast geldim."
-
[mecaz]
Ayaklarından biri kısa olan (nesne)
- "Topal masa."
-
[sıfat]
Bacak veya ayağındaki sakatlık sebebiyle seker gibi veya iki adımda bir, bir yana eğilerek yürüyen (insan veya hayvan)
- PAÇOZ
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, hayvan bilimi]
Kefal türünden bir balık (Mugil cephalus)
-
Basmakalıp düşünme, samimiyetsiz davranma, gereksiz gururlanma vb. içinde bulunan kimse
-
[argo]
Bakınız fahişe
- "Onların aftosuna hanımefendi derler, bizim paçozumuzun adı ya alüftedir ya şıllık."
-
[argo]
Uyumsuz, özensiz giyinmiş kimse
-
[isim, hayvan bilimi]
Kefal türünden bir balık (Mugil cephalus)
- HASPA
-
-
[isim, alay yollu, şaka yollu]
Kızlara, kadınlara şaka yollu söylenen bir söz
- "Haspa orada rahat durmamış."
-
[isim, alay yollu, şaka yollu]
Kızlara, kadınlara şaka yollu söylenen bir söz
- KLAPA
-
Kelime Kökeni: Almanca Klappe
-
[isim]
Yakanın göğse doğru inen devrik bölümü
-
[isim]
Yakanın göğse doğru inen devrik bölümü
- PAYAN
-
Kelime Kökeni: Farsça pāyān
-
[isim, eskimiş]
Son, sonuç, nihayet
- "Şu bizim düldüle bir saman vesikası lütfetseniz keyfime payan olmayacak."
-
[isim, eskimiş]
Son, sonuç, nihayet
- PATSO
-
-
[isim]
İçerisine kızartılmış patates konulan sandviç
-
[isim]
İçerisine kızartılmış patates konulan sandviç
- PARKE
-
Kelime Kökeni: Fransızca parquet
-
[isim]
Konut, iş yeri vb. yerlerin tabanını döşemek için çeşitli boyutlarda, ince, uzunca tahta parçalarının veya yapay malzemenin belirli bir düzene göre yerleştirilmesiyle yapılan döşeme
-
Bu döşemede kullanılan, aynı boydaki küçük tahta parçası
- "Ön tarafta parke, laminant gibi inşaat malzemeleri satan bir dükkân olmalıydı."
-
Bakınız parke taşı
- "İstasyon caddesinin bozuk parkeleri boyunca yürüyüp gidiyor."
-
[isim]
Konut, iş yeri vb. yerlerin tabanını döşemek için çeşitli boyutlarda, ince, uzunca tahta parçalarının veya yapay malzemenin belirli bir düzene göre yerleştirilmesiyle yapılan döşeme
- PATEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca patin
-
[isim]
Buz üstünde kaymak için kullanılan, tabanına, dar uzun bir çelik takılı ayakkabı
-
Bu ayakkabının düz yerlerde kaymakta kullanılan tekerlekli türü
-
Halk oyunlarında yan yana, art arda, sırt sırta duruşlardan oluşan çizgi ve daire biçimleri ile oyuncuların sahne üzerinde dağılarak oluşturdukları şekil veya düzen
-
[isim]
Buz üstünde kaymak için kullanılan, tabanına, dar uzun bir çelik takılı ayakkabı
- PARKA
-
Kelime Kökeni: Fransızca parka
-
[isim, askerlik]
Genellikle askerin açık hava eğitimi ve manevra sırasında giydiği soğuğa karşı koruyucu, başlıklı bir tür üstlük
-
Genellikle gençlerin giydiği başlıklı bir tür üstlük
-
[isim, askerlik]
Genellikle askerin açık hava eğitimi ve manevra sırasında giydiği soğuğa karşı koruyucu, başlıklı bir tür üstlük
- APACI
-
-
[sıfat]
Çok acı
- "Semra, yüzü apacı, başını kaldırır, çocuğuna bakar."
-
[sıfat]
Çok acı
- ÇAPAK
-
-
[isim]
Göz pınarında ve kirpiklerde birikerek pıhtılaşan veya kuruyan akıntı
- "İşaret parmaklarımın tersiyle ovalayıp kirpiklerimi birbirine bağlayan çapağı söküyorum."
-
Madenler dövülürken sıçrayan ince, ufak parça
-
Metal veya toprak eşya kenarlarında bulunan pürüz
- "Günde kırk sekiz boru çapağı alırken neden yüzden çok boru çapağı almaya başlamışım!"
-
Bakınız kıymık
- "Bak, şu ellerime bak, tırnaklarımın altı ağaç çapağı dolu, geceleri bırakmaz uyuyayım."
-
[isim]
Göz pınarında ve kirpiklerde birikerek pıhtılaşan veya kuruyan akıntı