İçinde p olan 7 harfli 733 kelime var. İçerisinde P harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında p harfi olan kelimeler listesine ya da sonu p harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

RAMPALI

  1. [sıfat] Yokuşu olan
HİPOTEZ

Kelime Kökeni: Fransızca hypothèse

  1. [isim] Bakınız varsayım
    • "Hipotezler parametrelerin değeri veya değerleri ile ilgili olarak kurulur." (Uğur Korum)
PALETLİ

  1. [sıfat] Paleti olan (taşıt)
KAPATMA

  1. [isim] Kapatmak işi
    • "Kendi elimdeki poşetin ağzını kapatmaya çalışırken onun elindekilere takıldı gözüm." (Elif Şafak)
  2. Bakınız metres
    • "Kapatmalarım da nikâhlım kadar beni başkasından kıskanırlar." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  3. [sıfat] Yolsuzlukla değerinden aşağı elde edilmiş (mal)
  4. [spor] Basketbolda, elinde top olmayan bir oyuncunun pas almasına veya ilerlemesine engel olma
KIPIŞIK

  1. [sıfat] Yarı kapalı (göz)
    • "Gülmesine gülmez ya, küçük, kıpışık, mavi gözlerinden çelik ışıltısı gibi bir şey geçer." (Nezihe Meriç)
PİŞİRİM

  1. [isim] Pişirmek işi; pişim
TEPİLME

  1. [isim] Tepilmek işi
PİLİSİZ

  1. [sıfat] Pilisi olmayan
CENUPLU

  1. [sıfat] Bakınız Güneyli
    • "Paris caddelerinde tesadüf edilen güzel kadınlar, ekseriyetle ya Cenuplu veyahut ecnebidir." (Ahmet Haşim)
PALAVRA

Kelime Kökeni: İspanyolca palabra

  1. [isim, argo] Herhangi bir konuda gerçeğe aykırı, uydurma söz veya haber; balon, mavra
    • "Delikanlı, imparatorluk sözünün bir palavra olmadığını artık yavaş yavaş anlıyordu." (Tarık Buğra)
  2. [argo] Uzun ve boş konuşma; martaval
  3. [denizcilik] Genellikle posta vapurlarında üst güvertenin altındaki güverte
KEBAPÇI

  1. [isim] Kebap yapıp satan kimse
  2. Kebap yenilen veya satılan yer
    • "Mektubu öğleyin dedem verdi, bizi yemeğe götürdü ünlü kebapçıya, pideli kebap ve kadayıf yedik." (Cahit Uçuk)
TIRPANA

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, hayvan bilimi] Öz kedi balığıgillerden, yan kanatları vücuduna yapışık, uzun kuyruklu, iri bir balık; rina (Raja batis)
GENOTİP

Kelime Kökeni: Fransızca génotype

  1. [isim, biyoloji] Bakınız soy yapısı
POSASIZ

  1. [sıfat] Posası olmayan
EPİKRİZ

Kelime Kökeni: Fransızca épicrise

  1. [isim, tıp] Bakınız hikâye
PEDAVRA

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Köknar ve ladin ağaçlarından elde edilen, çatı örtüsü olarak kullanılan ince tahta; balar
PASTACI

  1. [isim] Pasta (I) yapan veya satan kimse
  2. Bakınız pastane
    • "Ekmek satan yer yokmuş, bir dilim kek alabilmek üzere bir pastacıya giriyorum." (Adalet Ağaoğlu)
PARAŞÜT

Kelime Kökeni: Fransızca parachute

  1. [isim] Hava taşıtından veya yüksek bir yerden atılan bir cismin veya atlayan bir insanın kontrollü biçimde yere inmesini sağlayan araç
PARAÇOL

Kelime Kökeni: İtalyanca bracciolo

  1. [isim, denizcilik] Gemi çatmasında eğri parça
  2. Cumba vb. altına destek olarak konulan eğri ağaç
  3. Tek at koşularak çekilen, üzeri kapalı, yanları açık bir araba türü
PERSENK

Kelime Kökeni: Farsça pārseng

  1. [isim] Bakınız pelesenk (II)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü