İçinde p olan 5 harfli 498 kelime var. İçerisinde P harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında p harfi olan kelimeler listesine ya da sonu p harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TOPAÇ
-
-
[isim]
Çevresine ip sarılıp birden bırakılarak veya kamçı ile vurularak döndürülen koni biçiminde ucu sivri oyuncak
- "Çünkü planlarını gördüğün bu topaç, boşlukta hareket edeceği için arzu ettiğim hıza ulaşır ve karşı hareketi gerçekleştirebilir."
-
Kurşun borunun ağzını genişletmekte kullanılan bir tür ağaç tıkaç
-
Kayık küreğinin toparlakça yeri
-
Toparlak sepet veya küçük küfe
-
[isim]
Çevresine ip sarılıp birden bırakılarak veya kamçı ile vurularak döndürülen koni biçiminde ucu sivri oyuncak
- HABİP
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥabīb
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sevgili
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sevgili
- İPEKA
-
Kelime Kökeni: Fransızca ipéca
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız altın kökü
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız altın kökü
- PİŞTİ
-
-
[isim]
Bir deste kâğıtla oynanan, elinde yere atılan kâğıtların aynısından bulunan oyuncunun onu atarak yerdeki bütün kâğıtları almasına dayalı bir tür iskambil oyunu; pişpirik, pastra
-
[isim]
Bir deste kâğıtla oynanan, elinde yere atılan kâğıtların aynısından bulunan oyuncunun onu atarak yerdeki bütün kâğıtları almasına dayalı bir tür iskambil oyunu; pişpirik, pastra
- HASPA
-
-
[isim, alay yollu, şaka yollu]
Kızlara, kadınlara şaka yollu söylenen bir söz
- "Haspa orada rahat durmamış."
-
[isim, alay yollu, şaka yollu]
Kızlara, kadınlara şaka yollu söylenen bir söz
- KUTUP
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳuṭb
-
[isim]
Yer yuvarlağının, Ekvator'dan en uzak olan yer ekseninin geçtiği varsayılan iki noktasından her biri
- "Kutuplara gitmeyi bile çok düşündüm."
-
[mecaz]
Birbiriyle karşıt olan şeylerden her biri
- "Çalışanlarla çalıştıranları ayrı kutuplarda toplayarak birbirine düşman ediyor."
-
[gök bilimi]
Gök kürenin, dolayında döndüğü varsayılan eksenin iki ucundan her biri
-
[fizik]
Elektrik akımını oluşturan gerilim ayrılığının en yüksek dereceyi bulduğu iki noktadan her biri
-
[fizik]
Bir mıknatıs demirinin iki ucundan her biri
-
[mecaz]
Bir konuda yüksek bilgisi ve yetkisi olan kimse
- "Kendini kaza halkına âdeta bir kutup diye tanıtmıştı."
-
[isim]
Yer yuvarlağının, Ekvator'dan en uzak olan yer ekseninin geçtiği varsayılan iki noktasından her biri
- CEPHE
-
Kelime Kökeni: Arapça cebhe
-
[isim]
Bir şeyin veya yapının ön tarafta bulunan bölümü; alnaç
- "Başını kaldırarak köşkün karanlık cephesine baktı."
-
Belli bir düşünce, istek çevresinde meydana getirilen mücadele birliği
-
[mecaz]
Bir şeyin veya kişinin belli bir bakış açısı ile ele alınan, üzerinde durulan niteliği
- "Hakikatin binbir cephesi ve başka başka görünüşleri yok mudur?"
-
[askerlik]
Üzerinde savaşın sürdüğü bölge
-
[denizcilik]
Farklı ısıdaki iki su kütlesi arasındaki sınır
-
[coğrafya]
Sıcaklıkları farklı iki hava kütlesinin karşılaştıkları yer
-
[isim]
Bir şeyin veya yapının ön tarafta bulunan bölümü; alnaç
- KALIP
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳālib
-
[isim]
Bir şeye biçim vermeye veya eski biçimini korumaya yarayan araç
- "İstenilen kalıplarda ve istenilen nüanslarda heykeller yapılabilir."
-
Bakınız patron (II)
-
[sıfat]
Genellikle küp biçiminde yapılan
- "Bir kalıp peynir."
- "İki kalıp sabun."
-
[mecaz]
Gösterişli görünüş
- "Kalıbına bakarsan aslan gibi."
-
[mecaz]
Zaman içinde değişiklik göstermeyen, her zaman için aynı olan, belirli davranış biçimleri bütünü
- "Muayyen bir kalıba girecek insana benzemiyordu."
-
[mecaz]
Yenilikten uzak, gelişmeye kapalı olan
-
[isim]
Bir şeye biçim vermeye veya eski biçimini korumaya yarayan araç
- DEPAR
-
Kelime Kökeni: Fransızca départ
-
[isim, spor]
Bakınız çıkış
- "Depar çizgisi."
-
[isim, spor]
Bakınız çıkış
- KREPE
-
Kelime Kökeni: İngilizce crepe
-
[isim]
Saç tutamının aşağıdan yukarıya doğru ters yönde taranıp üstü düzleştirilerek kabarık gösterilmesi
-
[isim]
Saç tutamının aşağıdan yukarıya doğru ters yönde taranıp üstü düzleştirilerek kabarık gösterilmesi
- TAYİP
-
Kelime Kökeni: Arapça taʿyīb
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kınama
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kınama
- AMPUL
-
Kelime Kökeni: Fransızca ampoule
-
[isim]
İçinde, elektrik akımı ile akkor durumuna gelerek ışık verebilen bir iletkeni bulunan, havası boşaltılmış cam şişe
- "Karşımdaki duvara takılmış iki ampulden biri sönüktü ve bir gözü kırpılmış bir insan gibi bana bakıyordu."
-
İçinde sıvı durumda ilaç bulunan, kapalı cam tüp
-
[isim]
İçinde, elektrik akımı ile akkor durumuna gelerek ışık verebilen bir iletkeni bulunan, havası boşaltılmış cam şişe
- ÇOPUR
-
-
[sıfat]
Yüzü çiçek hastalığından kalma küçük yara izleri taşıyan, aşırı çiçek bozuğu olan (kimse); işkembe suratlı
- "Etrafıma bakıyor, bu kadar insan içinde çopur yüzü, yanık dudağı..."
-
[sıfat]
Yüzü çiçek hastalığından kalma küçük yara izleri taşıyan, aşırı çiçek bozuğu olan (kimse); işkembe suratlı
- ŞAPEL
-
Kelime Kökeni: Fransızca chapelle
-
[isim]
Küçük kilise
- "Bazen karşımıza eski, küçük bir şapel çıkıyor."
-
Büyük kiliselerin içinde bir azizin adına ayrılmış küçük ibadet yeri
-
[isim]
Küçük kilise
- PELİT
-
Kelime Kökeni: Arapça bellūṭ
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız palamut (II)
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız palamut (II)
- ŞAPLI
-
-
[sıfat]
İçinde şap bulunan
-
[sıfat]
İçinde şap bulunan
- FRAPE
-
Kelime Kökeni: Fransızca frappé
-
[isim]
Buzlu veya dondurulmuş olarak sunulan içki, meşrubat
-
[isim]
Buzlu veya dondurulmuş olarak sunulan içki, meşrubat
- APOŞİ
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, denizcilik]
Çember biçiminde, telden yapılma, torbaya benzeyen büyük gözlü ağ
- "Apoşi dolduktan sonra kopardığı süngerleri bıçağının kuşağı arasına iliştirdi."
-
[isim, denizcilik]
Çember biçiminde, telden yapılma, torbaya benzeyen büyük gözlü ağ
- GÜPÜR
-
Kelime Kökeni: Fransızca guipure
-
[isim]
İplikten veya ipekten olan, geniş ilmeklerden oluşan bir dantel türü
- "Bir perde takmış, bu kadar güpür, en aşağı bir milyardır geçen yılın parasıyla."
-
Bakınız kumaş
-
[isim]
İplikten veya ipekten olan, geniş ilmeklerden oluşan bir dantel türü
- PELÜR
-
Kelime Kökeni: Fransızca pelure
-
[isim]
İnce ve yarı saydam bir kâğıt türü
-
[isim]
İnce ve yarı saydam bir kâğıt türü