İçinde p olan 4 harfli 178 kelime var. İçerisinde P harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında p harfi olan kelimeler listesine ya da sonu p harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PRİZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca prise
-
[isim]
Elektrik akımı almak için fişin sokulduğu yuva
- "Hatta bir keresinde prizdeki ütüyü devirip handiyse evi bile yakıyordu."
-
[isim]
Elektrik akımı almak için fişin sokulduğu yuva
- İRAP
-
Kelime Kökeni: Arapça iʿrāb
-
[isim, eskimiş]
"Hiçbir değeri ve önemi yok" anlamındaki irapta mahalli yok ve iraptan mahalsiz deyimlerinde geçen bir söz
- "Bulgurlu, buranın az öteciğine sığınmış, iraptan mahalsiz bir mahalle."
-
[isim, eskimiş]
"Hiçbir değeri ve önemi yok" anlamındaki irapta mahalli yok ve iraptan mahalsiz deyimlerinde geçen bir söz
- TEPE
-
-
[isim]
Bir şeyin en üstteki bölümü; kaban (I)
- "Pencere önünde dimdik durmuş, kocaman ağaçların tepesine bakıyordunuz."
-
Bir yerin, bir nesnenin vb.nin üstü, hizası
- "Ekşisu'da trenden indikleri sırada güneş tam tepelerindeydi."
-
[teklifsiz konuşmada]
Birinin yanı başı, baş ucu
- "Tepemde durup canımı sıktı."
-
[anatomi]
Başın üst, kafatasının iki kulak arasında kalan bölümü
- "Güneş sanki yalnız sizin tepenize ışık ve sıcaklık aksettirmeye çalışıyor."
-
[coğrafya]
Yüksekliği genellikle birkaç yüz metreyi geçmeyen, çok kez tek başına, yamaçları yatık yer biçimi
- "Derenin sağ tarafında yükselen tepenin yamaçları daha hafif eğimli, daha genişti."
-
[matematik]
Çokgende veya çok yüzlüde köşelerden her biri
-
[matematik]
İkizkenar bir üçgende eşit kenarların kesişme noktası
-
[matematik]
Bakışım ekseni bulunan bir eğrinin veya yüzeyin bu eksenle kesişme noktalarından her biri
-
[isim]
Bir şeyin en üstteki bölümü; kaban (I)
- TEYP
-
Kelime Kökeni: İngilizce tape
-
[isim]
Manyetik bir bant üzerine sesleri kaydeden ve okuyan aygıt
-
[isim]
Manyetik bir bant üzerine sesleri kaydeden ve okuyan aygıt
- İPÇİ
-
-
[isim]
İp üreten, yapan veya satan kimse
-
[isim]
İp üreten, yapan veya satan kimse
- PERS
-
-
[isim, tarih]
Eski İran'da yaşamış, Ahameniş İmparatorluğu'nu kuran halk ve bu halktan olan kimse
-
[isim, tarih]
Eski İran'da yaşamış, Ahameniş İmparatorluğu'nu kuran halk ve bu halktan olan kimse
- APSE
-
Kelime Kökeni: Fransızca abcès
-
[isim, tıp]
Genellikle bakterilerle ilgili bir enfeksiyonun neden olduğu ağrılı irin birikintisi
-
[isim, tıp]
Genellikle bakterilerle ilgili bir enfeksiyonun neden olduğu ağrılı irin birikintisi
- PERT
-
Kelime Kökeni: Fransızca perte
-
[isim]
Değersizleşme, zarar
-
[isim]
Değersizleşme, zarar
- PERU
-
-
[isim]
Güney Amerika'nın batısında, Büyük Okyanus kıyısında bir ülke; başkenti Lima
-
[isim]
Güney Amerika'nın batısında, Büyük Okyanus kıyısında bir ülke; başkenti Lima
- PİKE
-
Kelime Kökeni: Fransızca piqué
-
[isim]
Kabartmalı pamuklu kumaş
-
Bu kumaştan yapılan yatak örtüsü
- "Yarım saate varmadan evdeki bütün çarşaflar, pikeler, yorganlar, yastıklar salonun ortasına yığılmış oluyordu."
-
[sıfat]
Bu kumaştan yapılan
- "Gece sıcak olduğu için üzerine yalnız ince bir pike örtü örttük."
-
[isim]
Kabartmalı pamuklu kumaş
- HOPA
-
-
[isim]
Artvin iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Artvin iline bağlı ilçelerden biri
- İPSİ
-
-
[sıfat]
İpi andıran, ipe benzeyen, ip gibi
-
[sıfat]
İpi andıran, ipe benzeyen, ip gibi
- REPO
-
-
[isim, ekonomi]
Bankalar arası işlemlerde bir gecelik faiz uygulaması
-
[isim, ekonomi]
Bankalar arası işlemlerde bir gecelik faiz uygulaması
- PİSİ
-
-
[isim]
Çocuk dilinde kedi
-
[isim]
Çocuk dilinde kedi
- PEST
-
-
[sıfat]
Bakınız pes (II)
-
[sıfat]
Bakınız pes (II)
- PEÇE
-
Kelime Kökeni: İtalyanca pezza
-
[isim]
Kadınların sokakta yüzlerine örttükleri ince siyah örtü; nikap
- "En büyük günahımız yüzümüzde bir peçe, sırtımızda bir çarşaf olması."
-
[mecaz]
Maske, sır, giz
- "Bu düzme cadının peçesini kaldırmalıyız."
-
[isim]
Kadınların sokakta yüzlerine örttükleri ince siyah örtü; nikap
- ZAPT
-
Kelime Kökeni: Arapça żabṭ
-
[isim]
Zor kullanarak ele geçirme
-
Tutma, hâkim olma
- "İşte o vakit ben, zaptı imkânsız bir vahşi kedi hâline girmişim."
-
[isim]
Zor kullanarak ele geçirme
- PENS
-
Kelime Kökeni: Fransızca pince
-
[isim]
Giysilerde vücuda oturmasını sağlamak için bazı yerlerden içeriye doğru daraltılarak dikilmiş bölüm
-
Kıskaç biçiminde iğne
-
Bakınız pense
- "Önce topu ateşe gösterdi, elinin yandığını anlayınca uzun bir pensle tuttu, ateşe uzattı."
-
[isim]
Giysilerde vücuda oturmasını sağlamak için bazı yerlerden içeriye doğru daraltılarak dikilmiş bölüm
- PİKO
-
Kelime Kökeni: Fransızca picot
-
[isim]
Kimi örtülerin veya çamaşırların kenarına makineyle yapılan bir süs türü
-
[isim]
Kimi örtülerin veya çamaşırların kenarına makineyle yapılan bir süs türü
- ÇIPA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca ceppo
-
[isim, denizcilik]
Gemilerin dalgalara, akıntılara kapılarak yer değiştirmemesi için suya atılan, zincirle gemiye bağlı bulunan, ucu çengelli ağır demir araç; çapa, çipo, demir
- "Başa geç Davut Baba, çıpayı at. Demir dibe vurunca haber ver."
-
[ekonomi]
Döviz kurlarını belirlemek için esas alınan ölçü
-
[isim, denizcilik]
Gemilerin dalgalara, akıntılara kapılarak yer değiştirmemesi için suya atılan, zincirle gemiye bağlı bulunan, ucu çengelli ağır demir araç; çapa, çipo, demir