İçinde oğu olan 8 harfli 34 kelime var. İçerisinde OĞU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında oğu olan kelimeler listesine ya da Sonu oğu ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YOĞURTÇU
-
-
[isim]
Yoğurt yapan veya satan kimse
-
[isim]
Yoğurt yapan veya satan kimse
- SOĞUTMAK
-
-
[-i]
Soğumasını sağlamak, soğumasına sebep olmak
- "Suyu soğutmak."
-
[-den]
Herhangi bir durum, kişi, olay; birine, bir yere veya bir şeye karşı duyulan sevgi ve ilginin yok olmasına yol açmak
- "Fakat kız kardeşiyle annesinin iki ay ara ile ölmesi onu birdenbire İstanbul'dan soğutmuştu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[-i]
Soğumasını sağlamak, soğumasına sebep olmak
- DOĞURGAN
-
-
[sıfat]
Çok doğuran
-
Çok eser veren, velut
- "Doğurgan bir yazar olmanın genel kültürle bağlantılı ilişkisini yadsıyacak değilim." (Selim İleri)
-
[sıfat]
Çok doğuran
- DOĞULUCA
- ...
- SOĞURUCU
-
-
[isim]
Soğurma özelliği gösteren madde
-
[isim]
Soğurma özelliği gösteren madde
- BOĞUMSUZ
- ...
- SOĞUKLUK
-
-
[isim]
Soğuk olma durumu, soğuk bir etki yapan şeyin özelliği, bürudet
- "Yatağımın içinde bu takır takır tahtaların soğukluğunu, sertliğini duyar gibi olurdum." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Yemeğin sonunda yenen meyve, hoşaf, komposto vb. şeyler
-
Hamamlarda yıkanılan yerle giyinilen yer arasındaki az ısıtılan yer
- "Öğle namazını hamamın soğukluğunda kıldı." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
Soğuk, sevimsiz ve ilgisiz davranış, ilgisizlik
- "Delikanlı, soğukluğu iliklere işleyen soğuk bir sesle evet efendim, dedi." (Memduh Şevket Esendal)
-
Sevimsiz olma durumu, antipati
-
Kırgınlığa, dargınlığa yol açabilen sevgi azalması
-
Cinsel istek duymama durumu
-
[isim]
Soğuk olma durumu, soğuk bir etki yapan şeyin özelliği, bürudet
- DOĞURUCU
-
-
[sıfat]
Yeni düşünceleri ortaya koyan (kimse), üretken, yaratıcı
- "Ziya Gökalp'ın kuvvetli bir hafızası, doğurucu bir muhayyilesi vardı."
-
[sıfat]
Yeni düşünceleri ortaya koyan (kimse), üretken, yaratıcı
- SOĞUTMAÇ
-
-
[isim]
Soğutucu
-
[isim]
Soğutucu
- ÇOĞULLUK
-
-
[isim]
Çoğul olma durumu
- "Ne de olsa varsan, onlarla birlikte varsın, desteği tekillikten değil çoğulluktan alıyorsun." (Tomris Uyar)
-
[isim]
Çoğul olma durumu
- YOĞURMAK
-
-
[-i]
Katı veya toz durumundaki bir maddeyi herhangi bir sıvı ile karıştırarak hamur durumuna getirmek
-
Bir kişiye istenilen nitelikleri kazandırmak, yeteneklerini geliştirmek
- "Öğretmen çocuğumuzu alsın, yoğursun, adam etsin." (Haldun Taner)
-
[-i]
Katı veya toz durumundaki bir maddeyi herhangi bir sıvı ile karıştırarak hamur durumuna getirmek
- SOĞUTUCU
-
-
[sıfat]
Soğutma özelliği olan, frigorifik
-
[isim]
Buzdolabı
-
[isim]
Bir makine veya yapıda, aşırı ısınmayı önlemek için yer alan düzen, soğutmaç
-
[sıfat]
Soğutma özelliği olan, frigorifik
- SOĞURGAN
-
-
[sıfat]
Emen, soğuran
-
[sıfat]
Emen, soğuran
- BOĞUNÇLU
- ...
- ÇOĞUNLUK
-
-
[isim]
Sayı üstünlüğü, ekseriyet, azınlık karşıtı
- "Kapatılmış bir siyasi partinin mensuplarının üye çoğunluğunu teşkil edeceği bir siyasi parti kurulamaz." (Anayasa)
-
[isim]
Sayı üstünlüğü, ekseriyet, azınlık karşıtı
- SOPSOĞUK
-
-
[sıfat]
Çok soğuk
-
[sıfat]
Çok soğuk
- YOĞURTMA
-
-
[isim]
Yoğurtmak işi veya durumu
-
[isim]
Yoğurtmak işi veya durumu
- YOĞURTLU
-
-
[sıfat]
İçine yoğurt katılmış, içinde yoğurt bulunan
-
[sıfat]
İçine yoğurt katılmış, içinde yoğurt bulunan
- YOĞUNLAÇ
-
-
[isim]
Kondansatör
-
[isim]
Kondansatör
- SOĞUŞMAK
-
-
[nsz]
Toprak su soğurup tavlanmak
-
[nsz]
Toprak su soğurup tavlanmak