İçinde oğa olan 8 harfli 28 kelime var. İçerisinde OĞA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında oğa olan kelimeler listesine ya da Sonu oğa ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A O Ğ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AĞ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DARBOĞAZ
-
-
[isim]
Piyasalarda üretimin, kredilerin, döviz imkânlarının, sürümün, ham madde arzının ve malzeme stoklarının gereksinim düzeyi altına düştüğü sıkıntılı durum
-
Toplumun, çözümlenmesinde güçlüklerle karşılaştığı bunalımlı durum
-
[isim]
Piyasalarda üretimin, kredilerin, döviz imkânlarının, sürümün, ham madde arzının ve malzeme stoklarının gereksinim düzeyi altına düştüğü sıkıntılı durum
- ÇOĞALTIM
-
-
[isim]
Çoğaltma işi
-
Asıl kopya ile aynı özellikleri taşıyan yeni bir kopyayı tek işlemde elde etme
-
[isim]
Çoğaltma işi
- BAĞBOĞAN
-
-
[isim]
Küsküt
-
[isim]
Küsküt
- ÇOĞALMAK
-
-
[nsz]
Azken çok olmak, çok duruma gelmek, artmak
- "Ansızın aşağıda ayak sesleri, uğultular çoğaldı." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[nsz]
Azken çok olmak, çok duruma gelmek, artmak
- BOZDOĞAN
-
-
[isim]
Bir doğan türü (Falco aesalon)
-
Yeniçeriler tarafından kullanılan ve atların eyerlerinde asılı duran altı toplu gürz
-
[isim]
Bir doğan türü (Falco aesalon)
- AYIBOĞAN
-
-
[sıfat]
İri yarı, kaba ve anlayışsız (kimse)
-
[sıfat]
İri yarı, kaba ve anlayışsız (kimse)
- SARDOĞAN
-
-
[isim]
Sarı renkli bir tür doğan
-
[isim]
Sarı renkli bir tür doğan
- BOĞAZSIZ
-
-
[sıfat]
Boğazı olmayan
-
Çok az yemek yiyen, iştahsız (kimse)
- "Zaten pek boğazsız bir kızdı." (Ömer Seyfettin)
-
[sıfat]
Boğazı olmayan
- YOĞALTMA
-
-
[isim]
Yoğaltmak işi
-
[isim]
Yoğaltmak işi
- PİSBOĞAZ
-
-
[sıfat]
Eline geçeni zamansız ve ayırt etmeden yiyen (kimse)
- "Demek ki küçük kız son derece pisboğaz olmasına rağmen bu paraları yemeyip biriktirmiş." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Eline geçeni zamansız ve ayırt etmeden yiyen (kimse)
- GÖKSOĞAN
-
-
[isim]
Taze soğan
-
[isim]
Taze soğan
- BOĞASAMA
-
-
[isim]
Boğasamak işi veya durumu
-
[isim]
Boğasamak işi veya durumu
- DOĞAÇTAN
-
-
[zarf]
Doğaçlama
-
[zarf]
Doğaçlama
- POĞAÇACI
-
-
[isim]
Poğaça yapan veya satan kimse
-
[isim]
Poğaça yapan veya satan kimse
- YOĞALMAK
-
-
[nsz]
Varlığı ortadan kalkmak, yok olmak
-
[nsz]
Varlığı ortadan kalkmak, yok olmak
- ÇOĞALTAN
-
-
[isim]
Çarpan
-
[isim]
Çarpan
- YOĞALTIM
-
-
[isim]
Tüketim
- "Bu ürünün yoğaltımı azdır."
-
[isim]
Tüketim
- DOĞALLIK
-
-
[isim]
Doğal olma durumu, tabiilik
- "Onu kökenindeki doğallıktan uzaklaştıran etkenlerden sıyırmalı." (Haldun Taner)
-
[isim]
Doğal olma durumu, tabiilik
- SIKBOĞAZ
-
-
[isim]
Bir şey yaptırmak için "birini zorlamak, baskı yapmak" anlamlarına gelen sıkboğaz etmek deyiminde geçer
- "Sen bizi sıkboğaz ediyorsun diyorum yani bu işi yarına bıraksak ha..." (Muammer İzgü)
-
[isim]
Bir şey yaptırmak için "birini zorlamak, baskı yapmak" anlamlarına gelen sıkboğaz etmek deyiminde geçer
- BOŞBOĞAZ
-
-
[sıfat]
Saklanması gereken şeyleri söyleyiveren, sır saklayamayan, geveze
- "O kadar boşboğaz çocuk arasında da vakayı bir sır olarak saklamak güçtü." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[isim]
Yerli yersiz konuşan kimse
-
[sıfat]
Saklanması gereken şeyleri söyleyiveren, sır saklayamayan, geveze