İçinde oğ olan 10 harfli 74 kelime var. İçerisinde OĞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında oğ olan kelimeler listesine ya da Sonu oğ ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YOĞALTILMA
-
-
[isim]
Yoğaltılmak işi veya durumu
-
[isim]
Yoğaltılmak işi veya durumu
- DOĞRULTMAÇ
-
-
[isim]
İki yönlü bir dalgalı akımı, bir yönlü doğru akıma çevirmeye yarayan aygıt, redresör
-
[isim]
İki yönlü bir dalgalı akımı, bir yönlü doğru akıma çevirmeye yarayan aygıt, redresör
- SOĞANLAMAK
-
-
[-i]
Soğan katmak
-
[-i]
Soğan katmak
- ÇOĞULCULUK
-
-
[isim]
Çeşitli eğilimlerin, düşüncelerin, yönetimde etkisini kabul eden siyasi yöntem, plüralizm
-
[isim]
Çeşitli eğilimlerin, düşüncelerin, yönetimde etkisini kabul eden siyasi yöntem, plüralizm
- DOĞANHİSAR
- ...
- BOĞAZLAMAK
-
-
[-i]
Hayvan veya insanı boğazından keserek öldürmek
- "Ötmezse o horozu boğazlarız." (Burhan Felek)
-
Gaddarca, kan dökerek öldürmek
- "İki Osmanlı neferi gizlenmişler imiş, biçareleri o dakika boğazlamışlar." (Atilla İlhan)
-
[-i]
Hayvan veya insanı boğazından keserek öldürmek
- BOĞDURULMA
-
-
[isim]
Boğdurulmak işi
- "Sürüldükten sonra bile boğdurulması kolay bir iş olmadı." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[isim]
Boğdurulmak işi
- YOĞUNLUKLU
- ...
- TOPOĞRAFYA
-
Kelime Kökeni : Yunanca
-
[isim]
Bir kara parçasının doğal engebe ve özelliklerini kâğıt üzerinde çizgilerle gösterme işi
-
[isim]
Bir kara parçasının doğal engebe ve özelliklerini kâğıt üzerinde çizgilerle gösterme işi
- FOTOĞRAFÇI
-
-
[isim]
Fotoğraf çeken veya basan kimse
-
Fotoğrafhane
-
[isim]
Fotoğraf çeken veya basan kimse
- SOĞUTULMAK
-
-
[nsz]
Soğutma işine konu olmak
-
[nsz]
Soğutma işine konu olmak
- ÇAKALBOĞAN
-
-
[isim]
Kırlarda rastlanan bir bitki
- "Bağın içini de ayrık otları, çakalboğanlar sarmıştı." (Necati Cumalı)
-
[isim]
Kırlarda rastlanan bir bitki
- BOĞAZKESEN
-
-
[isim]
Bir boğazı savunmak için deniz kıyısında yapılan hisar
-
[isim]
Bir boğazı savunmak için deniz kıyısında yapılan hisar
- ÇOĞULLAMAK
-
-
[-i]
Çoğul duruma getirmek
-
[-i]
Çoğul duruma getirmek
- DOĞALLIKLA
-
-
[zarf]
Doğal olarak, tabii
-
[zarf]
Doğal olarak, tabii
- SOĞRUMSAMA
-
-
[isim]
Yüze soğurma
-
[isim]
Yüze soğurma
- SOĞUKKANLI
-
-
[sıfat]
Olaylara ve gelişmelere sakin, ılımlı ve temkinli yaklaşan (kimse), serinkanlı, itidal sahibi
- "Atatürk, gündelik politika işlerinde, işte böylesine soğukkanlı, telaşsız, hesaplı ve hatta hoş görür bir insandı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
- "Büyük kumandanların harp zamanı soğukkanlı olmasını tavsiye ederler fakat elde değil, diyordu." (Falih Rıfkı Atay)
-
[sıfat]
Olaylara ve gelişmelere sakin, ılımlı ve temkinli yaklaşan (kimse), serinkanlı, itidal sahibi
- YOĞUŞTURMA
- ...
- ÇAKIRDOĞAN
-
-
[isim]
Yırtıcı kuşlardan bir doğan çeşidi, tuğrul (Accipiter gentilis)
-
[isim]
Yırtıcı kuşlardan bir doğan çeşidi, tuğrul (Accipiter gentilis)
- OĞLAKLAMAK
-
-
[nsz]
Keçi, yavrulamak
-
[nsz]
Keçi, yavrulamak