İçinde oz olan 7 harfli 72 kelime var. İçerisinde OZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında oz olan kelimeler listesine ya da Sonu oz ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BOZARIK
-
-
[sıfat]
Bozarmış olan
-
[sıfat]
Bozarmış olan
- DEPOZİT
-
-
[isim]
Güvence akçesi
-
[isim]
Güvence akçesi
- NEOZOİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Üçüncü ve dördüncü zamanla ilgili
-
[sıfat]
Üçüncü ve dördüncü zamanla ilgili
- TOZUMAK
-
-
[nsz]
Toz havalanarak çevreye yayılmak
- "Herif süpürge ile fesini süpürüp de şak şak eline vurdukça un çuvalı gibi tozuyordu." (Ahmet Rasim)
-
[nsz]
Toz havalanarak çevreye yayılmak
- DİNOZOR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Dinozorlar takımından, boyu 20 m kadar olabilen, ilk çağlarda yaşamış, günümüze fosilleri kalmış bir sürüngen
-
Gelişmelere ayak uyduramamış, çağın gerisinde kalmış veya mevcut durumu korumak isteyen kimse
-
[isim]
Dinozorlar takımından, boyu 20 m kadar olabilen, ilk çağlarda yaşamış, günümüze fosilleri kalmış bir sürüngen
- YAKAMOZ
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Denizde balıkların veya küreklerin kımıldanışıyla oluşan parıltı
- "Yakamozlar saçarak her tarafından fenerim / Çifte sandal, yüzüyorduk; o yüzer, ben yüzerim." (Mehmet Akif Ersoy)
-
Biyolojik ışık üretme özelliğine sahip, akıntı ve rüzgârlarla sürüklenen ve bir şeye dokunduğunda ışık veren deniz hayvanı
-
[isim]
Denizde balıkların veya küreklerin kımıldanışıyla oluşan parıltı
- FİLOZOF
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Felsefe ile uğraşan ve felsefenin gelişmesine katkıda bulunan kimse, felsefeci, feylesof
-
Felsefe yapmaya meraklı olan kimse
-
Sakin, kendi hâlinde yaşayan kimse
-
[isim]
Felsefe ile uğraşan ve felsefenin gelişmesine katkıda bulunan kimse, felsefeci, feylesof
- BOZUNTU
-
-
[isim]
Bozulmuş bir şeyin kalan bölümleri, döküntü
- "Bozuntuya vermedim, yürüdüm, yanına gittim." (Ömer Seyfettin)
-
Kendinde bulunması gereken nitelikleri taşımayan kimse veya şey
- "Taklit mal çıkaran fabrikalar, Hollywood bozuntusu şehirler istemeyiz." (Orhan Seyfi Orhon)
-
Şaşkınlığa düşme
-
[isim]
Bozulmuş bir şeyin kalan bölümleri, döküntü
- BOZUŞMA
-
-
[isim]
Bozuşmak işi
-
[isim]
Bozuşmak işi
- HOTOZLU
-
-
[sıfat]
Hotozu olan
-
[sıfat]
Hotozu olan
- PATOZCU
- ...
- KOZASIZ
-
-
[sıfat]
Kozası olmayan
-
[sıfat]
Kozası olmayan
- KOKOROZ
-
-
[isim]
Mısır
-
Sivri uçlu uzun şey
-
Çirkin kimse
-
[isim]
Mısır
- DİYAKOZ
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Hristiyanlıkta papazın yardımcısı olan din adamı
-
[isim]
Hristiyanlıkta papazın yardımcısı olan din adamı
- BOZARIŞ
-
-
[isim]
Bozarma işi veya biçimi
-
[isim]
Bozarma işi veya biçimi
- TOZARMA
-
-
[isim]
Tozarmak işi
-
[isim]
Tozarmak işi
- KAVANOZ
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Plastik, cam vb. maddelerden yapılmış ağzı geniş, çeşitli boylarda kap
- "Gül ağaçlarının dibini akşamdan beyaz kavanozlara koyar, içine yüzüklerimizi, yüksüklerimizi atar, ertesi sabah güneş doğarken mâni söyleyerek tekrar çıkarırdık." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Plastik, cam vb. maddelerden yapılmış ağzı geniş, çeşitli boylarda kap
- EGZOZCU
-
-
[isim]
Taşıtlarda egzoz düzenini yapan veya onaran usta
-
[isim]
Taşıtlarda egzoz düzenini yapan veya onaran usta
- BOZULUŞ
-
-
[isim]
Bozulma işi veya biçimi
-
[isim]
Bozulma işi veya biçimi
- KOROZİF
- ...